Puan vermedi·416 syf.····Okunma: 14 Ağustos 2024 09:53 Şimdi bu kitapta ana karakterimiz Ukde (bundan çokta emin değilim). Ukde babası Necip
Budak, Piraye (soyadını hatırlamıyorum) t*cavüz etmesi yüzünden dünyaya geliyor. Bunun
yüzünden Piraye, Necip Budakla evlenmek zorunda kalıyor. Sonra Ukde doğuyor. Ukde’nin
Annesi sürekli alkol kullandığı için babası ile sürekli kavga ediyorlar. Bir gün Ukde annesiyle
dışarda geziyorlar, Ukde’nin işi çıktığı için annesini eve bırakmak ister, annesi ona “kendisi
gidebileceğini” söyleyip işine gitmesini söylüyor. Ukde işini bitirip eve geldiğinde annesi yine
alkol aldığı için babasıyla kavga ediyorlar. Yukarı çıkıp onların yanında giderken kapının orda
durur annesinin onun t*cavüz sonucu doğduğunu bağırarak söylediğini duyar. Babası onu
kapının yanında gördüğünde “bilerek yapmadım” vs. diyor, o sırada Piraye yani annesi
Necip’I silahla sırtından vurup öldürüyor. Annesi hapse, babası mezara gidiyor.
1 Yıl sonra
Ukde babasının eski arkadaşı ve aynı zamanda yazar olan Eflah Yargı’nın menajeri oluyor
(babası zengin olduğu için o öldükten sonra tüm herşey Ukde’ye kalıyor, bu yüzden para
almadan yapıyor.) Eflah Yargı bu zamanda Firuze ile evlidir. Bir akşam yemeğinde Ukde ve
Taner sarhoş olduğu için araba kazası geçirip kendilerini 1998 yılında buluyorlar. Ukde’nin
amacı 3 ay sonra babasının annesine t*cavüz etmesini engelleyip mutlu bir hayat yaşamaları
tabi bu yüzden de Ukde yok olucak yani hiç doğmamış olacak aynı zamanda Eflah’ın da
Firuze ile evlenmesine gelecekte bu kadının oyunlarından eziyet çekmesini engelleyecek.
Ondan sonra Eflah Yargı’nın evinde Taner bahçıvanlık, Ukde ise Taner’in küçük haline (6
yaşında) dadılık yapacak ama tabii burda da Taner’in eski dadısı ve Firuze’den çekmediği
eziyet kalmayacak. Ukde ve Eflah’ın arasında bişeyler olacak (Eflah ve Ukde arasında bu
yılda sadece 1-2 yaş var).
MİNNOŞ BİR ALINTI
"Dünyaya gözlerimi açtığımda gördüğüm ilk yüz onun yüzüydü. Duyduğum ilk ses onun sesiydi ve göğsünde soluduğum ilk koku onundu. Dünyaya Eflah'ın yüzüyle, sesiyle ve kokusuyla merhaba demiştin. Mutluydum aslında çünkü dünyaya gözlerimi yumarken de gördüğüm son yüz Eflah'ın yüzüydü. Kulaklarımın duyduğu son ses onun sesiydi. Soluduğum ilk ve son koku yine ona aitti.
Eflah Yargı benim için başlangıç ve on gibiydi. Birine Merhaba ve hoşça kal demek gibi buruk bir mutluluğun hüznüydü. Merhaba dediğim de oydu, hoşça kal diyerek veda ettiğim de. Biz onunla yanlış zamanın doğru insanlarıydık. Birbiri için yaratılan ama birlikte olması mümkün olmayan iki biçare ruh. Ait olmadığın bir zamana gelerek öyle bir uğradım hayatına. Belki de artık gitme zamanıydı.
Teşekkür ederim bana yaşattığın tüm mutluluklar için.
Ve özür dilerim sana yaşattığın tüm acılar için.
Hoşça kal."