“At Martin’i de bre Jack, Londra inlesin.”
Jack London’ın yarı otobiyografik çalışması Martin Eden böylesi bir rüyanın romanıdır. Eser, bir yönüyle sosyal, sınıfsal ve düşünsel meseleler ağırlıklı içeriğiyle toplumsal gerçekçiliğe yaslanmışken diğer yönüyle dönüştürücü bir gönül ilişkisinin doğurduğu idealist duygularla romantizme açılır. Vaktiyle bir deniz işçisi olan J. London emek piyasasının acımasız gerçekliği ile romantik bir olasılıklar diyarı olan deniz imgesini Martin Eden’in şahsında ustalıkla bir araya getirir.
Roman, başarılı bir yazar olmayı hayal eden vasıfsız bir denizci olarak Martin Eden’in alışılagelmemiş hikâyesini anlatır. Sıradan bir proleter gencin kendi sınıfsal gerçekliğiyle yüzleşmesine sebep sıra dışı gelişmeler, kahramanımızın çalıştığı feribotta bir holigan çetesine karşı hiç de hoş sonuçlanmayabilecek bir kavganın içinden Arthur adlı bir genci çekip çıkarması ile başlar.
Martin Eden