Bir annenin parçalanmış yüreğinden dökülen kelimeler, karmakarışık dünü bugünü ve geleceği iç içe geçmiş bir zihin, acı, dehşet, korku, panik "yas"... İlk satırlarla yüzüme çarpan ölüm tüm gerçekliğiyle öyle derinden hissettiriyor ki kendini, öyle ben buradayım her andayım diyor ki insanın burnunu sızlatıyor. En çok da kaybedilen kişinin yaşarken bıraktığı izler dokunuyor insana, sanki onunla birlikte tüm bıraktıkları da peşine takılıp gidivermiş gibi... Halbuki gerçek bu değil. İnsan kaybettiğinin arkasından onun yaşanmışlıklarına tutunarak yaşıyor. Bu bazen sevdiği bir şiir oluveriyor, bazen bir yiyecek... Acının içinde kalmak zor, kabullenmek de, onun içinde büyümek de...