Düşündürücü
7/10
·168 syf.··
2024 11. kitabı
Herkese Meehaba,bugün sanatsal temalar içeren bir romanla geldim. Yazarın şairane doğasının derinliklerine dalıp çıkacağımız ve bu derin hislerden biraz olsun uzaklaşmak için onunla yapacağımız seyahatimiz okuyoruz. Bu seyahatte,karşılaşacağı insanları,kocaman doğanın resminde tasvir edilmiş bir figür olarak farz ediyor. Bazı tasvirleri ve aşırı detaylı betimlemeleri beni bunaltsa da, sanatçı olmasından mütevellit sabrettim. Zira bu kadar ağır bir dil ve ağır akan bir başlangıç insanı önyargıya itiyor.Neyse ki işin içine aşk giriyor. İçinde sevgi olan her şey ayrı bir güzelleşiyor mu ne? Ehh,iştee… Konusundan bahsedecek olursam; Baş karakterimizin,duygularından bir nebzede olsa kaçabileceğini düşündüğü bu seyahatte,konaklamış olduğu kaplıcada bir kız ile karşılaşır ve bu kızdaki gizemi çözmeye çalıştıkça ona aşık olur. Kız kaplıca sahibinin kızı olduğu detayını vermeyi unutmamalıyım,evet. Bana kalırsa çokta vaaaoov olmadım. Yani beni çok etkilemedi kitap.Bir kere çok mistik gelmedi bana ve geleneksel bir ton terim var. Dipnot severim ama,telaffuzu zor olanlardan faydalanamıyorum. Sizi bilmem ama,benim biraz b12 eksikliğim var da. Sanatçı olmakta ne zor,her şeye aşırı anlam yüklüyorsun filan.Adam,resmen youkan tatlısını sanat eseri gibi anlattı ya..Bir de bir bölümde “Alacakaranlık” sahnesi gördüm gibi oldum. Kız odada beliriyor,aniden yok oluyor filan. Ben daha heyecanlı,daha tutkulu,daha tempolu bir beklenti içerisindeyken,bu aheste akış beni eserden bir parça uzaklaştırdı. Aslında,sanatla haşır neşir olan kişiler için biçilmiş kaftan bu eser. Karaktetimizin çıktığı bu yolculuğunda,bir eser ile çözülme yaşamayı amaçlıyor içten içe. Yoksa,bir eksik tamamlanınca bu kadar sevinmenin başka bir anlamı yok. Varsa,kesin o bir sanat aşığıdır.Ben meraklısıyım ama aşığı değilim.
Üç Köşeli DünyaNatsume Soseki · İthaki Yayınları · 20221,938 okunma
·
205 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.