Beni çok düşündüren bir kitap okudum. Eğer yeniçeriler hakkında bir kitap okumak isterseniz önce bu kitabı okuyun DİYEMEM! Yazarla düşüncelerimin örtüşmediği noktalar çok fazla. Kısmen katıldığım yerler de var tabi. Ayrıca kitapta Yeniçerilerin dünyadaki ilk askeri sistem olduğu söylenmiş, bu doğru değil. İlk askeri teşkilat Mete Han’ın onlu teşkilatıdır. Türk islam devletlerindeki ilk ordu teşkilatı da diyemeyiz. Çünkü Osmanlı Ordu sistemi de, Selçuklu Ordu sistemine dayanır. İkta sisteminin, Tımar sistemine dönüşmesi ya da Gulam Askerlerinin, Kapıkulu askerleri olarak küçük değişikliklerle devam etmesi gibi… Katılmadığım bir diğer nokta Osmanlı’nın son dönemdeki tüm yenilikçi padişahları beceriksizlik ve keyfilikle suçlanmış. Ben asla böyle düşünmüyorum. Özellikle 3. Selim devlet teşkilatında sıkıntılı olan, eskiyen pek çok kurumu yenilemiştir. Modern dünyaya ayak uydurmaya çalışan reformist padişah pek çok konuda tepki çekeceğini bildiği halde yenilik yapmıştır. Kitapta kendisinin acımasızca eleştirildiğini gördüm.
Yine Fatih Sultan Mehmet Döneminden itibaren yeniçerilerin asla kontrol edilemediği, faydadan çok zarar getirdiği söylenmiş. Hatta 2. Mahmut yeniçeri ordusunu kaldırmasına rağmen o talancı ve şiddet eğilimli ruhun her fırsatta hortlayıp yeni bir olaylar zinciri yarattığını ifade etmiş. Öyleki yazar, 1960 askeri darbesini bile bir yeniçeri hortlaması olarak kabul etmiş. Bu konuda yorumu size bırakıyorum. Bunlara rağmen Genç Osman’ın katledilmesi, Çınar Vakası, Kabakçı Mustafa isyanı gibi olaylar detay verilerek çok güzel resmedilmiş. Sonuç olarak eğer konu ile ilgili bilginiz yoksa yazarın kişisel fikirlerini tarihsel bilgi olarak kabul edebilirsiniz. Farklı bakış açıları taşıyan kitapları objektif kaynaklardan bilgi birikimimizi artırdıktan sonra tercih etmeliyiz diye
düşünüyorum.