Puan vermedi·142 syf.····Okunma: 13 Ağustos 2024 21:31 》Benim adım Müzeyyen. Süslenmiş, güzelliklerle bezenmiş, demek. Ben güzelliklerle bezeliyim. Süslenmiş bir hayat benimki. Müzeyyen’im ben.
Annesinin kuzusu. Babaannesinin biriciği. Babasının... Sahi ben babamın neyiydim?
》Ailesi tarafından hanım hanımcık yetiştirilmiş, onları hiç üzmeyen, evde de okulda da örnek bir kız Müzeyyen. Ancak annesini kaybettikten sonra içindeki cam kırıklarından kurtulamıyor, babasına ve kız kardeşine olan öfkesini bir türlü yenemiyor. Ve artık bambaşka birine dönüşüyor. İşte kitapta Müzeyyen'in hayatını okuyoruz.
》Çocukluğu, gençliği ve kadınlığı... Hayatına dair ne varsa onunla birlikte biz de yaşıyoruz.
Mutsuzluğu kendine yaşam tarzı olarak seçmiş, kötü olmaya çalışan ve sürekli iç sesi ile kavga eden Müzeyyen'in iç hesaplaşmasına, ailesine karşı içinde verdiği savaşa ve yalnızlığına ortak oluyoruz.
》Aile yaşamının gizli şiddetine başkaldırıyor Müzeyyen. Kardeşinin doğumuyla kendi varlığının silinmeye başladığını hissediyor. Annesinin mutsuzluğunun ve ölümünün sorumlusu olarak babası ve kardeşini görüyor. Onlardan olabildiğince kopuk yaşıyor.
》Ama en sonunda yıllardır kaçtığı baba ve kardeş karşılaşmasının içinde buluyor kendini. O anda görüyoruz ki, aile birbirinden ne kadar uzak da olsa, zor bir durumda bir araya gelmek kaçınılmaz oluyor. Ve özellikle kardeşler hep kardeş kalıyor...
》Kardeşiyle yaptığı rakı sohbeti ve babasıyla olan son konuşması kitabın en vurucu kısımlarıydı bence.
》Aile olmak... Yalnızca aynı soyadını taşıyıp, aynı çatı altında yaşamak anlamına mı gelir sadece? Birbirini gerçekten sevmeyen iki insanın evlenmesiyle oluşan birlik bir aile değil yalnızca kayıp ruhlar olur. Bu birliği çocuklar kurtaramaz. Aksine çocuklar da ziyan olur.
》Maalesef evlilik toplumumuzda bir başarı olarak görüldüğü için insanlar bazı şeyleri görmezden geliyor. Ancak birini bulmak değil, birbirini bulmak üzerine yapılan evlilikler ve bunun üzerine kurulan aileler mutlu bir hayatı sağlıyor. Yoksa geride yalnızca enkaz halinde, sevilmemiş, hayatı boyunca kendini bir yere ait hissedememiş, mutsuz çocuklar kalıyor.
》Güzel insanlara denk gelip, çiçek gibi bir aile içinde yaşamak dileğiyle...