Puan vermedi·345 syf.··
2024 104. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 13:57
"Hayat nasıl gidiyor?" "Yaşayan birine sor." diye başlıyor. Kitabın girişiyle içine hapsolup, soruyorsunuz da. Kendi kendime nasıl da yakalamış okurunu dedim. En azından ben yakalanmış hissettim kendimi. Sahi yaşıyor muyum? "Yapabildiğim tek spor bu: Çay karıştırmak." Şu aralar benim de öyle:) Halbuki yazarımız, oluşturmuş olduğu Ruhi Mücerret için bunu yazmayı uygun bulmuş. 100 yaşında olan birinin yapabileceği tek sporun benimkiyle olan benzerliği bir üzdü :) "100 yaş bunalımı nedir bilir misiniz?" Belki bu yaşta değilim, ama olmasam daha iyiyi dedirtti yazarımız :) O bunalımlar, evinde çok yaşlanmış büyüğü olanlar için de öyledir ya, bir yerden sonra artık, " Çok yaşadın, ölsen mi " gibi tavırlar başlar. Çocuğu, torunu da ölmüşse, "Sen neden ölmedin ve hala yaşıyorsun sanki" söylenmese bile, hissettirilir. Yine de yapmayın öyle siz. Dinleyin sabırla büyüklerimiz baş tacı. Ne kadar asabi, hoşnutsuz ve memnuniyetsiz de olsalar. Dile kolay 100 yaş ve bu yaşa sığdırılmış bir sürü anı da var. 1919 yıllarına götürüyor burda yazarımız. Antep'e gelen Ingilizler ve sonrasında Fransızlar burda görüp yaşadıklarıyla karakter üzerinden tarihe güzel bir yolculuk ve hatırlatma. Sonra 1. Dünya Savaşı'na göndermeler. İstiklal Harbi gazisi olarak devam ediyor. Savaştan sonra Mersin'e gidiyor. Onlarca savaş görmüş, ölenler olmuş yanında ama o yaşamış, karısını kaybetmiş (Naciye), oğlunu (Recep), kızını (Cevriye). "Mezarlıklara dolu gidip boş dönmekten yıldım.." diyerek adeta sitem ediyor hayata. Babası annesini kumarda kazanmış! "Tesadüf, talih ve bahtsızlık... hepsi kaderin şubeleridir. " bazen zaten öyledir. Nadiren gayret edenler tersine çevirir akıntının yönünü. 15 yaşında evlendiriliyor, sonra savaşa gidiyor yaralanıp tekrar eve dönüyor o sırada babası ölünce işler karışıyor, üvey kardeşleri mal talep edince yol görünüyor Ruhi Mücerret e ve İstanbul'a gidiyor. Her işi yapıyor ediyor ama koca şehir kolay da değil. Yolu Zülfikar Bey ile rastlaşıyor. Devlet Demiryollarında işe giriyor. Bana nedense iyiliklerin bile maskesi var gibi geliyor artık. Burda da öyle olmuş gibi. Burda Zülfikar beyden duyduğu isim aklına yer ediniyor Ruhi'nin. Masum Cici... Ve sonra hayatına giren Civan ile birlikte asıl ana olaya giriş başlıyor. Civan'ın yaşadıkları, depremde kaybettiğini sandığı hem aşkı hem de ömrünü birlestirecegi kişiyle olan tüm maceraları, eklenenler Sibel, sonra yeğeni Okan. Civan'ın tüm bu kayıplara vermiş olduğu tepkiler. Sonraki sayfaları merak etme nedeniniz olacak. Güzel bir kitaptı. Herseyden vardı. Bir ömre sığdırılmış anılar var. İyisi ve kötüsüyle bir yerde bitsin diye umuyorsun, ama o sonu beklemekten de vazgeçmiyorsun! Ütopik durumlar da vardı. Güzel bir ütopya ama.. Başarılı tespitleri var, güldürürken düşündüren. İyiki okudum. Son olarak;" 100 sene nasıl mı geçti? Size şu kadarını söyleyeyim, 1 saniye ile 1 asır arasındaki fark abartılıyor. Ve... mazide kalan her şey kısa sürmüş demektir.
Ruhi MücerretMurat Menteş · Alfa Yayınları · 202018,3bin okunma
·
591 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.