Puan vermedi·479 syf.····Okunma: 10 Ağustos 2024 23:01 "Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni
okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum..."
Albayım, etkisinden çıkamıyorum. O kadar sarsıcıydı ki nasıl anlatsam bilemiyorum. Okudukça yalnızlaştım. Söylenenlerden dolayı korkuyordum lakin gerçekten ağır olmasına karşın kitaba bıraktım kendimi. Oğuz Atay'ın kalemine hayran kaldım. Büyüksün üstad...
Okuduğunuzdan zevk almıyosunuz, kitap sizi derin düşüncelere sevk ediyor. Hikmet adlı karakterimizin kendisiyle savaşımına, yorgun ve yılgın ruhuna şahitlik ediyorsunuz. Aslını bulamayan, kafasında kurduğu kurgularla hayatını sürdüren bir karakterdir. Tabii her an yanı başında olan albayımız vardır bir de. Bu kurgulara albay bolca eşlik edecektir. Bu ikili arasında geçen alıntılar o kadar güzel ki üşenmeden hepsini 1K hesabıma ekledim. Hepsi de ders verici nitelikte. Hikmet karakterine tekrar dönecek olursak içsel bunalımlarıyla birlikte aşk sancısı da çekmektedir. Eşi Sevgi ile sevgisiz; sevgilisi Bilge ile de bilgisizdir. Parça parça olan bir benlik içinde kendisini sonsuzluğa bırakır. Batıya karşı da tepkilidir Atay. Kitapta çokça karşılaşacaksınız. Türk aydınının köklü köksüzlüğünden yakınır. Her şeyden önce kendilerini aşmayı becerememelerine değinir. Oğuz Atay'ın vermek istediği mesaj çok anlamlı, kişinin kendisiyle savaşmasını ve kendisini yenmesi önermektedir. İnsanın değişmesini dünyanın değişmesinden daha önemli gören bir yazardır. O yüzden bireysel konuları daha çok esas alır. Yazacak o kadar çok şey var ki ama ben gerisini sevgili okurun takdirine bıramak istiyorum. Tutunamayanları da gururla okuma listeme ekliyorum.
Kitapla kalınız..
"Yaşayan ölüleri oynuyoruz."