10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2024 01:08
Beni derinden etkileyen diğer bir kitap ise Martin Eden olmuştu. Bendeki “Martin Eden’i”kendimce anlatmak isterim. Bu kitabı nasıl tanımlarsam tanımlayayım hep bir eksiklik olacak gibi, her duygusu dolu dolu, okuyan kişinin kendini hem tamamlanmış gördüğü hem de eksik kalmış hissetmesi gibi. İki zıt kavramın bütünlüğünü gördüm, görmekten ziyade hissettim. Kitabın her köşesinde sanki bir ayna vardı duygu düşüncelerimi yansıtan... Ana karakterimiz sevdiği kadın için hiç bilmediği bir dünyaya başlangıçta kendini geliştirmeye çalışarak, yazarak onun sevgisini kazanmayı hedefler bu bir süre sonra onda yazma tutkusuna dönüşür. Aralarda anlam veremediği olaylarla karşılaşır. Benim dikkatimi "şöhret olmadan önce açtım bana yemek vermediniz şimdi aynı Martin Eden'im neden şöhret olduktan sonra yemek veriyorsunuz" tarzı bir cümle vardı tam böyle olmayabilir ama böyle bir anlam çıkıyordu. Evet haklıydı aynı kişiydi. Sadece dünyası değişmişti... Anlamak herkesin becerebildiği herkes için olması gereken bir ifade değil bence. Martin, anlamanın herkese yapılmaması gerektiğini bilmiyordu. Herkes anlaşılmayı, anlamaya çalışılan olan biri olmamalı bence. Çünkü “anlaşılmak'’ herkesleşen kişiler için bir ödül olur. Toparlayacak olursam eğer, bu cümleleri okurken kendimi çok çaresiz hissetmiştim, neyse sonunda şöhrete ve servete kavuşmuş ama artık ne o olmak istediği burjuvaya ne de içinden çıkıp geldiği sınıfa ait hisseder kendisini. Kendini hiçbir zaman ait olamadığı bir dünyada bulur. Son sayfasını çevirdiğimde böyle bir sonun olmadığına ikna etmeye çalıştım kendimi. Kendimi bazı yönleriyle bulduğum bu karakterde böyle bir sonu istemedim bunu değiştirmek istedim. Hem kızdığım, hem aşık olduğum, hem üzüldüğüm, hem çaresiz hissettiğim ama her şeyi dolu dolu hissettiğim bir kitap oldu benim içinn... Ah Martin… Jack London
1000Kitap
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2019135bin okunma
·
79 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.