·426 syf.····Okunma: 19 Ağustos 2024 13:43 ...
"... Oysa bu güç ve kuvvet , Türkiye'de ve Türkiye halkında olan gelişme cevherine , zehirli ve yakıcı bir sıvı katmıştır . Bunun etkisi altında kalarak , milletin , en çok da yöneticilerin zihinleri tamamen bozulmuştur . Artık durumu düzeltmek , hayat bulmak , insan olmak için , mutlaka Avrupa'dan nasihat almak , bütün işleri Avrupa'nın emellerine uygun yürütmek , bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakım zihniyetler ortaya çıktı . Oysa hangi istiklâl vardır ki yabancıların nasihatlariyla , yabancıların planlarıyla yükselebilsin ? Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir ; tarihte böyle bir olay yaratmaya kalkışanlar , zehirli sonuçlarla karşılaşmışlardır . İşte Türkiye de , bu yanlış zihniyetle sakat olan bazı yöneticiler yüzünden , her saat , her gün , her yüzyıl , biraz daha çok gerilemiş , daha çok düşmüştür . Bu düşüş , bu alçalış , yalnız maddi şeylerde olsaydı , hiçbir önemi yoktu . Ne yazık ki Türkiye ve Türk halkı , ahlâk bakımından da düşüyor . Durum incelenirse görülür ki , Türkiye Doğu ' maneviyatı'yla sona eren bir yol üzerinde bulunuyordu . Doğu'yla Batı'nın birleştiği yerde bulunduğumuz , Batı'ya yaklaştığımızı zannettiğimiz takdirde , asıl mayamız olan Doğu ' maneviyatı'ndan tamamiyle soyutlanıyoruz . Hiç şüphesizdir ki , bu büyük memleketi , bu milleti , çöküntü ve yok olma çıkmazına itmekten başka bir sonuç beklenemez ( bundan ) . " ... Bu düşüşün çıkış noktası korkuyla , aczle başlamıştır . Türkiye'nin , Türk halkının nasılsa başına geçmiş olan birtakım insanlar , galip düşmanlar karşısında , susmaya mahkûmmuş gibi , Türkiye'yi âtıl ve çekingen bir halde tutuyorlardı . Memleketin ve milletin çıkarlarının gerektirdiğini yapmakta korkak ve mütereddit idiler . Türkiye'de fikir adamları , âdeta kendi kendilerine hakaret ediyorlardı . Diyorlardı ki ' Biz adam değiliz ve olamayız . Kendi kendimize adam olmamıza ihtimal yoktur . ' Bizim canımızı , tarihimizi , varlığımızı , bize düşman olan , düşman olduğundan hiç şüphe edilmeyen Avrupalılara , kayıtsız şartsız bırakmak istiyorlardı . ' Onlar bizi idare etsin ' diyorlardı . "
Mustafa Kemal 6 Mart 1922
Malesef ki Mustafa Kemal' in dehası, azmi ve ilerigörüşlülüğü ve nerdeyse her konuşmasında yinelediği" bilhassa ekonomik bağımsızlık" ısrarına rağmen, memleket, Gazi'nin ölümünün hemen ardından, üstelik İnönü gibi bir milli mücadele kahramanının eliyle adım adım ABD ve Avrupa'nın ekonomik bizans oyunlarına teslim edilme sürecine girmiştir hızlıca.
Bugün 'Kemalist' likle, "Atatürkçülük" ün hayli uzun sürmüş bir İnönü döneminde nasıl çarpıştırıldığını, bambaşka kalıplara girdiğini ve bugün Atatürkçülük sanılan çoğu tavır ve kavrayışın aslında bilinçli veya bilinçsiz nasıl içinin acı bir şekilde boşaltıldığını çıplak gözle görmek istiyorsanız Attila İlhan'ın yine dehasını gözler önüne serdiği "Hangi Atatürk" ünü mutlaka okuyun.
Fakat yine de işte bu ahval ve şerait içinde yetişen Attila İlhan gibi aydınların, bu ülkenin geleceğinden hiç bir koşul ve şart altında asla umut kesilmeyeceğini kanıtlayan varlığıyla da gurur duyun.