·400 syf.····Okunma: 20 Ağustos 2024 00:00 Bi yazarın ilk yazdığı kitabın güzel olması.
Ve powerlessten sonra bu daha da imkansız gelmişti gözüme. Ta ki bu kitabı okuyana kadar. Koskoca kitap hakkında sadece bi tane olumsuz düşüncem var inanabiliyo musunuz? Ben hala etkisinden çıkamadım da bunun.
Bi kere en başta, kurulan evren o kadar hoş ki geçmişinden geleceğine çok içine çekti beni. 500 yıl öncesinin novellasını yazsa keşke yazar hatta. Kâbusun çıtırlığını okumaya hiç hayır demezdim şahsen.
İkinci olarak karakterler. Özele inmeden önce genel olarak karakter yapısından bahsetmek istiyorum. Kişilikleri çok oturmuş ve motivasyonları düzgün işlenmiş karakterlerdi hepsi bence. Bi karakter şöyle davrandı ama niye yaptı? diye bi düşünce oluşmuyo aklınızda asla. Çünkü ciddi mânâda neden yaptığını anlayabiliyosunuz. Bu belki basit bi özellik gibi gelebilir ama her şeyin belirsiz olmasındansa yer yer hafif ipuçları verilerek gidişatın nasıl olacağının belirtilerinin gösterilmesi benim hoşuma gitti. Yani kitapta öyle aşırı şaşırılacak bi plot twist yok çünkü yazar alt yapıyı iyi hazırlamış, olaylar olmadan bi şeyleri çözebildiğiniz için daha zevkli oluyo okumak.
Özel olarak karakterler hakkındaki görüşlerime gelecek olursak ilk başta elspeth geliyo tabiki. O kadar normal bi karakter ki, tepkileri olsun genel davranışları ga da normal hayatta utandığı şeyler olsun, onun gibi birini görmek çok iyi geldi. Özellikle tayt giyme konusundaki tereddütünde kâbusun dalga geçmesine bayıldım.
Üstüne üstlük bu kız 11 yıl boyunca zihninde bi varlıkla yaşamış ve hala akıl sağlığı bu derecede yani.
Yozlaşmanın onu nasıl etkileyeceğini anladığından itibaren kendi sonunu o da gördü bende hissettim ve bi şey diyeyim mi, eğer kitap bu şekilde bitseydi itirazım olmazdı. Çok yıkıcı ve yerinde bi sezon finali/final olmuş çok sevdim. Karakterin yıkımı ve duyguları da gayet geçti bana. Sonuç olarak elspeth en sevdiğim fller arasına girdi kesinlikle.
Ravyne ne diyeceğimi bilmiyorum çünkü hayatımda ilk defa bu kadar düzgün bi erkek karakter seviyorum. Genelde sevdiklerimin hepsi biraz kafadan sorunlu olurdu. Bu tür karakterleri de sıkıcı bulurdum. Ama ravyn var ya ravyn.. Hayatımda eksik olan tek şeymiş. Kızın onu duymadığını sandığı anda bile söyledikleri o kadar güzel kii. Kendime duymadığım güveni bu adama duyuyorum resmen. Daha ne diyebileceğimi bilmiyorum, ben de şaşkınım.
Elm. İoneye aşık olduğu için çok sinirliyim (daha hiç sahneleri olmadı bile) hiç sormayın. İone gibi biri için renelm gibi bi karakter yazıldığına inanamıyorum. Resmen hakaret. Her neyse bunun dşında renelm de diğer karakterlee gibi gerçekçi bi karakter. Her zaman gördüğümüz eğlenceli ama sadece eğlenceli, hani tek amacı o olan karakterler gibi değil de, kendi düşünceleri, şüpheleri, sadakati ve ikomikliği olan bi karakter. Ravynin yüce gönüllülüğüne bakmayıp elspeth hakkında kendi şüphelerini dile getirdiği için çok mutluyum. Bunu yaparken ne kızı rencide etti ne de susup sindi. Gerçekten karakteri olan karakterlere bayılıyorum, o yüzden renelm 10/10
Kâbusa gelecek olursak, backstorysini tam anlamıyla öğrenemedik ama öğrendiğimiz kadarıyla kendisi adam gibi adam (ya da yaratık) arkadaşlar. Siz hiö etik algısı ve söz tutma yetisi olan 500 yaşında bi varlık gördünüz mü? Mesela ben şuanki bakış açımla bu kadar mantıklı tavsiyeler veremezdim. Elspethin zihninde yaşayıp ara sıra onu sinir etse de kızın kendi babasından daha çok baba figürü benim için bu kitapta. Elspethle çok küçükken tanıştıkları için kızın kişiliğinin gelişiminde çok büyük katkısı var kesinlikle. Ve de artı olarak kızın fiziksel becerileri yetersizken bunu o her çağırdığında yardıma gelip telafi etmesi de çok hoşuma gitti. Keşke 500 yıl önceki hikayesi de mutlu sona ulaşsaydı ama yapacak bi şey yok, önümüzdeki maçlara bakıcaz artık.
Diğer karakterler hakkında çok kısa fikir belirticem, teyze(çok tatlısın seni çok sevdim), ione (umarım sadece malsındır da gizli planın falan yoktur, seni gerçekten hiç sevmek istemiyorum ya), hauth (tam bi piç kurusu, başka şekilde açıklayamam), enişte(allaha havale ediyorum, elime geçerse çok fena olacak) ikiz üvey kız kardeşler ve üvey anne(naparlarsa yapsınlar umrumda değil şahsen), kral(kabus içinden geçicek inşallah, bekliyoruz), jespyr(genelde okuduğum türden bi kız karakter, onu da sevdim), emory(DAHA TAM TADINI ÇIKARAMADIK BU YÜCE KİŞİLİĞİN, ÖLÜRSE AĞIR SIKINTI ÇIKARIRIM), orithe denen herife en güzel cevabı yine kabus verdi zaten ve evet sanırım bu kadar bahsetmek istediğim karakterler. Bunlar dışında çok nefret ettiğim ya da çok sevdiğim karakter yok. Hepsini orta derece sevdim diyebilirim.
Kitapta smut namına 2-3 sayfa bi şey var ama ne detay var ne de mide bulandırıcı şekilde yazım tarzı. Rachel abladan örnek alması gereken çok yazar var bence.
Son olarak sevmediğim o tek noktaya gelmek istiyorum, abla allah aşkına görünmez bi ip dudaklarının kenarını yukarı çekti ne ya wisömfmcmcödçf
Hayır yani bi kere olsa tamam da kitabın ilk yarısında 5-6 kere geçince çok sinirlerimi bozdu özür dilerim. Neyse son yarıda başka sırıtma taktikleri bulmuş da kurtuldum şu betimlemeden (•ᴗ•)
Belki küçük hataları daha olabilir kitabın ama okurken bu kadar saran ve worldbuildingi bu ladar iyi olan günümüz de çok az fantastik bulunur o yüzden okuduğum diğer kitaplara verdiğim puanı da göz önüne alarak bu kitabın 10 puan olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.