Etkisinden uzun süre çıkamadığım romanlardan biridir.
İnsanın dışarıya yansımayan muhatabına söylenemeyen ne kadar çok diyaloğu var içinde . Ve insan yarasına ne kadar sadık bir varlık!
Öğrendiği çaresizliğin dışına çıkmakta ne kadar da aciz!
Yıllar sonra doğup büyüdüğü köye geri dönen kerki ferli bir mühendisin bir anda geçmişin dehlizlerinde nasıl kaybolup gittiğine hayretler içinde şahit oluyoruz .
Çocukluğundan yadigâr kalan bir travmanın gün yüzüne çıkmasına rağmen bir türlü kelimelere dökülemeyişi insanın içini burkuyor .
Bir roman olduğu kadar felsefik bir diyalektiği de içermesi romana ayrıca değer katıyor.