80 yaşında ,huysuz , geçimsiz ve çok zengin bir ihtiyar olan Jonathan Haven, ailesine ve yakınlarına küçük bir oyun oynamak için vasiyetnamesini hazırlıyor ve onları vasiyetini açıklamak üzere evine davet ediyor .
Babalarını hiç sevmeseler de çocukları ve onların eşleri bu davete mecburen katılıyorlar çünkü hepsi babalarının onlara neler bıraktığını merak ediyorlar . Okunan vasiyetname sonucunda ise herkes şaşkın, öfkeli ve kızgındır .
Jonathan Haven ise her zamanki vurdumduymaz tavırları ve bencilliği ile onlarla dalga geçmiş bu da yetmezmiş gibi hakaret etmiştir.
Vasiyetname açıklandıktan sonra noterden onaylanması için avukata teslim ediliyor ve o gece Jonathan Haven öldürülüyor .
Sabah ofisinden vasiyetnamenin çalındığını fark eden avukat , Scotland Yard'a gidip hırsızlık ihbarında bulunurken , Jonathan Haven'ın malikânesinde öldürüldüğü ihbarını evin uşağı Josef Smith'in telefonu ile öğreniyorlar .
Scotland Yard komiserlerinden Beck Davis ve yardımcısı önce malikâneye sonra da avukat Oliver James'in ofisine gidiyorlar ve hiç beklenmedik olaylar ile karşılaşıyorlar .
. Jonathan Haven'ın öldürüldüğü hançer ve ona ait bir miktar kan çıkan avukatı cinayetin baş şüphelisi yapsa da hançerin üzerinde parmak izi çıkmaması avukatı kurtarmıştır .
Cinayet şüphesinden kurtulan Oliver James o gece bürosunda ölümden kurtulamıyor ama .
Komiser Beck Davis'in yaptığı araştırma sonucunda evin uşağı Josef Smith'in yatağının altında avukatın ölümünde kullanılan cinayet aletini buluyor ve uşak Josef Smith cinayetleri işlediğini itiraf ediyor .
Yani katil ; UŞAK :-)
Diyeceğimi sanıyorsunuz değil mi :-) Ama değil katil UŞAK değil .
Ters köşe yapan sonu ile şahane bir polisiye okudum .
Agatha Cristie tadında sürükleyici, keyifle okuyacağınız bir kitap Mezarını Kazmış Cesetler.
Ha bu arada kitabın isminin sırrı da bu ters köşe SON da :-)
Gülden Topal