İsmi ve kapak tasarımıyla dikkatimi hemen çeken eserlerden biriydi.
Kelime olarak mahremiyetin toplumda sağcı bir anlam ifade ettiğini göz önünde bulundurursak; kitabın anlatımı bir noktada bunu karşılıyor. Ancak yazarımız çoğunlukla kişisel mahremiyetin hükümetler, anayasalar, yüksek mevki kuruluşlar nezdindeki noktalarına değiniyor. Daha önce internet ve yayılan gösteri merkezli kanalların karşısında kişisel mahremiyeti korumak veya çocuklarımızın mahremiyet algısını oluşturmak üzerine okumuştum ancak bu kitabın içeriği öncesinde de söylediğim gibi daha çok yöneticiler noktasına değiniyor.
Bir diğer nokta ise Norveç merkezli anlatım olması. Zannım odur ki ülkesi için öngörüleri dikkate alınabilecek bir metin yazmış.
Şahsi sürecimi de dahil ederken uzun bir süre boyunca okumak zorunda kaldım. İşlerim sebebiyle ilerletemedim. Akıp giden bir metin de olmaması sebebiyle son başlıklarda yorulmuştum. Konuya bağımı da kaybetmiştim. Buna rağmen başlıklandırmalar ve öneri kitaplar hususunda zengin bir içerikti.
Tabii spesifik olarak okuma yapmak isteyenlerin tercih edeceği bir kitap olduğundan öneri diye sunmuyorum.