Rahmi Apak, II. Abdülhamid Dönemi'nde, Balkan ve İstiklal Savaşı'nda görev yapan bir subaydır. Yetmişlik Bir Subayın Anıları adlı kitabında şöyle diyordu:
"1905 yılında Balkanlar'da siyasi gerginliğin artması ve Bulgar komitacılarının da işi azıtmaları üzerine, Harp Okulu'nun bizim önümüzdeki son sınıfının acele sınavları yapılarak, öğrenciler üç ay önce subay yapılmıştı... Bu yeni subaylar, zorla camiye gitmeyi ve zorla namaz kılmayı kabul etmediklerinden, biri tarafından padişaha ayaklanma diye jurnal edilmişti. Okullar Bakanı ve Tophane Mareşali ünlü Zeki Paşa koşarak okula geldi. Kısa bir sorgulamadan sonra subay olmuş üç öğrenciyi, üç bin arkadaşının önünde, kendi eliyle üniformalarını söküp subaylıktan atıldıklarını söyleyerek şöyle devam etti: 'Efendiler , siz hepiniz adi ve fakir ailelerin evlatlarısınız. Padişahımız Efendimizin ekmeğini yiyerek burada okudunuz, subay oldunuz. Buna şükretmeyerek üstlerinize itaatsizlik etmişsiniz. Bunu padişahımız haber almış. Beni gönderdi ve size şu sözleri söylememi irade buyurdu. Efendimizin size hiç ihtiyacı yoktur. Sizin gibi binlercesini, vapurlara doldurarak denizin dibine dökebilir. Efendimize ancak sadık kullar gerekir, bunu böyle bilesiniz. Padişahım çok yaşa' dedi, döndü, gitti. İşte despotluğun mareşali, kendi zorba efendisinden (Sultan II. Abdülhamid) aldığı emri böyle yerine getirdi."