Puan vermedi·176 syf.····Okunma: 20 Ağustos 2024 21:13 "Düşündükleriniz değil, yaptıklarınız önemseniyor. O yüzden de gerçekte bir fikirden öte değilim."
Daha önceden Necib Mahfuz'un başka bir romanıyla gelmiştim. Bu seçimimden diğerinden daha çok keyif aldığımı baştan belirtmek istiyorum. Mısır'ın sosyal yapısını, insanların psikolojik durumlarını romanlarında gözler önüne sermektedir. İnsanların devrimle ve özellikle toprak reformuyla değişen yaşantılarını görebiliyoruz. Miramar, farklı ekonomik ve politik görüşlere sahip bir grup insanın yaşamları ve ilişkileri üzerinden 1960'lı yılların Mısır'ını çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Her biri farklı sebepler yüzünden sürgün hayatına mahkûm altı karakter, İskenderiye'de, eski görkemini yitirmiş Miramar Pansiyon'da bir araya gelirler. Miramar adlı pansiyona, halkın aynası sayılabilecek yüzleri yerleştiren yazar bir aşk ve mini bir polisiyelik olay görüntüsüyle aslında Mısır halkının politik ekonomik ve psikolojik renklerini, hem halkının hem dünya okurunun seyrine sunuyor. Anlatıcıların ayrı karakterlerde ele alınması ayrıca hoşuma gitti. Kitapta iki kadın karakterden biri pansiyonun sahibi Atinalı bir kadın. Bu kadın tam bir sığınılacak liman. Diğeri ise Mısır'ı temsil eden Fellah vurgusu sıkça yapılan güzel dirayetli onurlu ancak eğitimsiz bir kadın olan Zühre'dır. Zühre tüm erkeklerin odağıdır, her erkek kendi kişiliği çerçevesinde Zühre'yle diyalog kurar. Bu iletişimler derinlerde çok mühim tespitlere vurgu yapar. Çünkü Zühre kendi devrimini gerçekleştirmek için mücadele verir. Bu süreç yer yer umutlu, heyecanlı çokça hayal kırıklığıdır ve belki devrimin sembolü Zühre'dir.
Keyifli okumalar.