Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
Kasım 2010
Yayınevi:
Turkuvaz Kitap
ISBN:
9786055596828
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·176 syf.··
2024 44. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2024 21:13
"Düşündükleriniz değil, yaptıklarınız önemseniyor. O yüzden de gerçekte bir fikirden öte değilim." Daha önceden Necib Mahfuz'un başka bir romanıyla gelmiştim. Bu seçimimden diğerinden
MiramarNecib Mahfuz · Turkuvaz Kitap · 2010827 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2020 12:18
Necib Mahfuz, romanlarında Mısır’ın sosyal yapısını ve insanların psikolojik durumlarını gerçekten çok iyi yansıtan bir yazar. Miramar da öyleydi. Karakterler ve aralarında ilişkiler üzerinden Mısır’ın 1960’lı yıllardaki durumunu çok iyi yansıtıyor. İnsanların devrimle ve özellikle toprak reformuyla değişen yaşantılarını görebiliyoruz. İnsanların yaşadığı ikilemlerle psikolojik durumlarına ve toplumun bakış açısına/ön yargılarına yüzeysel olarak tanık oluyoruz. Mısır’ın toplum yapısına Necib Mahfuz sayesinde küçük bir bakış atabiliyoruz.
MiramarNecib Mahfuz · Turkuvaz Kitap · 2010827 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 4. kitabı
1960 , Mısır’da devrimi izleyen yıllar , İskenderiye ‘de bir pansiyonda , Miramar’da geçen olaylar … şahane bir yazar … çokça okunsun , okuru çok olsun …
Edebiyat
MiramarNecib Mahfuz · Turkuvaz Kitap · 2010827 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 1004. kitabı
MİRAMAR (Roman) Necib Mahfuz
MiramarNecib Mahfuz · Turkuvaz Kitap · 2010827 okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2020 16:20
Nobel Ödüllü yazar Necib Mahfuz'un en bilinen ve sevilen romanlarından Miramar, farklı ekonomik ve politik görüşlere sahip bir grup insanın yaşamları ve ilişkileri üzerinden 1960'lı yılların Mısır'ını çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Her biri farklı sebepler yüzünden sürgün hayatına mahkûm altı karakter, İskenderiye'de, eski görkemini yitirmiş Miramar Pansiyon'da bir araya gelirler... Arap edebiyatının varoluşçu sesini müthiş bir lirizm eşliğinde duyuran Necib Mahfuz'la henüz tanışmadıysanız, ilk adımı bu kitapla atmanızı öneririm: sürükleyici, sıcacık ama bir o kadar da siyasi vurguyla dolu bu roman sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır
MiramarNecib Mahfuz · Turkuvaz Kitap · 2010827 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2020 00:54
O kadar beğendim, o kadar tadı damağımda kaldı ki, hemen yazarın başka bir kitabına (Midak Sokağı) başlamaya karar verdim. Alegorik okumaları çok seven biri olarak Miramar benim için hazine gibiydi. Önceden Mısıra gitme şansı elde ettiğim ve tarihini de araştırdığım için çok keyif aldığım bir okuma oldu. Hele şu günlerde ilaç gibi geldi resmen. Hikayemizde farklı ideolojileri temsil eden birkaç kişi Miramar Pansiyonda(devlet) bir araya geliyor. Ve hikayenin merkezinde pansiyonda çalışan Zühre isimli genç kız(devrim) var. Her ne kadar Mısır Devrimi sonrasına ışık tutsa da, her millete uyarlanabilecek evrensel bir roman Miramar. Ayrıca öyle tadından yenmez benzetmeler ve tasvirler vardı ki, yazar bu konuda da ustalığını konuşturmuş. Mesela şu benzetmenin güzelliğine bakar mısın “İyi yıkanmamış bir tavada kalan koku gibi belli belirsiz bir taşra aksanı var.” s.59 Ya da şu: “Giysileri tutuşunca, dibinde su var diye uçuruma baş aşağı atlayan birinden farkım yoktu.”s.104 Korona günlerinde hepimize ilaç gibi okumalar olsun.
MiramarNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi · 2021827 okunma
10/10
·176 syf.·
2022 5. kitabı
Mısır denildiğinde sebebini bilmediğim bir büyünün sesi uğuldamaya başlar kulaklarımda. Belki Ümmü Gülsüm'ün tesirinde hâlâ ruhum. 1960'ların zorlu şartlarında yıkık ve devrik birkaç yürek, daha kendi varlıkları üzerindeki ölü toprağını üzerlerinden atamadan; kendini diriltme gayretinde olan saf, duru güzelin sembolü Zühre'yi şekillendirme gayretinde. Oysa Zühre bir sembolse; her şehrin iç mücadelesi, devrik kalplerin kuşatmasına rağmen hep bir şekilde buluyor kendini diye gösteriyor bize. Hiçbir şey, hiçbir yer, yaşanılan hiçbir olay boşuna değil. Bir insanı, bir toprağı, bir bilinci anlamına kavuşturan bir mânâ var hayatın sesinde. Necib Mahfuz'u yakından tanımama vesile olanlara şükranla.. Okunulası çok.
MiramarNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi · 2021827 okunma
Puan vermedi·176 syf.·
2020 30. kitabı
Miramar, 1952 sonrası Mısır Devriminin yankılarını resmetmek üzere yazılmış bir kitap.Miramar adlı pansiyona, halkın aynası sayılabilecek yüzleri yerleştiren yazar bir aşk ve mini bir polisiyelik olay görüntüsüyle aslında Mısır halkının politik ekonomik ve psikolojik renklerini, hem halkının hem dünya okurunun seyrine sunuyor. Romanda, erkek ağırlıklı bir kadro hakim.Anlatıcılar, pansiyona yerleşen 6 kişiden dördü.Bu kişilerin her birinin rolü farklı.Devrim sonrasında toprağından statüsünden ayrılan, devrimi özümseyen ya da devrimden kişisel rantlar elde etmeye çalışan kesimlere örnek teşkil eden portreler çiziliyor. Kitapta iki kadın karakterden biri pansiyonun sahibi Atinalı bir kadın.Bu kadın tam bir sığınılacak liman.Diğeri ise Mısır'ı temsil eden Fellah vurgusu sıkça yapılan güzel dirayetli onurlu ancak eğitimsiz bir kadın olan Zühre'dir. Kadınlar, anlatıcılar arasında yer almaz bu belki yazarın, toplumun kadına bakışını yansıtması açısından mühimdir.Öte yandan Zühre tüm erkeklerin odağıdır, her erkek kendi kişiliği çerçevesinde Zühre'yle diyalog kurar.Bu iletişimler derinlerde çok mühim tespitlere vurgu yapar.Çünkü Zühre kendi devrimini gerçekleştirmek için mücadele verir bu süreç yer yer umutlu heyecanlı çokça hayal kırıklığıdır ve belki devrimin sembolü Zühre'dir. Miramar'ı okurken o yılların belki en güzel fonu olan Ümmügülsüm ezgisi ve çizgisiyle de eşlikçiniz olabilir. Necip Mahfuz yumuşak üslubuyla benim için keyifli bir okuma oldu.Size de tavsiye ederim.Esen kalın
MiramarNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi · 2021827 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2020 8. kitabı
Kitap devrim sonrası Mısır' Miramar adında bir pansiyonda kalan kişiler üzerinden politik ve eleştirel yolla bize anlatıyor. Kitabın arkasında yazdığı gibi "Miramar, çeşitlilikle çatışmanın iç içe geçtiği büyük bir ev, bir ülke metaforu." Kitaba başlamadan önce okuması zor,fazla tarihsel bi anlatımı olduğunu düşünüp biraz önyargılı yaklaşmıştım fakat yazar çok sade bir dille bana istediğimi verdi. Mutlaka okunması gereken bir kitap, kişiler üzerinde çok iyi bir inceleme yapabilirsiniz, olaylara romandaki kişilerin gözünden bakmanızı sağlıyor.
Edebiyat
MiramarNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi · 2021827 okunma
Puan vermedi·176 syf.·
2017 21. kitabı
Nobel ödüllü Necib Mahfuz 1911 Misir dogumlu. Felsefe egitimi gormus #Floubert, #Zola, #Camus, #Dostotevsky ve #Proust etkisinde olan bir yazarmiş. Kimi icin ulkesini ve halkini cok seven; kimi icin de Misir halkina karsi kati dusunceleri olan ve bu sayede Nobel alan bir kişi... Hatta kendisi icin eger Sokagimizin Cocuklarini yazdigi icin Mahfuz u öldürmüş olsalardi , Ruşdi Seytan ayetlerini yazmaya cesaret edemezdi gibi gibi aciklamalarda bulunulmus. Kitaba gelecek olursak, Romanin kurgusunu cok begendim. 1960li yillarin Misirini Miramar Pansiyonuna cesitli sebeplerden ötürü yerlesen farkli siyasi gorulere sahip bir grup insanin iliskileri uzerinden tanimaya basliyorsunuz. Kitabin ana karakteri Zühre istemedigi biriyle evlendirilmek istendigi icin koyunden kacip Miramar pansiyonuna gelir. Pansiyonda okuma yazma ogrenerek ozgurlesme adina ilk adinlarini atmaya baslar. Pansiyondaki diger insanlarin Zuhre ile olan iliskileri Onun hakkindaki dusunceleri her karakter ismi ile ayri bir baslik altinda sunuluyor okuyucuya. Ayrica bu durum karakterlerin sosyal ve siyasi dusuncelerini anlamamizi kolaylastiriyor. 175 sayfalik bu kitabi okumak bemim icin zaman aldi. Hikayede daha cok ilgimi ceken karakterlerin sosyal ekonomik ve siyasi gorusleri oldu. Bundan dolayi 1940 li yilalrdan 70 li yillara kadar Misirin sosyo ekonomisini siyasi durumunu ve devrimlerini arastirma hevesine girdim. Dolayisiyla okumasi uzun surdu. Kitapla birlikte bir de Ummu Gulsum dinlemek ayrica keyif verdi. Necib Mahfuz okudugum en iyi yazarlardan biri...Uslubu , romandaki harika kurgusu guzel bir edebi eser sunuyor. Mahfuzu tanimanizi tavsiye ederim. :) .
MiramarNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi · 2021827 okunma

Yazar Hakkında

Necib MahfuzYazar · 48 kitap
Necib Mahfuz, (Arapça: نجيب محفوظ) 1988 Nobel Edebiyat Öülü sahibi Mısırlı yazardır. Nobel ödülü kazanan ilk müslüman ve tek Arap yazardır. "Ortadoğu'nun Balzac'ı" olarak tanınır. Hayatı Mahfuz, Kahire'nin Cemaliye bölgesinde 6 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Bir tüccarın oğlu olan Mahfuz, adını kendisini doğurtan Profesör Necib Paşa Mahfuz'dan aldı. 70 yıllık kariyeri boyunca 34 roman, 350 küsur kısa hikaye yayımladı. Kitaplarının çoğunda, hayatının tamamını geçirdiği ve Nobel ödülünü almak için bile ayrılmadığı Kahire'nin tarihi mahallelerindeki yaşamı; modern ve geleneksel yaşam arasında denge kurmaya çalışan sıradan insanları anlattı; pek çok kitabı Arap filmlerine konu oldu. Edebiyata olan ilgisi, 1920'lerde Mustafa Lutfi el-Manfuluti'nin makale ve şiirlerini okumasıyla başlanıştı. Abbas Mahmud el-Akkad, Taha Hüseyin, İbrahim el-Mazini, M. Hüseyin Heykel, ilk dönemde kendilerinden en çok etkilendiği yazarlar arasındadır. Yazı hayatına, 1928'de Selame Musa'nın çıkardığı el-Mecelle el-Cedide dergisinde yayımladığı değini yazıları ve öykülerle başladı. Kahire Üniversitesi'nde felsefe öğrenimi gören Mahfuz'un ilk romanı Abes el-Akdar 1939'da yayımlandı. 1957'de yazdığı Kahire Üçlemesi ile Arap edebiyatının tanınmış bir ismi oldu. Bu üçlemede Kahire'de yaşayan bir ailenin üç kuşağının 1. Dünya Savaşı ve 1952'deki Nasır darbesine kadar olan dönemde yaşadıklarını ve Mısır toplumunun değişimini anlattı. Değişik kurumlarda çalışan Mahfuz, en son Kültür Bakanlığında müsteşar olarak görev yaptı. 1971'de söz konusu görevinden emekli olmasından sonra, el-Ahram gazetesinde yazar olarak çalışmıştır. Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'a İsrail ile yaptığı barış antlaşmasında verdiği açık destekten ötürü birçok Arap ülkesinde kitapları yasaklandı. 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldıktan sonra bu yasaklar kalktı. 1989 yılında Mısırlı köktendinci Ömer Abdülrahman tarafından hakkında ölüm fetvası çıkartılan Mahfuz, 1994 yılında Kahire'deki evinin önünde bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırıdan yaralı kurtulan Mahfuz, sağ kolundaki sinirler zedelendiği için yazmakta büyük güçlük çekmeye başladıysa da ilerleyen yaşına rağmen edebiyattan kopmadı ve kısa hikayeler yazmaya devam etti. 2006 Temmuz'unda düşerek kafasından yaralandı. 30 Ağustos 2006 günü Kahire'de 95 yaşında vefat etti. Mahfuz, ülser, böbrek ve kalp rahatsızlıklarından mustaripti. 31 Ağustos 2006 günü Kahire'de devlet töreniyle uğurlandı.