Kürt Sorunu (Ya Tam Kardeşlik Ya Hep Birlikte Kölelik)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2564
Gösterim
Adı:
Kürt Sorunu
Yazar:
Alt başlık:
Ya Tam Kardeşlik Ya Hep Birlikte Kölelik
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752638846
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş
Kürt Sorunu… Ülkemizin kanayan yarası… Sadece son 30 yılda 40 binden fazla cana mal oldu, binlerce köy boşaltıldı, milyonlarca insan yerinden oldu. Onlarca söz söylendi, kararsız bazı adımlar atıldı, ancak yeterli irade gösterilemedi, çabalar yarım kaldı.

Kalıcı ve gerçekçi çözüm bambaşka bir perspektif gerektiriyordu çünkü. Bölgenin hemen her karışını bilen ve hayatını bu sorunun çözümüne adayan ünlü Kürt aydını Altan Tan yılların birikimini kaleme aldı.

Altan Tan düşünce ve siyaset dünyasının aşina olduğu bir isim.12 Eylül sonrasında insanlık dışı muamelelerin adeta karargâhı durumuna gelen Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde gördüğü işkence sonrasında hayatını kaybeden babası Bedii Tan'ın acısı belki de Güneydoğu ve Kürt sorununa farklı bir gözle bakmasına yol açtı.

Türkiye'deki muhafazakâr ve dindar hareketlerin Kürt Sorununa ısrarla uzaktan ve resmi görüş çizgisinden bakmaları Altan Tan'a göre sorunun kangren hale gelmesinin en önemli sebeplerinden biri.1991 seçimleri öncesinde Güneydoğu'da ciddi bir destek devşirmiş, ümit verici bir zemin yakalamış olan RP'nin MÇP ile ittifaka girmesi sebebiyle ciddi bir fırsat kaçırılmış oldu. Oysa yazara göre sorunun çözümü tam da buradan, İslami anlayıştan neşet edebilir; İslam dini içindeki ümmet anlayışı, tüm milletlerin dilsel ve kültürel haklarını koruma altına alan barışçıl yorumuyla sadece bizim ülkemizin değil, tüm bölgenin etnik problemlerini çözebilirdi; ve hâlâ da çözebilir.

Altan Tan geç kalmış bir Kürt ulusalcılığına da mesafeli duruyor. Bir yüzyıl öncesinin gözde kavramlarının bugünkü koşullara uygulanmasını gereksiz ve Kürt halkını geriye götürecek bir çaba olarak görüyor. Bununla birlikte Kürt ulusalcılığının kapsamlı bir tarihçesini vermekten de geri durmuyor.

600 sayfayı aşkın bir kaynak kitap hüviyetindeki çalışma Türkler ve Kürtler arasındaki ilk münasebetlerden Osmanlı dönemindeki özerk yapılanmaya, Kürt edebiyat ve folklorundan isyanlarına, II. Meşrutiyet'in Kürtler nezdinde ki etkilerinden İttihat ve Terakki yönetimine, Cumhuriyet dönemi olaylarına, Kürtlerin Türkiye'deki sağ ve sol düşünce içinde siyaset yapma biçimlerinden İslami bir Kürt hareketinin mecra bulma imkânına, 'federasyon mu, bağımsızlık mı, yoksa demokratik Cumhuriyet'te entegrasyon mu? ' tartışmalarına uzanan kuşatıcı bir inceleme sunuyor.
600 syf.
·Puan vermedi
Kürt Sorunu… Ülkemizin kanayan yarası… Sadece son 30 yılda 40 binden fazla cana mal oldu, binlerce köy boşaltıldı, milyonlarca insan yerinden oldu. Onlarca söz söylendi, kararsız bazı adımlar atıldı ancak yeterli irade gösterilemedi, çabalar yarım kaldı.
Kalıcı ve gerçekçi çözüm bambaşka bir perspektif gerektiriyordu çünkü. Bölgenin hemen her karışını bilen ve hayatını bu sorunun çözümüne adayan ünlü Kürt aydını Altan Tan yılların birikimini kaleme aldı bu eserinde.
Altan Tan düşünce ve siyaset dünyasının aşina olduğu bir isim.12 Eylül sonrasında insanlık dışı muamelelerin adeta karargâhı durumuna gelen Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde gördüğü işkence sonrasında hayatını kaybeden babası Bedii Tan'ın acısı belki de Güneydoğu ve Kürt sorununa farklı bir gözle bakmasına yol açtı.
Türkiye'deki muhafazakâr ve dindar hareketlerin Kürt Sorununa ısrarla uzaktan ve resmi görüş çizgisinden bakmaları Altan Tan'a göre sorunun kangren hale gelmesinin en önemli sebeplerinden biri......
600 syf.
·Beğendi·10/10
Bu bölgeyi en iyi tanıyan adamlardan biri olan Altan TAN ın agzından bu bölgede yasananları okumak gercekten mukemmeldı. Kürtlere yapılan eziyetleri bütün gercekligiyle ortaya koymus. Cumhuriyet tarihinin kara lekelerini bir kez daha gözler onune sermıs bır kıtaptır. YA TAM KARDESLIK YA HEP BIRLIKTE KOLELIK !!
600 syf.
·3 günde·3/10
Yazarın kürt oluşuna kürtlüğüne ve meseleyi tesbit etmesine diyecek bir şey yok...
fakat kitap çok sığ... çok yavan... çok basit..
bugünün türkiyesin de devlet ağzı jargonu ile yazılmış...
baskısı olan daha iyi metinler mevcut
600 syf.
·7/10
Kürt sorunuyla alakalı okunabilecek temiz kitaplardan. Altan Tan'ın konuya hakimiyeti çok bariz. Çözüm önerileri de akılcı şekilde işlenmiş. İki tarafın da radikalleşerek çözümü şiddete kaydırmasının mantıklı olmadığından dem vurulmuş ki çok doğru.
600 syf.
·Beğendi·9/10
Altan TAN,gerçek ve çok derin birikimli bir tarihçi aynı zamanda muhafazakar ve sol görüşlü turkiyede böylesini ilk defa gördüm. Kitabı insanları hatta ortadoğu yu,cevaplanması ve sorulması gereken sorular ve tatmin edici cevaplar barındırıyor. Okuyunuz.
Değinilmemiş üstü örtülü bilgileri gün yüzüne çıkaran bir kitap. Empati kurabilen insanlar için güzel bir eser dik kafalı dostlarıma pek önermiyorum ama .
Şehirleşen Kürt aileler üç kuşak sonra, aile içinde dahi yerleştikleri şehrin dilini, Türkçe veya Arapçayı konuşmaya başlamaktadır. Bu durumun istisnaları çok azdır.
Türkiye' deki yaygın kanaat Kürtlerin 'karakaşlı, kara gözlü' ve esmer oldukları noktasındadır. Ancak özellikle Bohtan (Şırnak-Cizre), Tor (Midyat-Nusaybin-Hasankeyf), Hakkari ve Zaho bölgelerinde Kürtlerin büyük bir kısmı sarışın, mavi ve yeşil gözlüdür. Kürt tarihçileri bu durumu Kürtlerin Balhk sahillerinden göç eden Ari Medlerin torunları olmalarına bağlamakta ve sarışın-renkli gözlülüğün bundan kaynaklandığını öne sürmektedirler.
Tarihçiler, İranlılarla Bizanslılar arasındaki savaşlarda en karlı çıkanın Araplar olduğunu söylemektedirler. Bir kısmı Hıristiyan, bir bölümü ise putperest olan Yukarı Mezopotamya Arapları duruma göre bazen İranlıları, bazen de Bizanslıları desteklemekte, sürekli olarak güçlüden yana bir tavır sergilemekteydiler.
Kürtler, Müslümanlığı Türklerden 200
yıl önce kabul ettiler. Türkiye'nin en eski camii, 639 yılında tarihi Mar-Toma Kilisesi'nden çevrilen Diyarbakır Ulu Cami'dir. Bugün çok az sayıda Yezidi'nin dışında, Kürtlerin yaklaşık %98-% 99'u Müslümandır.
Folklorumuz, yani halk edebiyatı, dünya ölçüsünde ön sıralarda yer alır. Yakın Doğu'da hiçbir ulusun folkloru Kürt folklorunun düzeyine erişemez.
"Kürtlerin ana dilleri Hint-Avrupa dil ailesinin İran kolunun kuzeybatı alt grubuna mensuptur. Kürtçeye en yakın dil Farsçadır. Kürtçe ile Farsça arasındaki yakın ilişki Almanca ile Danimarkaca arasındaki ilişki gibidir."
Kürtler, Hazreti Ömer zamanında, 636 tarihinden itibaren Müslüman olmaya başladılar. Türkler, Kürtlerden yaklaşık iki
yüzyıl sonra İslamiyeti kabul ettiler. Türkler ilk olarak Abbasi Halifelerinin ordularında 9.yüzyıldan itibaren görev almaya,
sonraları ise daha kalabalık kitleler halinde Kerkük-Bağdat hattı­na yerleşmeye başladılar. İlk Kürt-Türk ilişkileri de bu dönemde başladı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kürt Sorunu
Yazar:
Alt başlık:
Ya Tam Kardeşlik Ya Hep Birlikte Kölelik
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752638846
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş
Kürt Sorunu… Ülkemizin kanayan yarası… Sadece son 30 yılda 40 binden fazla cana mal oldu, binlerce köy boşaltıldı, milyonlarca insan yerinden oldu. Onlarca söz söylendi, kararsız bazı adımlar atıldı, ancak yeterli irade gösterilemedi, çabalar yarım kaldı.

Kalıcı ve gerçekçi çözüm bambaşka bir perspektif gerektiriyordu çünkü. Bölgenin hemen her karışını bilen ve hayatını bu sorunun çözümüne adayan ünlü Kürt aydını Altan Tan yılların birikimini kaleme aldı.

Altan Tan düşünce ve siyaset dünyasının aşina olduğu bir isim.12 Eylül sonrasında insanlık dışı muamelelerin adeta karargâhı durumuna gelen Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde gördüğü işkence sonrasında hayatını kaybeden babası Bedii Tan'ın acısı belki de Güneydoğu ve Kürt sorununa farklı bir gözle bakmasına yol açtı.

Türkiye'deki muhafazakâr ve dindar hareketlerin Kürt Sorununa ısrarla uzaktan ve resmi görüş çizgisinden bakmaları Altan Tan'a göre sorunun kangren hale gelmesinin en önemli sebeplerinden biri.1991 seçimleri öncesinde Güneydoğu'da ciddi bir destek devşirmiş, ümit verici bir zemin yakalamış olan RP'nin MÇP ile ittifaka girmesi sebebiyle ciddi bir fırsat kaçırılmış oldu. Oysa yazara göre sorunun çözümü tam da buradan, İslami anlayıştan neşet edebilir; İslam dini içindeki ümmet anlayışı, tüm milletlerin dilsel ve kültürel haklarını koruma altına alan barışçıl yorumuyla sadece bizim ülkemizin değil, tüm bölgenin etnik problemlerini çözebilirdi; ve hâlâ da çözebilir.

Altan Tan geç kalmış bir Kürt ulusalcılığına da mesafeli duruyor. Bir yüzyıl öncesinin gözde kavramlarının bugünkü koşullara uygulanmasını gereksiz ve Kürt halkını geriye götürecek bir çaba olarak görüyor. Bununla birlikte Kürt ulusalcılığının kapsamlı bir tarihçesini vermekten de geri durmuyor.

600 sayfayı aşkın bir kaynak kitap hüviyetindeki çalışma Türkler ve Kürtler arasındaki ilk münasebetlerden Osmanlı dönemindeki özerk yapılanmaya, Kürt edebiyat ve folklorundan isyanlarına, II. Meşrutiyet'in Kürtler nezdinde ki etkilerinden İttihat ve Terakki yönetimine, Cumhuriyet dönemi olaylarına, Kürtlerin Türkiye'deki sağ ve sol düşünce içinde siyaset yapma biçimlerinden İslami bir Kürt hareketinin mecra bulma imkânına, 'federasyon mu, bağımsızlık mı, yoksa demokratik Cumhuriyet'te entegrasyon mu? ' tartışmalarına uzanan kuşatıcı bir inceleme sunuyor.

Kitabı okuyanlar 251 okur

  • Ömer Altay
  • Elif Altunışık
  • İkarpot
  • M.Evren
  • Ali Özhan
  • Ali Rıza Özkeles
  • Mehmet bozkaplan
  • ÇETİN AYDIN
  • Berfin calisan
  • Kerem Fuat Yarar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%31.6
25-34 Yaş
%36.8
35-44 Yaş
%21.1
45-54 Yaş
%5.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%21.3
Erkek
%78.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.3 (22)
9
%16.1 (9)
8
%17.9 (10)
7
%10.7 (6)
6
%1.8 (1)
5
%3.6 (2)
4
%0
3
%3.6 (2)
2
%0
1
%7.1 (4)