Kürtler

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.916
Gösterim
Adı:
Kürtler
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
592
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752930896
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Kürtler
Kürtler
Kürtleri, Kürt sorununu, PKK ile şiddet ve terör yıllarını perde arkasında olup bitenlerle öğrenmek ister misiniz? Güneydoğu`yu, Kuzey Irak`ı kan ve ateş coğrafyasını bir gazetecinin gözlüğüyle gezmeye ilgi duyar mısınız? Ya da Ortadoğu`da terör ve şiddetin beşiği Bekaa Vadisi`ne uzanıp Apo`yla bir geceyarısı buluşmasına ne dersiniz? Cudi Dağı`nın tepesinde askerle sabahlamak, Diyarbakır`da, Şırnak`ta PKK`lılarla, Kürt aydınlarıyla buluşmak, Cizre`de, Dicle Nehri`nin kıyısında veya Kızıltepe ile Viranşehir`de Kürtlerle kebap yemek, Ankara`da devlet büyükleriyle, Genelkurmay başkanlarıyla, istihbarat yetkilileriyle konuşmak, Beyrut ve Şam`da havayı koklamak, Washington`da istihbarat camiasıyla temasa geçip Türkiye`yi 1984 yılından başlayarak kanatan bir sorunu anlamaya çalışmak ister misiniz? Bu kitapta yalnız Kürtler yok, Türkler de var. Yalnız siyaset yok, özellikle insanlar ile onların yaşadıkları dramlar da var. Bu kitabın hazırlığı on sekiz yıl öncesine gidiyor. Yazılmasına gelince, "Yaşamak için ille de acı çekmek mi lazım? " diye diye iki yıl sürdü.
592 syf.
"Önce insanım, sonra Fransız." demiş Montesquieu.

Ne güzel demiş. Bu sözü ilk defa duydum ve çok hoşuma gitti. Birbirimizle konuşurken karşımızda öncelikle bir insanın olduğunu öncelleyebilsek, Kürt, Türk veya dindar, dinsiz veya Sünni, Alevi gibi diğer özellikleri birer renk, zenginlik unsuru olarak görebilsek. Bunu sadece toplum değil devletler de yapabilse, devlet ki toplum için var olan bir organdır.

Bunları yapabilmek için öncelikle tabiki düşünce ve ifade özgürlüğünün tam teşekküllü şekilde kurulması ve daha önemlisi toplumun her kesimi tarafından benimsenmesi gerekiyor. Eminim ki hiç kimse düşünce ve fikir özgürlüğüne karşı değildir. Ancak yine eminim ki her düşünce ve fikir özgürlüğünü savunan kişinin tahammül edemediği fikirler var, kırmızı çizgileri var ve bunlardan dolayi bazı düşüncelerin ifade edilmemesinin gerektiğini savunanlar da var. Ancak meşhur bir söz vardır ya "Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır." Tabi bu sözün birtakım ayrıntılara ihtiyacı var. Sınırlamalara tabi tutulmadan konusabilmeli insanlar, şimdi fikrimi söylersem başıma bir şey gelir mi, linç yer miyim endişesi duymadan düşüncesini ifade etmesine müsaade edilmeli, yani düşünceden korkulmamali aksine düşüncelerin ifade edilmemesinden, edilememesinden, ettirilmemesinden korkulmalidir. Çünkü o zaman insan yalitilir, kendi başına bırakılır ve zincirleme reaksiyon oluşur.

Kitaba gelecek olursak da yazar bölgeyi yakından takip etmiş, bu gayet belli oluyor. Gerek askerlerle, gerek mitçilerle, gerek büyükelciler gerek bölge halkı gerekse teröristlerle konuşmuş; yani sorunu her açıdan degerlendirmek için değişik unsurların fikirlerine ulasmis ve bunu kitaplastirmis. Tabiki kendi yorumları ve bakış açısından da izler barındırıyor eser haliyle. Kendi köşe yazilarindan da yer yer bazı kısımları eklemiş kitaba.

Sorunun ilk saldirilardan itibaren nasıl başladığı ve devam ettiğini velhasil tüm süreci neredeyse farklı açılardan, kişilerden okumuş oluyoruz kitapta. Yazarı tanımam etmem ama kitapta herhangi bir art niyet sezmedim. Samimi ve iyi niyetli bir çalışma yapmışa benziyor. Önyargılari kenara bırakılıp okunulursa, insanın empati yapabilmesini sağlayabilecek bir eser potansiyeli var kitapta. Tabiki yazarın her yorumu, fikri doğru diye bir şey yok veya kitap bu sorun hakkında tam teşekküllü bir eser de olmayabilir ama bilinçli ve onyargisiz sekilde okunursa faydali olabilecek bir eser gibi duruyor.

Keyifli okumalar.
170 syf.
·Puan vermedi
okuduğum kitap 2003 yıllı doğan yayıncılık tarafından basılmış kalınca bir kitap başlığı Kürtler Hasan Cemal'in deyişiyle'' Bu yalnız Kürtlerin değil, Türklerin de kitabı'' bende Hasan beyin bu sözüyle ne demek istediğini kitabı okuduktan sonra anladım ve katıldığımı belirtmek isterim. Kısaca kitapta neler anlatıldığını belki merak edip okuyacak arkadaşlara aşağıdaki gibi sıralamak istiyorum.
-1925 yıllında çıkarılan şark ıslahat planının 41 maddesinde bu topraklar üzerinden yaşayan herkesin sadece Türkçe konuşması diğer dillerin yasaklanması
-12 eylül 1980 yılında Diyarbakır cezaevinde yapılan insanlık dışı işkenceler
-Barzani ve Talabani ile yapılan konuşmalar
-1995 yılında Pkk'yi bitirmek için Türk ordusunun Kuzey Irağa girmesi
-1990 yıllarda Vedat Aydın ve Musa Anter gibi diğer bazı aydınların öldürülmesi
- Susurluk olayı ...
- iki ateş arasında kalmış halkın acıları
-köy yakma ve boşaltmaları
kitapta neler anlatıldığını yazarsam galiba sayfa uzayıp gidecek. son olarak bu topraklara huzurun gelmesi için farklıların zenginlik olduğunu kavrayıp baskılarla hiçbir zaman çözüm olamayacağının bilincine vararak, demokratik yollarla çözüm yollunu aramalıyız...
170 syf.
·7/10
Çok yanlı bulduğum, okurken beni çok rahatsız eden ama "Eee,bakalım sonunda neye bağlayacak" diye merak ederek okuduğum bir yazardı. Kitap bittiğinde ise tüm vatansever duygularımla yazarı bir daha okumama kararımı çoktan vermiştim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kürtler
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
592
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752930896
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Kürtler
Kürtler
Kürtleri, Kürt sorununu, PKK ile şiddet ve terör yıllarını perde arkasında olup bitenlerle öğrenmek ister misiniz? Güneydoğu`yu, Kuzey Irak`ı kan ve ateş coğrafyasını bir gazetecinin gözlüğüyle gezmeye ilgi duyar mısınız? Ya da Ortadoğu`da terör ve şiddetin beşiği Bekaa Vadisi`ne uzanıp Apo`yla bir geceyarısı buluşmasına ne dersiniz? Cudi Dağı`nın tepesinde askerle sabahlamak, Diyarbakır`da, Şırnak`ta PKK`lılarla, Kürt aydınlarıyla buluşmak, Cizre`de, Dicle Nehri`nin kıyısında veya Kızıltepe ile Viranşehir`de Kürtlerle kebap yemek, Ankara`da devlet büyükleriyle, Genelkurmay başkanlarıyla, istihbarat yetkilileriyle konuşmak, Beyrut ve Şam`da havayı koklamak, Washington`da istihbarat camiasıyla temasa geçip Türkiye`yi 1984 yılından başlayarak kanatan bir sorunu anlamaya çalışmak ister misiniz? Bu kitapta yalnız Kürtler yok, Türkler de var. Yalnız siyaset yok, özellikle insanlar ile onların yaşadıkları dramlar da var. Bu kitabın hazırlığı on sekiz yıl öncesine gidiyor. Yazılmasına gelince, "Yaşamak için ille de acı çekmek mi lazım? " diye diye iki yıl sürdü.

Kitabı okuyanlar 122 okur

  • Murat İslam
  • Emrah taş
  • BURHAN KEBABCI
  • Gökhan Yetiş
  • Yeter Hakan
  • Kaan
  • Ahmet Turan AKGÜNEŞ

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%6.7 (2)
7
%0
6
%3.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0