Ali Rıza MALKOÇ'un Kapak Resmi
Ali Rıza MALKOÇ, Saint-Simon İlk Sosyolog, İlk Sosyalist'i inceledi.
18 Şub 16:50 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap İnceleme Yazısı

Kitap Adı : Saint Simon İlk Sosyolog İlk Sosyalist

Yazarı : Cemil Meriç

Yayınevi : İletişim Yayınları

Baskı : 18.Baskı/2015/İstanbul/ 160 Sayfa



Cemil Meriç’ten inceleme yazısı yazdığım üçüncü kitap bu. Diğerlerine de sırası geldikçe yazarım.

Fikir dünyamı ve düşünce ufkumu aydınlatan yıldız misal kalemleri sıralamam gerekirse, şimdilik şu tercihi kullanmayı yeğlerim:

Cemil Meriç, Nurettin Topçu, Prof.Dr. Niyazi Berkes, Prof.Dr. Kemal H. Karpat, Prof.Dr. Cengiz Yalçın

Prof.Dr. Yılmaz Özakpınar, Prof.Dr. Fahir Armaoğlu, Eric Hoffer, Halil Cibran, Tolstoy, Krishnamurti, Osho,

Cemil Meriç gibi, duyarlı bir yazarın tüm kitapları okumaya değer. Yazar; sorunu ve çözüm yollarını yalın ve etkileyici o kadar büyülü cümlelerle anlatıyor ki, beynimde hiç harekete geçmemiş nöronların kıpırdadığını hissediyorum adeta.

Oğlu Mahmut Ali Meriç Bey’in yazdığı yirmi sayfalık giriş yazısı da, eseri daha iyi kavrayabilmemizi kolaylaştırıyor.

Emekle birlikte, ahlâkı, vicdanı, sevgiyi ön plana alır öğreti ve öngörülerinde Saint Simon.

Yaklaşık iki yüz yıl öncesinin şartlarıyla bu uğurda düşünce harmanı üreten bu engin şahsiyet, bugünün şartlarında yaşasa neler düşünürdü kim bilir.

Bu yaklaşımı nüve yapıp, daha idealini geliştirmek gerekmez miydi diğer dönemlerde?

Saint Simon gibi, tek derdi, insanlara sevgi, ahlak, özgürlük, değer aşılamak olan düşünürü, yayın dünyasında çok fazla duymamamız; talebesi Auguste Comte’nin saygısızlığı ve vefasızlığının ön planda olduğu anlaşılıyor. Görüşleri yarımdır, mükemmeldir, yanlıştır gibi çok farklı yorumlarla karşılaşıyoruz.

Fakat Yaşadığı çağda, insanlık için düşünce planında, samimi bir mücadele verdiğini gözlemleyebiliyoruz görüş ve önermelerinden.

Sosyalleşme, sosyal devlet, sosyal adalet, sosyal değerler, sosyoloji ve sosyalizm.

Toplumun bir parçası olan bu kelimeler ve kavramlar; uzak durulması gereken ve birilerinin tekelinde olan terimler değil. Ve bu toplum gerçeklerini sağa sola yamamak, koltuk değneği yapmak; özünü ve onlardan beklentileri kısırlaştırmak olur. Siyası görüşü, politik tercihi ve inanç dünyası birbirinden farklı bireyler, bu değerleri öncelik sırasına alarak pekala, toplumsal huzur, denge ve barışa hizmet edebilirler. Bir hakikat, hak, doğru, insanlığa hizmet ediyorsa; onun şekillendirilmeye, renklendirilmeye ihtiyacı yoktur.

Avrupa aydınlanması, şato, kilise ve aristokrat anlayışların ağırlığı ve baskısının kırılması kolay olmadı. Dünya ulusları bünyesinde, yerel değer ve dengeleri de dikkate alarak Çağdaş Saint Simon’lar çoğalmayınca, dünya genelinde toplumsal ahengi yakalayamadık. Sosyolog ve sosyalist kavramlarını ne kadar güzel tasvir etmiş Cemil Meriç. Yakın tarihi okuyup yorumlamadan, günümüzü anlayamadığımız gibi, geleceği de planlayamayız. Bu tür eserler işte bu amaca hizmet ediyor.



160 sayfalık bu kitap, çağı ve çıkmazlarını yorumlamak için iyi bir rehber, yol haritası, kelimeler ve kavramlar arşivi, yorum felsefesi içeriyor.

Kitabı okuyunca zihnimdeki, deneyim, intiba, gözlem ve kelimeler harekete geçerek aşağıdaki toplumsal makalem ortaya çıktı. Sözü bununla bağlayalım.

Umarım fikir ve yorum dünyanıza olumlu bir şeyler katar.



Birlikte yaşama ve başarma hakkında



Şunun bir şeklinde, tanımında, adında mutabık kalabilsek, tüm dünyanın örnek alacağı bir ortak yaşam medeniyeti tesis edebiliriz.

Tarihi deneyim, bilim, sanayi, teknoloji , kültürel ve dini değerler; ortak bir havuzda yoğurarak, toplumun ayağa kalkması için dayanak ve motivasyon değerleri geliştirebiliriz.

İçinde bulunduğumuz toplumun çoğunluğunun inanç değerleri müslümanlığa dayandığı doğrudur. Fakat kimsenin inançlarını ölçüp 10 üzerinden yıldız vermek kimsenin haddi ve görevi değildir.

Yüzlerce çeşit müslümanlık anlayışı türediği de bilinen bir gerçektir.

Laiklik, hukuk ve inançların ortak bilinciyle şunu kabullenmemiz gerekiyor:

Bir arada barış içinde yaşamak için, dayanışma, kardeşlik ruhunu canlı tutabilmek için, vatan ve milli değerlerle yoğrulmak için, üretmek, tüketmek, aynı yağmurda ıslanmak, aynı yokuşu çıkmak, aynı cephede savaşmak, birlikte ağlamak, birlikte gülmek için; aynı etnik kimliğe sahip olmak, aynı dine inanmak gerekmiyor. Hatta şu hizipten olmak, şu siyasi akıma gönül vermek gerekmiyor.

Bunlar alt kimlikler olup, ağacın kökü değil, dalı bile değildir. Olsa olsa yaprağı olabilir.

Kök kururken, yaprak kavgasında enerji harcamak, bu cennet vatan ve üzerindeki asil mirasçılarına yakışmıyor.

Bu eksen kayması ve güç kırılması süper güçlerin iştahını kabartıyor.

Kurtarıcı beklemeyelim, şeytan icat etmeyelim.

Sıra dışı ve olağanüstü bir gayret ile hak ettiğimiz değişimi yakalamaya odaklanalım.

Her birey, bu tür gereksiz saplantılarla, kırdığı, küstüğü, dışladığı, ötekileştirdiği eski dostunu yeniden kazanabiliyorsa, biz de bölgemizde süper bir güç olabiliriz. Buradan ayağa kalkamaz isek, etrafımızdaki ateş çemberine biz de düşebiliriz.

Yoksa farkında olmasak da, kurt ağacı içten içe kemiriyor, sıra yaprağına da gelecek.

Benim gözlem, okuma ve birikimimle böyle bir tahlil ortaya çıkıyor.

Umarım konunun bilimsel uzmanları daha geniş bir değerlendirme yaparlar.



18.02.2018

Ali Rıza Malkoç

#armozdeyis

Birlikte yaşamak
Birlikte yaşama ve başarma hakkında

Şunun bir şeklinde, tanımında, adında mutabık kalabilsek, tüm dünyanın örnek alacağı bir ortak yaşam medeniyeti tesis edebiliriz.
Tarihi deneyim, bilim, sanayi, teknoloji , kültürel ve dini değerler; ortak bir havuzda yoğrurarak, toplumun ayağa kalkması için dayanak ve motivasyon değerleri geliştirebiliriz.
İçinde bulunduğumuz toplumun çoğunluğunun inanç değerleri müslümanlığa dayandığı doğrudur. Fakat kimsenin inançlarını ölçüp 10 üzerinden yıldız vermek kimsenin haddi ve görevi değildir.
Yüzlerce çeşit müslümanlık anlayışı türediği de bilinen bir gerçektir.
Laiklik, hukuk ve inançların ortak bilinciyle şunu kabullenmemiz gerekiyor:
Bir arada barış içinde yaşamak için, dayanışma, kardeşlik ruhunu canlı tutabilmek için, vatan ve milli değerlerle yoğrulmak için, üretmek, tüketmek, aynı yağmurda ıslanmak, aynı yokuşu çıkmak, aynı cephede savaşmak, birlikte ağlamak, birlikte gülmek için; aynı etnik kimliğe sahip olmak, aynı dine inanmak gerekmiyor. Hatta şu hizipten olmak, şu siyasi akıma gönül vermek gerekmiyor.
Bunlar alt kimlikler olup, ağacın kökü değil, dalı bile değildir. Olsa olsa yaprağı olabilir.
Kök kururken, yaprak kavgasında enerji harcamak, bu cennet vatan ve üzerindeki asil mirascılarına yakışmıyor.
Bu eksen kayması ve güç kırılması süper güçlerin iştahını kabartıyor.
Kurtarıcı beklemeyelim, şeytan icat etmeyelim.
Sıradışı ve olağanüstü bir gayret ile hak ettiğimiz değişimi yakalamaya odaklanalım.
Her birey, bu tür gereksiz saplantılarla, kırdığı, küstüğü, dışladığı, ötekileştirdiği eski dostunu yeniden kazanabiliyorsa, biz de bölgemizde süper bir güç olabiliriz. Buradan ayağa kalkamaz isek, etrafımızdaki ateş çemberine biz de düşebiriz.
Yoksa farkında olmasak da, kurt ağacı içten içe kemiriyor, sıra yaprağına da gelecek.
Benim gözlem, okuma ve birikimimle böyle bir tahlil ortaya çıkıyor.
Umarım konunun bilimsel uzmanları daha geniş bir değerlendirme yaparlar.

14.02.2018
Ali Rıza Malkoç
#armozdeyis
arm.web.tr

Ali Rıza MALKOÇ, Yazma Uğraşı'ı inceledi.
13 Şub 20:54 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitap İnceleme Yazısı

Kitap Adı : Yazma Uğraşı

Yazarı : Roy Peter Clark

Çeviri : Banu Karakaş

Yayıncı : Metropolis Kitap

Baskı : Aralık 2017/ 264 Sayfa


Aralık 2017’de üç ay önce Türkçeye çevrilmiş bu eser; gazetecilik, yazar ve editörlük alanlarında

eğitim de vermiş olan deneyimli bir yazara ait.

Eli kalem tutan, yazıyla barışık; proje, kitap, senaryo, öykü, araştırma, inceleme, şiir, makale, roman, haber ve anı türü düşünce ürünü ifade sanatlarıyla uğraşan, bu alana ilgi duyan herkesin okuduğunda, kör, sağır, topal, noksan ve ihmalkâr yanını tamamlayabileceği bir eser.

Çevirisi mükemmel, pozitif iletişim dersleri için harika bir tercih ayrıca.

Daha ne diyebiliriz ki, iyi okumalar.


03.02.2018

Ali Rıza Malkoç

http://www.arm.web.tr

#armozdeyis

Ali Rıza MALKOÇ, Negatif Limanlardan Pozitif Sulara 2012'ı inceledi.
11 Şub 17:30 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap İnceleme Yazısı

Kitap Adı : Negatif Limanlardan Pozitif Sulara

Yazarı : Oğuz Saygın

Yayınevi : Karma Kitaplar

Baskı : 96. Baskı /Ocak 2017 /162 Sayfa


Bazılarına bilim, sanat, teknoloji, sosyal bilimler, edebiyat alanlarında kitap okuyup, uygulamanın, üretmenin, paylaşmanın önemini vurguladığımda; bu alanları önemsediğini fakat vaktinin olmadığını, vaktinin olmadığını ispatlamak için de neredeyse 100 sayfalık kitabi savunma yapmaya niyetlendiğini görürsünüz.

Kimsenin tercihine, önceliğine elbette karışamayız. Güzel bulduğumuz, önemsediğimiz değerleri paylaşmakla mükellefiz.

“Yılda 1 (bir) adet kitabı ancak okuyabilirim” düşünce ve niyetinde olanlar varsa ilk yıl bu kitabı okumalarını öneririm. 96 baskı yapmış, 2 günde okunabilecek olan kitap, bu övgüyü fazlasıyla hak ediyor. Zaten okuduğunuzda, yılda 1 kitapla yetinmeyecek, ayda 1 kitabı hedefleyeceksiniz önce.


Kişisel gelişim tanımına açıklık getirelim. Bu kitap; kişisel gelişim, eğitim ve değişim kavramlarını NLP yöntemi ile yorumlamış harika bir yaşam/başarı/mutluluk reçetesi.

Kişisel gelişim bir ana bilim dalı değil, fakat birçok bilim ile dolaylı dolaysız irtibatlı bir alan.

Kişisel gelişimi kavramını dar bir alana hapsedemeyiz.

Bireyin gelişim ve değişimine olumlu katkı sağlayan her öğeyi, öğretiyi bu alana dahil edebiliriz.


Bazıları, anlamadığından veya anlamak istemediğinden, kendi beklentisini boşa çıkaracağından; ilgi ve değerini düşüreceğinden,

“kişisel gelişim kitaplarına karşıyım” diye tutarsız, dayanaksız bir görüş ortaya atarlar.

Neye karşı değilsiniz o zaman, kişi gelişmemeli mi ya da gelişmek için ne yapmalı?

Alternatif de sunamazlar. Bazı bağnaz anlayışı temsil eden birey veya oluşumlar, bu slogan ile yürümekten yanadırlar. Neden? Çünkü sadece kendi önerdikleri yaşam tarzını benimseyip, sadece önerdikleri kitapların okunmasını ve dışına çıkamamasını arzu ederler.

Çıkılırsa, taraftar, mürit ve itaat eden bireyi kaybedecekleri zehabına kapılırlar.


Günlük yaşamda pozitif bir bakış açısı geliştiremedikten sonra; sayısı diploma, unvan, mülk sahibi olsanız ne değişecek ki? Tek kişilik dev kadro ile, kendi maddi değerlerinizi bir odaya veya adaya hapsetmiş olursunuz. Daha edebi vurgu beklentisinde olanları, “kendini düşünen kendi kadardır” adlı halk şiirimi okumalarını öneririm.


Sayın Oğuz Saygın’dan okuduğum bu ikinci kitap. Vakit buldukça diğerlerini de okuyacağım.

Anlatımlarını kendimden bir parça gibi hissettim.

Sizler de pozitif sulara yelken açmakta geç kaldıysanız veya bu yolculuğunuzu daha kalıcı, verimli, sağlıklı hale getirmek istiyorsanız, işte size güzel bir kılavuz kaptan.

Devamını kitaba havale ediyorum, iyi okumalar.


10.02.2018

Ali Rıza Malkoç

#armozdeyis

Mazeret
Amacı olmayanın mazereti çoktur.
Mazeretin de, hedefe hiç bir faydası yoktur.
10.02.2018
Ali Rıza Malkoç
#armozdeyis

Ali Rıza MALKOÇ, bir alıntı ekledi.
10 Şub 14:35 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

NLP
Hedefe varmak ancak duygu rüzgarlarının yardımıyla mümkündür. Zira rüzgar olmadan yelken sadece bir bez parçasıdır.
Ve "her zaman bir seçenek daha vardır"

Negatif Limanlardan Pozitif Sulara 2012, Oğuz Saygın (Sayfa 59 - Karma yayınları)Negatif Limanlardan Pozitif Sulara 2012, Oğuz Saygın (Sayfa 59 - Karma yayınları)
Ali Rıza MALKOÇ, Dinle Küçük Adam'ı inceledi.
09 Şub 19:50 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitap İnceleme Yazısı

Kitap Adı: Dinle Küçük Adam

Yazarı : Wilhelm Reich

Çevirmen: Yezda Erdem

Yayıncı :Arya Yayıncılık

Baskı :4.Baskı 2017 / 160 Sayfa



Kitabı, sosyal medyadan bir arkadaşımın önerisi üzerine okudum. 160 Sayfalık cep boy kitap iki günde rahatlıkla okunabilecek bir hacimde. Okuyunca ilk aklıma gelen yorum şu oldu :

Eric Hoffer’in Kesin İnançlılar kitabının, kurgusal bir versiyonu.

Anlatımların da 1930’ların Hitler Almanya’sı şartlarında kaleme alındığını belirtelim.

Yazar, hem Psikiyatrist hem de Psikanalist. Yani toplumsal vaka ve sorunları çok iyi biliyor ve gözlemliyor. Yazar belki de tedavi gören hastalarına söyleyemeyeceği gözlem, tahlil ve önerilerini kitaba dökerek, tüm insanlığa ders olarak sunmuş. İyi ki de sunmuş, günümüzde de bir kısım toplumsal sorunlar halen devam ediyor.



Kitabı sitelerden incelediğimde, 12 farklı yayınevi tarafından yayınlandığı görülüyor. Ben bu baskısından çeviri ve anlatım olarak memnun kaldım.



Gereksiz ve geçersiz kimliklerinden sıyrılıp, özgür iradesine kavuşması gereken bir bireyi merkeze almış bir kitap. Zorla giydirilen bu elbiseyi çıkardığında, çıplak ve yalnızlığa terk edilen veya bu tehditle yaşam sürmeye zorlanan bir bireyi konu ediyor.

Ve ona direkt böyle hitap ediyor : Dinle Küçük Adam!!

Zaman ve şartların toplumda oluşturduğu küçük insan profilini tasvir ediyor, eleştiriyor, bazen aşağılıyor. Mantık örgüsünün yanlış olduğunu vurguluyor.

Toplumun gözünde büyüttüğü adamları; küçük adamların türettiğini ima ediyor.

Almancadan çevrilen bu kitabı ilgi ve ibret ile okuyacağınızı umuyorum.

09.02.2018

Ali Rıza Malkoç

#armozdeyis

Ali Rıza MALKOÇ, Yönetim Teknikleri'ni inceledi.
08 Şub 16:38 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Teori ve zor anlaşılır akademik anlatımlara boğulmamış, pratik, uygulanabilir yönetim teknikleri el kitabı.
Başlangıç için iyi bir seçim.
İnşaatın temeli gibi. Sistem, planlama, strateji, kalite ve insan kaynakları alanındaki deneyim ve önerileri okumaya değer.

Ali Rıza MALKOÇ, Anında Milyoner'i inceledi.
07 Şub 21:30 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap İnceleme Yazısı



Kitap Adı : Anında Milyoner

Yazarı : Mark Fisher

Yayıncı : Klan Yayınları

Baskı : 2. Baskı 2015 – 116 Sayfa





Kitap yaşanmış bir deneyimi aktarıyor, okurken şu duyguya kapıldım:

Sanki Tony Buzan, Osho, Krishnamurti, Halil Cibran, Tolstoy bir araya gelmiş de, birbirlerine yaşam öyküleri, birikimlerini anlatıyorlar ve bu kısa öykü ortaya çıkıyor.

116 sayfalık bir günde okunabilecek bu kitap, sadece “ticari kazanma hırsını öğütlüyor ve öngörüyor “ gibi algılanmasın. Ayrıca zenginliğin yaşamda öncelikli ve her şey olmadığı da belirtiliyor.

Zihnimizi; kabul edilebilir bir gerçeğe odaklıyor. Ölüm ve fanilik de hayatın bir gerçeği olarak çıkıyor karşımıza.



Başarı, özgüven, motivasyon, kişisel gelişim, girişim, cesaret, azim, sabır gibi yaşamımıza yol açan olumlu değerleri, küçük hacimli bir alana sığdıran bir kitap daha önce okumamıştım.



Sadece milyoner olmak için değil, planlı, kararlı, özgüvene dayalı bir sabrı öğrenmek için okumalı.

Hedefi olan ve bu uğurda çalışanlar için verimli bir motivasyon kaynağı.

Önyargı, içgüdü, bilinçaltı ve önsezi kavramlarının; karar, davranış, tercih ve kanaatlerimizi nasıl şekillendirdiğini, anlaşılır felsefi bir dille ve bilgece aktarıyor bize kitap.

Her okurun ilgisini çeken farklı anlatımlar olacaktır elbette. Çeviri ve yazım dilini de mükemmel buldum.

İyi okumalar

07.02.2018

Ali Rıza Malkoç