Hasan Cemal

Hasan Cemal

Yazar
8.1/10
137 Kişi
·
502
Okunma
·
93
Beğeni
·
3635
Gösterim
Adı:
Hasan Cemal
Unvan:
Gazeteci, Yazar
Doğum:
İstanbul, 1944
İttihat ve Terakki partisinin en önemli şahsiyetlerinden olan Cemal Paşa'nın torunudur. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Gazeteciliğe 1969 yılında Ankara’da haftalık Devrim dergisinde başladı. Yeni Ortam dergisi, Anka Ajansı ve Günaydın gazetesinde çalıştıktan sonra 1973 yılında Cumhuriyet gazetesine girdi. 1981-1992 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde genel yayın yönetmenliği yaptı. 1992-1998 yılları arasında Sabah gazetesinin birinci sayfa yazarlığını yaptı. Halen Milliyet gazetesinde haftada altı gün iç ve dış politika yazıları yazıyor. Nokta dergisi 1989 Doruktakiler ve Gazeteciler Cemiyeti Fıkra Ödülü’nü kazandı. Genel yayın yönetmenliğini yaptığı Cumhuriyet gazetesi 1986’da Sedat Simavi Ödülü’nü kazanarak yılın gazetesi seçildi.
Tayyip Erdoğan’ın kendi alışkanlığıdır anayasa suçu işlemek.
Şimdi de kalkmış, ‘anayasa suçu’ işledikleri gerekçesiyle HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş’la Figen Yüksekdağ’ın milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istiyor.
Ve Erdoğan, kendi başkan babalığı için, Kürt sorununu daha da işin içinden çıkılmaz hale getirecek bir kapıyı daha açıyor.
Anayasa suçuymuş...
Şaka gibi.
Bu memlekette asıl Tayyip Erdoğan’ın kendisidir, neredeyse her Allah’ın günü anayasayı orasından burasından çiğneyen.
Üstelik gizlisi saklısı yoktur.
Hepimizin gözlerinin içine baka baka yapar bunu.
Saray’daki Sultan’dır o, anayasayı sallamaz.
Yargı bağımsızlığını takmaz.
Güçler ayrılığını tanımaz.
Hukukun üstünlüğüne inanmaz.
592 syf.
"Önce insanım, sonra Fransız." demiş Montesquieu.

Ne güzel demiş. Bu sözü ilk defa duydum ve çok hoşuma gitti. Birbirimizle konuşurken karşımızda öncelikle bir insanın olduğunu öncelleyebilsek, Kürt, Türk veya dindar, dinsiz veya Sünni, Alevi gibi diğer özellikleri birer renk, zenginlik unsuru olarak görebilsek. Bunu sadece toplum değil devletler de yapabilse, devlet ki toplum için var olan bir organdır.

Bunları yapabilmek için öncelikle tabiki düşünce ve ifade özgürlüğünün tam teşekküllü şekilde kurulması ve daha önemlisi toplumun her kesimi tarafından benimsenmesi gerekiyor. Eminim ki hiç kimse düşünce ve fikir özgürlüğüne karşı değildir. Ancak yine eminim ki her düşünce ve fikir özgürlüğünü savunan kişinin tahammül edemediği fikirler var, kırmızı çizgileri var ve bunlardan dolayi bazı düşüncelerin ifade edilmemesinin gerektiğini savunanlar da var. Ancak meşhur bir söz vardır ya "Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır." Tabi bu sözün birtakım ayrıntılara ihtiyacı var. Sınırlamalara tabi tutulmadan konusabilmeli insanlar, şimdi fikrimi söylersem başıma bir şey gelir mi, linç yer miyim endişesi duymadan düşüncesini ifade etmesine müsaade edilmeli, yani düşünceden korkulmamali aksine düşüncelerin ifade edilmemesinden, edilememesinden, ettirilmemesinden korkulmalidir. Çünkü o zaman insan yalitilir, kendi başına bırakılır ve zincirleme reaksiyon oluşur.

Kitaba gelecek olursak da yazar bölgeyi yakından takip etmiş, bu gayet belli oluyor. Gerek askerlerle, gerek mitçilerle, gerek büyükelciler gerek bölge halkı gerekse teröristlerle konuşmuş; yani sorunu her açıdan degerlendirmek için değişik unsurların fikirlerine ulasmis ve bunu kitaplastirmis. Tabiki kendi yorumları ve bakış açısından da izler barındırıyor eser haliyle. Kendi köşe yazilarindan da yer yer bazı kısımları eklemiş kitaba.

Sorunun ilk saldirilardan itibaren nasıl başladığı ve devam ettiğini velhasil tüm süreci neredeyse farklı açılardan, kişilerden okumuş oluyoruz kitapta. Yazarı tanımam etmem ama kitapta herhangi bir art niyet sezmedim. Samimi ve iyi niyetli bir çalışma yapmışa benziyor. Önyargılari kenara bırakılıp okunulursa, insanın empati yapabilmesini sağlayabilecek bir eser potansiyeli var kitapta. Tabiki yazarın her yorumu, fikri doğru diye bir şey yok veya kitap bu sorun hakkında tam teşekküllü bir eser de olmayabilir ama bilinçli ve onyargisiz sekilde okunursa faydali olabilecek bir eser gibi duruyor.

Keyifli okumalar.
357 syf.
·Puan vermedi
“Eğer 20 yaşında iken komünist değilseniz kalbiniz yok demektir; 40 yaşınıza geldiğinizde hala komünist iseniz, kafanız yok demektir.” der Nobel Edebiyat Ödüllü Bernard Shaw.

Kitapla ilgili yazımız : http://1cay1kitap.com/...asin-kendimi-yazdim/
170 syf.
·Puan vermedi
okuduğum kitap 2003 yıllı doğan yayıncılık tarafından basılmış kalınca bir kitap başlığı Kürtler Hasan Cemal'in deyişiyle'' Bu yalnız Kürtlerin değil, Türklerin de kitabı'' bende Hasan beyin bu sözüyle ne demek istediğini kitabı okuduktan sonra anladım ve katıldığımı belirtmek isterim. Kısaca kitapta neler anlatıldığını belki merak edip okuyacak arkadaşlara aşağıdaki gibi sıralamak istiyorum.
-1925 yıllında çıkarılan şark ıslahat planının 41 maddesinde bu topraklar üzerinden yaşayan herkesin sadece Türkçe konuşması diğer dillerin yasaklanması
-12 eylül 1980 yılında Diyarbakır cezaevinde yapılan insanlık dışı işkenceler
-Barzani ve Talabani ile yapılan konuşmalar
-1995 yılında Pkk'yi bitirmek için Türk ordusunun Kuzey Irağa girmesi
-1990 yıllarda Vedat Aydın ve Musa Anter gibi diğer bazı aydınların öldürülmesi
- Susurluk olayı ...
- iki ateş arasında kalmış halkın acıları
-köy yakma ve boşaltmaları
kitapta neler anlatıldığını yazarsam galiba sayfa uzayıp gidecek. son olarak bu topraklara huzurun gelmesi için farklıların zenginlik olduğunu kavrayıp baskılarla hiçbir zaman çözüm olamayacağının bilincine vararak, demokratik yollarla çözüm yollunu aramalıyız...
270 syf.
·Beğendi·10/10
17 yaşında aldığı bir kararın ardından kararlılıkla, ne yaptığının gayet farkında olarak giden, bu yoldan onu alıkoyabilecek hiçbir müdahaleye/engele izin vermeyen ve nihayet amacına ulaşan bir kadının öyküsü. Yani yaşından önce olgunlaşmış bir kadın Şenay, gittiği yerde de ne müzikten, ne öğrenmekten ne de kitaplardan geri kalıyor. Bir kez daha kanıtlıyor ne istemenin ne de öğrenmenin sınırı var.
270 syf.
·10/10
Direnişin gerçek adı , cesaretin, hayallerin, yaşanmışlıkların ihanetin, şevkatin, hevalin diğer adı DELİLA
Hasan Cemalin Okunmaya değer kitablarından biri
270 syf.
·10/10
Okumaya başladığınız anda insanlığa ve hayata bakış acınızı genişletecek ve duygu dolu anlar yaşayabilmenin böylesine haz dolu olduğuna inanamayacaksiniz...
Etkilenmemek elde değil.
170 syf.
·7/10
Çok yanlı bulduğum, okurken beni çok rahatsız eden ama "Eee,bakalım sonunda neye bağlayacak" diye merak ederek okuduğum bir yazardı. Kitap bittiğinde ise tüm vatansever duygularımla yazarı bir daha okumama kararımı çoktan vermiştim.
357 syf.
Bozulmamış bir vicdanın tetiklediği bir özür mahiyetinde bir demokrat oluş hikayesi. Yayınlandığı yıl 1999'da büyük ses getiren kitap güncel konuları değil geçmişi irdeledeği için her dönem okunabilecek bir eser.
Gülay
Gülay Barışa Emanet Olun Kürt Sorununa Yeni Bakış'ı inceledi.
376 syf.
·Beğendi·8/10
Hasan Cemal'in kürt sorunu üzerine gayet objektif bir şekilde yazmış olduğu bu kitabı 1000Kitapta sadece altı kişinin okumuş olduğunu gördüğüm zaman inanın çok şaşırdım.
Bu kitabı okuduktan sonra Türkiye'nin kilit sorunlardan olan bu konuya karşı herkesin bakış açısının değişeceğini ve daha tarafsız şekilde yaklaşım sergileyeceklerini düşünüyorum.
357 syf.
·Puan vermedi
Hasan Cemal'den bir özeleştiri diyebiliriz. Devrimci olduğu yıllardan nasıl demokrat bir birine dönüştüğüne dair izler... Kitapta günümüz yazarlarının gençlik ve öğrencilik yıllarına dair anılarda mevcut. Örneğin Cengiz Çandar'ın Yön dergisinde kaza sonucu silahın patlamasıyla yaralanan birinin ardından:'' Kaldırın silahı faşistler vurdu'' demesi gibi anılar da mevcut

Yazarın biyografisi

Adı:
Hasan Cemal
Unvan:
Gazeteci, Yazar
Doğum:
İstanbul, 1944
İttihat ve Terakki partisinin en önemli şahsiyetlerinden olan Cemal Paşa'nın torunudur. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Gazeteciliğe 1969 yılında Ankara’da haftalık Devrim dergisinde başladı. Yeni Ortam dergisi, Anka Ajansı ve Günaydın gazetesinde çalıştıktan sonra 1973 yılında Cumhuriyet gazetesine girdi. 1981-1992 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde genel yayın yönetmenliği yaptı. 1992-1998 yılları arasında Sabah gazetesinin birinci sayfa yazarlığını yaptı. Halen Milliyet gazetesinde haftada altı gün iç ve dış politika yazıları yazıyor. Nokta dergisi 1989 Doruktakiler ve Gazeteciler Cemiyeti Fıkra Ödülü’nü kazandı. Genel yayın yönetmenliğini yaptığı Cumhuriyet gazetesi 1986’da Sedat Simavi Ödülü’nü kazanarak yılın gazetesi seçildi.

Yazar istatistikleri

  • 93 okur beğendi.
  • 502 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 393 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları