Adı:
Kürtler
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051417158
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
"… Büyücüler, ay tozundan yaratıldıkları için topraktan gelen insanları küçümsermiş. İnsanlar da büyücülerin kendilerinden daha yetenekli olmasını çekemez, onları uğursuz sayarmış. Böylece bu iki zeki varlık karşılıklı hep düşmanlık besler, birbiriyle hep savaşırmış.

Bu savaşların sonuncusu, yeryüzünün en güzel köşelerinden biri olan Gül Ovası'nda, insanların kurduğu akıl ülkesinin topraklarından birinde yaşanmış…

Akıl Ülkesinin Padişah'ı, Hayal Ülkesi'nin Büyücü Kralı'nı yenmiş…"

Usta yazar Ahmet Ümit'ten küçük ama enginlere sığmaz bir masal Olmayan Ülke; tüm evreni içinde barındıran bir su damlası gibi…
(Tanıtım Bülteninden)
okuduğum kitap 2003 yıllı doğan yayıncılık tarafından basılmış kalınca bir kitap başlığı Kürtler Hasan Cemal'in deyişiyle'' Bu yalnız Kürtlerin değil, Türklerin de kitabı'' bende Hasan beyin bu sözüyle ne demek istediğini kitabı okuduktan sonra anladım ve katıldığımı belirtmek isterim. Kısaca kitapta neler anlatıldığını belki merak edip okuyacak arkadaşlara aşağıdaki gibi sıralamak istiyorum.
-1925 yıllında çıkarılan şark ıslahat planının 41 maddesinde bu topraklar üzerinden yaşayan herkesin sadece Türkçe konuşması diğer dillerin yasaklanması
-12 eylül 1980 yılında Diyarbakır cezaevinde yapılan insanlık dışı işkenceler
-Barzani ve Talabani ile yapılan konuşmalar
-1995 yılında Pkk'yi bitirmek için Türk ordusunun Kuzey Irağa girmesi
-1990 yıllarda Vedat Aydın ve Musa Anter gibi diğer bazı aydınların öldürülmesi
- Susurluk olayı ...
- iki ateş arasında kalmış halkın acıları
-köy yakma ve boşaltmaları
kitapta neler anlatıldığını yazarsam galiba sayfa uzayıp gidecek. son olarak bu topraklara huzurun gelmesi için farklıların zenginlik olduğunu kavrayıp baskılarla hiçbir zaman çözüm olamayacağının bilincine vararak, demokratik yollarla çözüm yollunu aramalıyız...
Çok yanlı bulduğum, okurken beni çok rahatsız eden ama "Eee,bakalım sonunda neye bağlayacak" diye merak ederek okuduğum bir yazardı. Kitap bittiğinde ise tüm vatansever duygularımla yazarı bir daha okumama kararımı çoktan vermiştim.
Ne bir tarih kitabı, ne de salt bir ideoloji- düşünce kitabı. 90'lı yıllardaki doğu-güneydoğu cehennemine bir gazetecinin gözünden bakın, okuyun. Teşekkürler Hasan Cemal :-)
“Farklılık birliğe engel değildir; çeşitlilik zenginliğimizdir!”
Hasan Cemal
Sayfa 606 - Doğan(epub)
1994’ün kasım ayında Güneydoğu’nun fotoğrafı...
Mardin’in içinden geçiyorum sabah vakti erken. Hafif puslu bir hava.
Bir cami, bir kilise...
Beyaz üstüne kırmızı yazılmış:
“Cafe Mon Amour!”
Kimin aklına gelmiş? Hangi özlemin ifadesi?
Hemen yanı başında bir afiş:
“İslam Fıkıh Ansiklopedisi.”
Böyle bir ülke işte!
Hasan Cemal
Sayfa 396 - Doğan(epub)
Aklıma yaşar Kemal'in ''zilli Kurt'u'' geld,Üç dört yıl önce ki bir yazımda kısaca yazmıştım. Söyle anlatır zilli kurdu:
''Zilli Kurt'' adı şuradan geliyor; kurtlar Anadolu da bir koyun damına girdiler mi, bir tanesini yemez,hepsinin boğazını sıkar.kurdun ağzının değdiği koyun yaşamaz. Bir gece de bütün bir köyün koyununu yok edebilir. Kurt çeker gider... Köylüler atlara binip kurdun ardından giderler, silahsız, köpeklerle.Köpekler öldürmesin diye, Köpeklerin boyunlarındaki tohtları çıkarırlar. Kurdu yakaladıktan sonra fiske vurmazlar. Boğazına sağlam bir kirişle zil takarlar.Kurt ne koyuna yaklaşabilir, ne köye...Acından ölür. işte bunu yaşamımla birleştirdim.Çok iş yaptım ben otuz kırk kadar... Adana'da zilli kurt oldum, sosyalistlikten dolayı. Türkiye dünyanın en ağır faşizmini yaşadı. Herkes sanıyor ki iki parti oldu. demokrasi geldi ... Benim '' zilli kurt'ta anlatacağım. Hükümete aykırı düşüncede olanların çektikleri... Tam zilli kurt yaşamıydı.O işe giriyorum, on gün sonra polis geliyor, çıkarılıyorum. Öteki işe giriyorum, jandarma geliyor, çıkarılıyorum. Birde insanları öyle şartlıyorlar ki...En korkuncu da beni o , beni işe almaya korkuyor herkes... bana düşüncelerimden dolayı çok çektirdiler. düşüncelerimden dolayı zilli kurt oldum.
Hasan Cemal
Sayfa 386 - doğan kitapçılık
“Tam elli altı hafta boyunca Galatarasay Lisesi’nin önünde çoğunluğunu kadınların oluşturduğu bir grup insan, kayıp çocuklarını bulamadıklarını sokaktan geçen bazı başka insanlara anlatmak istediler. Ben bu eyleme elli altı hafta boyunca katıldım. Oturma sırasında tek bir çıtın çıkmadığını biliyorum. Polisin orada oturanlara bildiri dağıttığına, polisle her çeşit diyaloğun uygar bir çerçeve içinde gerçekleştiğine de tanık oldum. Ancak bir ay önce etrafımızı her zamankinden yoğun saran çevik kuvvetten birinin, ‘Emir gelmedi mi daha, avucum kaşınıyor’ dediğine de tanığım. Bir hafta sonra bu insanlar dövüldü, gözaltına alındı. Buna da tanığım. Çünkü bu insanlardan biri de bendim. Haber kaynakların sana ulaştırıyor mu bilmiyorum. Ama Türkiye’de dört yüzü aşkın insandan, polis tarafından götürüldüklerinden bu yana haber alınamadı. Daha doğrusu bir daha bu insanları sağ gören olmadı. Hasan Ocak misali cesetleri bulundu. Son bir yıl içinde yirmiyi aşan gözaltında kayıplar var. Geçen yılın haziran ve temmuz aylarında gözaltına alınan beş kişinin cesetleri ocak ve şubatta Çukurca’da yol kenarında bulundu. Devletin gözaltına aldığı insanları cebine koymadığını sen de biliyorsun. Bunu da etki-tepkiyle mi açıklayacağız? Bizler de mi PKK ve terör örgütleri tarafından manipüle ediliyoruz? Bu ülkede sorunlarını şiddetle çözmeyi reddedip herhangi bir demokratik hakkı savunan insan, ertesi gün devletin şiddetiyle karşılaştığında, demokratik hakkını talep ederek ve savunarak da mı şiddeti körüklemiş oluyor yani? Bunları yaşayanlardan kaç kişi sorunlarını demokratik bir platformda çözmek inadını gösterecek dersin?”
Hasan Cemal
Sayfa 647 - Doğan(epub) Cumartesi Anneler 2018'in 14 Nisan'ında 681.kez Galatasaray Meydanındaydı.
Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan göç olayıyla ilgili olarak TBMM’de kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nun 1 aralık 1996 tarihli raporu var. Buna göre, 1993 ve 1994 yıllarında Olağanüstü Hal Bölgesi’yle bitişik illerde 820 köyle 2 345 mezra boşaltılmış. Toplam 378 bin 335 kişi göç etmiş. Bunlar resmî rakamlar. Kimileri göç edenlerin sayısını abartılı biçimde 500 binden 2 milyona kadar çıkarabiliyor. Fakat bu göçlerle çok büyük bir insanlık dramının yaşandığı kesin. Evinden barkından edilenlere, daha önce makul bir süre tanındı mı? Makul bir süre verildi mi? Tazminat hakları tanındı mı? O kadar çok sorunun yanıtı boşlukta kalıyor ki?
Hasan Cemal
Sayfa 462 - Doğan(epub)
Özal, Kürtlerle arasında gönül bağı kurmayı nasıl becerdi? O değil miydi, 8. maddeli Terörle Mücadele Yasası’nın altında imzası olan? “Sansür ve Sürgün Kararnamesi”ni çıkartan? Olağanüstü hal” onun başbakanlığında başlamadı mı? Köy ve mezralardan “göç” olayının mimarı da kendisi değil mi?
Evet öyleydi.
Peki o zaman bu “gönül bağı” nasıl oluştu?
Belki de işin püf noktası... Özal, Güneydoğu’da sorun çözülmeden ekonomiyi de, demokrasiyi de düze çıkarmanın uzak ihtimal olduğunu görmüştü. Çözüm birçok faktörün yanı sıra bir de Kürt insanını kazanmaktan, Türk ile Kürt’ün kardeşliğini sağlam kazığa bağlamaktan geçiyordu. Özal bu niyetinin içtenlikli olduğunu bölge insanına gösterdi, daha doğru deyişle hissettirdi. Bunun için siyasal cesaret sergiledi. Kürt sözcüğünü ilk kez açıkça ifade eden başbakan oldu. Liberal bir tavır takındı. Güneydoğu ve Kürt sorunuyla ilgili olarak –federasyon dahil– her şeyin serbestçe tartışılması gerektiğini belirtmekten kaçınmadı.
Hasan Cemal
Sayfa 239 - Doğan (epub)
Eşber Yağmurdereli’nin nasıl ite kaka gözaltına alındığını izlediniz mi televizyon ekranlarında?.. Yağmurdereli... Görme özürlü... Avukat... İnsan hakları savunucusu... ‘Barış İçin 1 Milyon İmza’ kampanyasının öncüsü... Ve düşünce suçlusu! On dört yıl hapis yatmış... Şimdi yirmi iki yıl daha hapse girmeye hazırlanıyor. Niye? ‘Söz’den dolayı. Düşünceden dolayı. Yapılan bir konuşmanın, ifade edilen bir fikrin bedeli tam yirmi iki yıl demir parmaklık arkasında yatmak... Lütfen düşünün. Adalet bunun neresinde? Bunun neresi insan haklarına, demokrasiye sığar? Vurun bileklerine kelepçeyi Eşber Bey’in. İte kaka gözaltına atın. Yirmi iki yıllığına hapse gönderin. Eşber Bey gözaltına alınırken, ‘Çekin bu fotoğrafı’ diyordu olanca serinkanlılığıyla, ‘Altına da yazarsınız Türkiye’de demokrasinin fotoğrafı diye...’”
Hasan Cemal
Sayfa 644 - Doğan(epub)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kürtler
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
170
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051417158
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
"… Büyücüler, ay tozundan yaratıldıkları için topraktan gelen insanları küçümsermiş. İnsanlar da büyücülerin kendilerinden daha yetenekli olmasını çekemez, onları uğursuz sayarmış. Böylece bu iki zeki varlık karşılıklı hep düşmanlık besler, birbiriyle hep savaşırmış.

Bu savaşların sonuncusu, yeryüzünün en güzel köşelerinden biri olan Gül Ovası'nda, insanların kurduğu akıl ülkesinin topraklarından birinde yaşanmış…

Akıl Ülkesinin Padişah'ı, Hayal Ülkesi'nin Büyücü Kralı'nı yenmiş…"

Usta yazar Ahmet Ümit'ten küçük ama enginlere sığmaz bir masal Olmayan Ülke; tüm evreni içinde barındıran bir su damlası gibi…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 75 okur

  • Tekin Güllü
  • Ahmet Turan AKGÜNEŞ
  • K
  • Alla_me_i Taftazani
  • R.ÇELİK
  • Azad Pamuk
  • Nupel Da
  • Gökay Yavuz
  • İbrahim Okumuş
  • H. yıldız

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%15.8
25-34 Yaş
%21.1
35-44 Yaş
%50
45-54 Yaş
%7.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%26.1
Erkek
%73.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15 (3)
9
%15 (3)
8
%30 (6)
7
%20 (4)
6
%15 (3)
5
%5 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0