Geri Bildirim

Barışa Emanet Olun Kürt Sorununa Yeni BakışHasan Cemal

·
Okunma
·
Beğeni
·
955
Gösterim
Adı:
Barışa Emanet Olun Kürt Sorununa Yeni Bakış
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
376
ISBN:
9789752899315.
Kitabın türü:
Yayınevi:
Everest Yayınları
Kürt sorunuyla ilgili ilk kitabım Kürtler 2003’te yayımlandı. Meselenin peşini bırakmadım. Kürt sorununun silah ve şiddetle bağı nasıl kopar, PKK dağdan nasıl iner sorusunun yanıtını araştırmaya devam ettim.
Bu çabalarım her zaman 'gazeteci kimliği' çerçevesi içinde kaldı.
2010 yılının ekimiydi. Kızıltepe'de PKK üyeliğinden on yıl hapis yatmış belediye başkan yardımcısı Haşim Baday'la sohbet ederken "Kürtler kitabını bugün yazsanız bence farklı yazardınız," dedi. "haklısın," dedim.
Anlaşılan dikkatli bir okurumdu. Çünkü geçen sekiz yıl içinde Kürt sorunu ve PKK'ye ilişkin bakış açılarımda bazı değişiklikler yaşamıştım. Bu değişim 'Kürt Realitesi'yle’ PKK realitesinin giderek iç içe geçmesinde düğümleniyordu. Bu kitap savaşa Kürtçe "edî beşe!", Türkçe "yeter artık!" diyor.
Hasan Cemal'in kürt sorunu üzerine gayet objektif bir şekilde yazmış olduğu bu kitabı 1000Kitapta sadece altı kişinin okumuş olduğunu gördüğüm zaman inanın çok şaşırdım.
Bu kitabı okuduktan sonra Türkiye'nin kilit sorunlardan olan bu konuya karşı herkesin bakış açısının değişeceğini ve daha tarafsız şekilde yaklaşım sergileyeceklerini düşünüyorum.
Kürt ve kürdistan meselesine klasik turkcu bakis. Bu meseleye 'ama' ile baslayan her yorum elestiri bakis gibi sakat yetersiz ve tarafli. Okunabilir. sadece okumus olmak

Benzer kitaplar

Ne zaman yolum buraya düşse aynı şeyi düşünürdüm. Ülkeyi yöneten devlet büyükleri, başbakanlar, genelkurmay başkanları ya da Kürt sözcüğünü duyunca tüyleri diken diken olan yazarlar, gazeteciler Diyarbakır'a gelip Nuri Usta'nın Çay ocağında birkaç sabah geçirse, belki bunca acı çekilmez, anaların yüreği bu kadar ağlamazdı diye düşünürdüm.
Yıl 1961,
27 Mayıs Darbesinin lideri orgeneral Cemal Gürsel 1961'de Diyarbakır'da der ki:
"Bu memlekette Kürt yoktur. Kürdüm diyenin yüzüne tükürürüm."
Beyinleri devletin ezberleri tarafından yıllar boyu tutsak alınanlar, devletin çizdiği, dikte ettiği "kırmızı çizgilerin" dışına çıkamaz.
Atatürk de bir zamanlar Kürtler için"özerkliği" savunmuştu. İstiklal Savaşı'nın hemen arkasından 16-17 Ocak 1923'teki İzmit Basın Toplantısında Ahmet Emin Yalman'ın bir sorusu üzerine, Kürt meselesinin 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda belirtilen "yerel özerklik" düzenlemesiyle çözüleceğini son derece açık bir dille söyleyen Mustafa Kemal'di.
Kürt sorununa kitabi bakanlar, resmi ezber ve klişelerin çerçevesini çizilen raporlardan öğrenenler, acaba 12 Eylül askeri yönetiminin Diyarbakır cezaevinde yaşanan insanlık suçlarıyla, bu utançla yüzleşmeden gerçek bir barışın kapımızı çalışmayacağını hiç düşündüler mi?
Anlatıyor:
"Dargeçit'liyim. Çocukken yazları damda yatardık. Ezan sesiyle uyanırdım sabahları. Arkasından hayvanların, horozların, kuşların, ineklerin sesi gelirdi. Son olarak da Süryani kilisesinin çan sesi...
Böyle büyüdüm ben.
Yıllar sonra yine Dargeçit'e gittim. Damda yattım. Ezan sesiyle uyandım. Hayvan seslerini duydum. Sonra bekledim, ama çan sesleri gelmedi. Çünkü gitmişti Süryaniler...
Ankara'da kimileri Kürt sorununu, PKK'yı devletin resmi raporlarından, belgelerinden veya kitaplarından öğrenmeye çalışmıştır. Devletin memurudur, askerdir, diplomattır ya da siyasetçidir, akademisyendir veya gazeteci de olabilir böyleleri.
Kendi dünyasına kapanıp Kürt sorunu gibi karmaşık, çetrefilli bir konuyu daha çok kağıt üzerinde anlamaya gayret ederler.
Böylece kendileri kitabi, değerlendirmeleri de mekanik kalır; toplumla temas etmedikleri için de "empati" den fazla iz olmaz yaklaşımlarında...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Barışa Emanet Olun Kürt Sorununa Yeni Bakış
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
376
ISBN:
9789752899315.
Kitabın türü:
Yayınevi:
Everest Yayınları
Kürt sorunuyla ilgili ilk kitabım Kürtler 2003’te yayımlandı. Meselenin peşini bırakmadım. Kürt sorununun silah ve şiddetle bağı nasıl kopar, PKK dağdan nasıl iner sorusunun yanıtını araştırmaya devam ettim.
Bu çabalarım her zaman 'gazeteci kimliği' çerçevesi içinde kaldı.
2010 yılının ekimiydi. Kızıltepe'de PKK üyeliğinden on yıl hapis yatmış belediye başkan yardımcısı Haşim Baday'la sohbet ederken "Kürtler kitabını bugün yazsanız bence farklı yazardınız," dedi. "haklısın," dedim.
Anlaşılan dikkatli bir okurumdu. Çünkü geçen sekiz yıl içinde Kürt sorunu ve PKK'ye ilişkin bakış açılarımda bazı değişiklikler yaşamıştım. Bu değişim 'Kürt Realitesi'yle’ PKK realitesinin giderek iç içe geçmesinde düğümleniyordu. Bu kitap savaşa Kürtçe "edî beşe!", Türkçe "yeter artık!" diyor.

Kitabı okuyanlar 37 okur

  • Yekta Batur
  • Metin Şahin
  • Ekin çakıcı
  • Serhad
  • emine özdilim
  • Elefteria
  • Minezel
  • Hasan Ekici
  • cengiz tolstoyevski
  • Üç Renk

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%27.3
25-34 Yaş
%27.3
35-44 Yaş
%40.9
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%4.5
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%21.6
Erkek
%78.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%40 (2)
7
%20 (1)
6
%0
5
%20 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%20 (1)