·172 syf.····Okunma: 25 Ağustos 2024 17:15 Sadece kitabın ismi bile ürkütüyor
Kaldı ki o isim hayatımızın her anında varken..
Kitabı okuduğum süre boyunca kul hakkı konusunda nasıl da hassas olduğumu(olmaya çalıştığımı) fark ettim, evet öncesinde de kul hakkından bihaber değildim tabi ki ama kitabı okudukça ne kadar da az dikkat ettiğimizi bir kez daha hatirlamiş oldum.
Mesela şuan kitapla ilgili ne söylesem de eksik olmadan, okuyacaklarin hakkına girmeden anlatabilirim onu düşünmekteyim o yüzden şimdiden eksik bir şey söyleyecek olursam hakkınızı helal edin.
Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere çok uzun ve hassas bir konu fakat bir şeylere gözümüzü kapatarak, haberimiz olmazsa sanki sorumlu değilmişiz gibi düşünerek kaçamayız. Hiç düşündünüz mü aslında hayatımızda belki de her gün bize normal geldiği halde onlarca insanın kul hakkına giriyor olabilir miyiz? "Küçük bir şey amaaan ne olacak" dediğimiz örneğin araba sürerken yalnış şerit kullanımı, arabada son ses müzik dinleme vb. Böyle basit gördüğümüz aslında "Kul Hakkı" olması sebebiyle yeterince büyük olan şeyler... Ve düşünsenize o yanından geçtiklerinizi bir daha göremeyecek ve helallik alamayacaksınız düşünmesi bile korkutuyor.
Allah bütün günahları isterse affeder, şirk hariç. Bir de KUL HAKKI... Eğer kul affetmiyorsa Allah da hakları gasp edilmiş kul adına suçluyu affetmiyor.
Devlet ise kendini hakkı elinden alınmış gasp edilmiş mağdurun üstüne çıkarıp suçları affediyor. Masumken haksız yere öldürülmüş, ırzına geçilmiş, evine hırsız girmiş mağdurlar çaresiz bir şekilde devlete bakıyor. Bu afta öyle unsurlar var kı insanı çileden çıkarıyor. Mesela masum ve iffetli bir kıza tecavüz edenin bu suçunu kapsam dışı bırakıyor, ama tecavüzden sonra kızı öldürmüşse bu ırz düşmanını ve katili affediyor. Kıza sormadan onun duygularını uğradığı tahribatı zerrece hesaba katmadan 40 bin civarında katıl, hırsız, gaspçı kısaca hukuk tanımayan insanların can ve malına göz diken, HAK ihlal eden, gözünü kırpmadan adam bıçaklayan, hiçbir trafik kuralına riayet etmeyıp insanların ölümüne sebep olan binlerce cani ve gaddar yine aramızda dolaşacak. Hiç kimse kendini güvende hissedemez...
Bu affin mimarı olanlar bu suçlular güruhuna kader mahkûmları dıyor.
Hıçbir hukuki sosyolojik karşılığı olmayan arabesk bir tanımlama bu. Hiç kimsenin şüphesi olmasın geçmişteki afların açıkça gösterdiğı gibi salıverilenlerin önemli bir bölümü bir iki aya kalmaz yeni suçlar ışleyıp hapse dönecekler. Yine ırza geçecekler, yine hırsızlık yapacaklar, yine cana kıyacaklar. Böylesi af, suç işleyip de cezasını çekmeden dışarı çıkacaklar hariç hiç kimseyi tatmin etmedi. Parti liderlerinin sözünden dışarı çıkamayan milletvekilleri hiçbir şekilde içlerine sindirmedikleri bir tasarıya "evet" dediler. Allah'ın dahi affetmediği suçları affetme cesaretini gösterdiler. Devlet üstüne en ufak tozu konduranı affetmedi. Başkalarına karşı işlenen suçları ise affetti. Bundan büyük hukuk ihlali olur mu? Şimdi mağdurların haklarını kim savunacak?
Boynuzlu koyunun boynuzsuz koyundan hakkının alınacağı o muhteşem zor güne hazırlıklı olmak isteyen her insan bu dünyada yaptıklarını iyi tartmalı, adımını ona göre doğru olarak atmalıdır.
Hepimizin gideceği belli, bu dünyada da yiyebileceği miktar belli değmez alem için ahireti yakmamali vesselam..