Gönderi

Tanrı'nın hikayesi tamamen kutsal değildir. J.Saramago
10/10
·385 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
Çevirisini çok başarılı bulmakla birlikte yazılmış olduğu dilde okuyabilmeyi arzu ettiğim ve bunu eksiklik olarak hissettiğim kitaplardan bir tanesi İsa’ya Göre İncil. Türkçeye daha önce ‘İncil’deki İkinci İsa’ ismiyle de çevrilmiş. ‘İncil’deki İkinci İsa’ veya ‘İsa’ya Göre İncil’… Anlam farkı büyük… Kitabın orijinal ismi portekizce ‘O Evangelho Segundo Jesus Cristo’ … Yani ‘İsa Mesihe Göre Müjde/İncil’… Mesih vurgusu var. Saramago bu kitabında; Mesih olma süreci içerisinde edebi bir karakter olarak kurguladığı ‘insan’ İsa’nın, Şeytan ve hatta Tanrı ile mücadelesini anlatırken biz okuyucuyu inandığımız inanmadığımız birçok değer ve kavram üzerinde düşünmeye sevk ediyor. Hıristiyan teolojisinde çok önemli bir yeri olan Masumların Katli anlatısı, Saramago İncili diyebileceğimiz bu kitapta yeni bir kurgu ile anlatılıyor. Kral Hirodes’in katliam emrini vermesinden ve dolayısıyle yapılan katliamdan İsa kendisini sorumlu tutuyor. Çünkü bu katliam; zalim Hirodes tarafından hükümdarlığına tehdit olarak gördüğü bebek İsa’nın yok edilmesi için yapılıyor. Üstelik babası marangoz Yusuf, köylülere kaçabilecekleri zaman varken askerlerin çocukları öldürmek için yola çıktıklarını haber vermiyor. Belki korkaklık belki de bencillik nedeniyle sadece kendi oğlunu kurtarıyor diğer bebeklerin ölümüne sessiz kalıyor. Sonrası ise büyük bir vicdan azabı, bitmek tükenmek bilmeyen kabuslar… J. Saramago tam da burada; İshak’ı kurtaran Tanrı’nın Beytüllahim’in çocuklarını neden kurtarmadığını sorguluyor. Öyle ya diyor, öyle ya o çocuklar da en az İbrahim’in oğlu kadar masumdu ama onlara merhamet gösterilmedi. Tüm suç İsa’nın babası marangoz Yusufda değildi. Katliamı önlemeyen melekleri ve Tanrı’yı da sorumlu tutarak büyük bir cüretle İsa’nın ağzıyla diyor ki ; Ey Tanrım ne zaman insanoğlunun karşısına çıkıp kendi hatalarını itiraf edeceksin?... Kitapta çok etkilendiğim bir diğer bölümde ise; havanın sisli olduğu bir gün Celile Gölü’ne açılan İsa’nın kayığı, gölün ortasında bir ışık küresinin içerisine giriyor. Ve bir anda İsa, kayığın kıç tarafında Tanrı’yı otururken görüyor. Tanrı varlıklı bir Yahudi gibi giyinmiş yaşlı bir adam suretinde… Sisin içerisinden yüzerek kayığa gelen Şeytanın, İsa ve Tanrı’nın arasına oturmasıyla sohbet derinleşiyor. Sonrasında ise Tanrı, Tanrı için ölmek, öldürmek, Tanrı’nın adaleti v.b. tüm kutsal kabul edilen kavramlar üzerinden çok incelikli ve zekice kurgulanmış bir felsefi tartışmaya tanıklık ediyoruz Saramago’nun kaleminden. İnsan olarak dünyaya gözlerini açan ve Mesih’e dönüşen İsa, çarmıhta ölürken yanıldığını, hayatının ta başından beri bu görkemli ölüm için tasarlandığını farkediyor. Tanrı’nın neden olduğu kan denizini ve sonsuz acıyı düşünürken göğe bakıyor ve haykırıyor ; ‘Ey insanoğlu, affet O’nu, çünkü ne yaptığını bilmiyor.’ Roman bittiğinde benim yüreğimde ve dilimde ise Saramago’nun ‘Tanrının hikayesi tamamen kutsal değildir.’ cümlesi… Yeni bir kitaba başlayabilmem için Saramago’nun İncili diyebileceğimiz bu kitabı içselleştirmem, kahramanları ile sohbet etmem ve cevap bulamadığım sorularımla uzun bir süre başbaşa kalmam gerekiyor. Nilgün ER AL 26/08/2024
İsa'ya Göre İncilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20183,131 okunma
·
102 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.