İntikam Yazı, Andreas Gruber
8/10
·408 syf.··
2024 4. kitabı
Konu: Avukat Evenly ve dedektif Pulaski farklı olay ve ipuçlarını takip ederler. Yolları bir yerden sonra kesişir. Beraber çalışarak katili ararlar. Bir yandan kazayla ölmüş gibi görünen nüfuslu adamların ölümü diğer yandan çoklu kişilik bozukluğu yaşayan genç bir kızın intiharının kesiştiği nokta ne olabilir? Bu kitaba uygun yaş önerim:+20 Çocuklara dair çok kötü, travmatik olaylar var. Cinsellik, şiddet, uyuşturucu... Okurken içim dağlandı. Çok sarsıcı. Bu kitabı okumalı mısınız? Kitap akışı çok ama çok sürükleyici. İki karakter arasında birinden diğerine sürekli geçiş yapılıyor. Bölüm sonları sürekli merak ettiriciydi, bu da kitabı elimden bırakmayı zorlaştırdı. Ana karakterler sağlamlar. Zeki, akıllı ve cesur. Olaylar da iyi bağlanmış. Karakterlerle beraber ipuçlarını bulmak ve fikir yürütmek eğlenceliydi. Sonunu çok merak ettim. Kitabın sonu beni çok tatmin etmedi. Çok farklı bir yöne gitti. Ama iyi bir kitaptı. Polisiye, gerilim, gizem karışımıydı. Genel olarak iyi bir kurgusu ve anlatımı var. Puanım: 8/10 <SPOİLER> Kitabın özeti: Kitap 2 ana karakter etrafında dönüyor: Avukat Evenly ve dedektif Pulaski. Avukat Evenly Bölümü Avukat Evenly: 32 yaşında, iyi bir hukuk ajansında çalışan, iki kedisi olan zeki ve cesur bir kadın Evenly, bir davayı araştırırken kuyuya düşüp ölen çocuk doktoru Rudolf Kielinger ile araba radyosunun alnına çarpmasıyla ölen meclis üyesi Heinz Prange arasında bir bağlantı olduğunu fark eder. Görgü tanıklarına göre iki adamda ölmeden önce sarışın, ip askılı elbise giyen bir kızla görüşmüş. Arkadaşı özel dedektif Patrick ile bu iki davayı araştırırken ortak bir noktayı: sarışın kızı fark ederler. Evenly'nin şüpheleri, akıl ustası avukat Holobeck'in ölümü üzerine gittikçe artar. O sırada Patrick'e araba çarpar ve bacağı alçıya alınır. İkili bu olayları araştırmaya devam eder. Araştırmalarına göre bu iki adam ( çocuk doktoru ve meclis üyesi) 10 yıl önce Friedberg'de bir gemi seyahatine ödemeler yapmaya başlamış. Gemi yolculuğunu düzenleyen ve ödeme alan Edward Hockinson'un adresini bulurlar. Evenly tek başına adamı ziyarete gider. Edward'ın kızı Greta ile görüşür: Ne yazık ki adam bir hafta önce boğazındaki şalın arabanın aksına dolanmasıyla boğulmuştur. Greta, babasının ölmeden önce sarışın bir kızla olduğunu söyler. Kızın robot resmini Evenly'e gösterir. Ardından Evenly evden çıkar. Greta'nın bir şeyler sakladığını sezen Evenly, gizlice eve tekrar girip robot resmini ve bir çalışma odasında bulduğu gemi yolcularının yazılı olduğu bir listeyi çalar. Listedeki son isim karalanmıştır, okunamaz haldedir. Gemi yolcu listesi Heinz Prange Rene Manzon Msrk Pelling Kurt Hanson Richard Ruschko Martin Ritter Rudolf Kieslinger Thomas Eberhardt Georg Pallock Edward Hockinson Peter Holobeck Alfons Bolten ..................(karalanmış yer) Greta, Smolle adlı biriyle telefon konuşması yapar. Evenly bir fırsatını bulur, Greta'nın konuştuğu kişiyi ve numarasını da kaydettikten sonra evden yakalanmadan çıkmayı başarır. Patrick'i arar ve bulduklarını anlatır. Listeyi ve telefon numarasını gönderir. Patrick numaranın 10 yıl önceki geminin kaptanı Paul Smolle olduğunu ve nerede yaşadığını bulur. Evenly oraya gider. Karavanda yaşayan, intihar girişiminde bulunan alkolik yaşlı bir adamla karşılaşır. Kaptan, yıllardır vicdan azabının içini kemirdiğini anlatır. Her yıl gemiyle zengin adamlar 9 günlük yolculuğa çıkar. Gemide kimsesiz çocuklara sürekli işkence edip, uyuşuturup t*c*v*z ederlermiş. Sonra da bir sahile bırakırlarmış. En son seferde Manuel adlı bir erkek çocuk ölmüş, cesedini sahile gömmüşler. Manuel'in ablası Lisa varmış. O da bizim katil sarışın, ip askılı kız. Kız, akıl hastanesindeymiş ama çıkmış ve kaptanla görüşmüş.Kız, Greta'nın evini soyup gemi yolcularının ismini almış. Kaptan bunları anlattıktan sonra intihar eder. Evenly şok olur ve Patrick'e olanları anlatır. Ardından Lisa'nın en son kaldığı akıl hastanesine gider. Orada Pulaski ile karşılaşır. Özetlersek çok nüfuslu adamlar, kaza süsü verilerek sarışın bir kız tarafından öldürülür. Sarışın kızın öldürdüğü adamlar: İlk kurban Heinz Prange. Adamı cezbetip arabasına biniyor. Beklemediği bir anda kafasına radyoyla vurarak öldürüyor. Arabayı uçurumdan aşağı atıyor. 2.kurbanı Rudof Kieslinger'i cezbettikten sonra adamın arabasının anahtarını yanlışlıkla kuyuya düşürmüş gibi yapıyor. Adam eğilip ararken de arkasından itiyor. Kuyuya baş aşağı düşen adam sıkışıyor ve suyun içinde boğularak ölüyor. 3.kurban Edward Hockins. Katil, kurbanını şalla boğduktan sonra şalı boğazında bırakıp arabanın aksına sıkışmış bir kaza eseri ölüm gibi gösteriyor. 4.kurban Peter Holobeck. Adamın evine giriyor ve telefonla başına vuruyor. Ardından adamı balkondan aşağı atıyor. Bu sarışın kız da 10 yıl önce gemide çok kötü şeyler yaşamış olan Lisa'dır. Şuan da akıl hastanesindeki katil: Lisa Dedektif Pulaski Bölümü Dedektif Pulaski : ellili yaşlarda sigara bağımlısıdır, astımı olan zeki bir dedektiftir. Pulaski'nin kanser olan karısı Karin, yanlış kemoterapi yüzünden 5 yıl önce ölür. Bu sebeple 7 yaşındaki kızıyla tek başına ilgilenmesi gereken Pulaski, Leipzig'e düzenli bir iş için tayinini ister. Akıl hastanesinde yaşanan bir intihar vakası için görevlendirilir. Çoklu kişilik bozukluğu olan genç bir kız Natascha Sommer, alkol alıp sol koluna iğne enjekte ederek intihar etmiştir. Alkolle birleşip ölümcül etki yaratan ilaç, kızı öldürmüştür. Pulaski, kızın üstünden intihar mektubu bulur. Kızın sol elinin parmaklarına mürekkep bulaşmıştır. Pulaski zekasını çalıştırır ve solak kızın kendisinin bizzat sol koluna hele alkollüyken bir şey enjekte edemeyeceğini yani birinin onu öldürdüğünü ve intihar süsü verdiğini fark eder. Hastanenin kamera kayıtlarını inceler ve dışardan altmış yaşlarında kır saçlı birinin hastane duvarına tırmanıp içeri sızdığını görür. Katil, dışarıdan biridir. Ölen kızın terapisti Sonja, Pulaski'ye kızın cinsel istismar kurbanı olduğunu, çoklu kişilik bozukluğu yaşadığını, şu ana kadar hiç konuşmadığı söyler. Kızın dosyasını verir. ( Pulaski ve Sonja arasında bir çekim oluşur.) Sonja, Pulaski'nin ondan istemesi üzerine aynı hastanede 3 gün önce kalp krizinden ölmüş Martin'in hasta kaydını da verir. Bu iki gencin ortak bir geçmişi vardır. İkisi de cinsel istismar mağduru ve çoklu kişilik bozukluğuna sahiptir. Dava başka bir birime verilir. Pulaski'ye davadan çekilmesi söylenir. Pulaski çekilir ama aslında bırakmaya niyeti yoktur. Bu iki beden ( Natascha ve Martin) otopside incelenir ve omuzlarında botoks yapılmış iğne delikleri bulunur. Pulaski tatil izni alır. Çok ünlü diğer akıl hastanesini olan Göttingen Psikiyatri Merkezinde, ölen gençlerle ortak geçmişi olan başka hastalar olup olmadığını kontrol eder. Sebastian adlı bir hastanın intihar ettiğini öğrenir. O da 19 yaşındadır. Hastanede 1998 yazında 8 yaşında aynı doktor tarafından tedavi edilmiş bir kız daha olduğunu öğrenir. Adı: Lesja. Hemen hastaneye gider. Oradaki doktoru ikna ettikten sonra kızın odasına giderler. Kızın bilekleri kesilmiş. Hem de birkaç dk önce. Pulaski, hemen katilin peşinden koşar. (Çok aksiyonluydu ve heyecanlıydı burası. Pulaski'nin hemen karar vermesi ve uygulaması, astımına rağmen katili takip etmekten vazgeçmemesi çok hoşuma gitti.) Pulaski, katili bacağından vurmayı başarır. Katil, yine de kaçar. (Pulaski'nin iç konuşmaları, tepkileri çok iyi, sevdim.) Oradaki sorumlu doktordan, bu gençleri 8 yaşındayken tedavi eden doktorun adını alır: Vobelski. Kır saçlı adamın öldürüp intihar süsü verdiği kurbanlar 1.kurban Martin Hommer: aşırı dozda ilaç alımı ile kalp yetmezliğinden öldü. 2.kurban Natascha Sommer: koluna enjekte ettiği ilaç ile intihar etti 3.kurban Sebastian Semmelschläger: intihar etmiş 4. Hedef : Lesja Prokopowytsch kollarını keserek intihar etmeye çalıştı. Yaşıyor. Pulaski, doktor Vobelski'yi bulur. Doktor Vobelski ile konuşur. Doktor, 1998 Ağustos ayında tedavi ettiği 5 çocuk olduğunu söyler. O çocuk da Lisa Guedijew'dir. Pulaski, kızı korumaya almak için kaldığı akıl hastanesine gider. Orada avukat Evenly ile karşılaşır. Özetlersek 1998 Ağustos'da çok kötü şeyler yaşamış çocuklar günümüzde bir katil tarafından intihar süsü verilerek öldürülüyor. Kalan son kişi: Lisa. İkilinin karşılaşması Paluski ve Evenly karşılaşır. Bilgi alışverişi yaparlar. İkisinin de ( okuyucu olarak benim de) kafası karışır. Lisa katil mi, korunması gereken biri mi? Lisa ile konuşurlar, Lisa tepki vermez. Grup terapisi kayıtlarını incelerler ve Sybil adlı bir kadının giderek Lisa' ya benzediğini fark ederler. Konuşması, giyinişi... Adeta Lisa olur. Hastaneden çıkmış olan Sybil'in aradıkları ip askılı,sarışın kız olduğunu anlarlar. Sybil, katildir ve Lisa gibi davranmaktadır. Burada Evenly'nin geçmişine bir dönüş olur. Evenly 10 , kız kardeşi 8 yaşındayken kaçırılır. Uzun süre T*c*v*z edilirler. Manyak herif, kaçarsa kız kardeşini öldüreceğini söyler. Evenly, bir şekilde kurtulur ve kaçar. Kız kardeşi ölü bulunur. Evenly derin bir pişmanlık yaşar. O herif 10 yıl ceza alıp çıkar. Evenly'nin ailesi o herif çıkmadan bir kazada ölmüştür.( Burada Evenly onları öldürmüş gibi geldi bana.. :/) Evenly'nin böyle bir geçmişi olması üzücü. Katille yüzleşirken aynı zamanda kendi geçmişiyle de yüzleşecek. Ama sağlıklı kararlar verebileceğinden emin değilim.) İkili, Sybil'in gemi yolcu liste sırasına göre öldürdüğünü fark edip sondan bir önceki isme giderler: Alfons Bolten. Gemi yolcu listesi Heinz Prange Rene Manzon Msrk Pelling Kurt Hanson Richard Ruschko Martin Ritter Rudolf Kieslinger Thomas Eberhardt Georg Pallock Edward Hockinson Peter Holobeck Alfons Bolten ..................(karalanmış yer) Alfons Bolten'in evine giderler. Adam evinin kapısını açar ve kendisi topallıyordur. ( acaba katil o mu? Dırı-dırı-dım) O sırada Patrick, Evenly'i arar. Evenly geride kalır. Pulaski ve Bolten yürümeye devam eder. Kitabın olay akışı Evenly'dedir. Patrick'ten öğreniriz ki katil Boltendir, kendisi botoks almış ve şantaj hesabı onunmuş. Evenly, eve sessizce girer. Pulaski'yi bulmak için telefonundan arar, amacı nerede olduğunu anlamaktır. Pulaski'yi evin bodrumunda kazana bağlı şekilde bulur. ( yerini tespit etmek için yapılan bu hamleyi beğendim.) Pulaski, Bolten'in kendisini botoks iğnesiyle gafil avladığını ve kalorifer borusuna kelepçelediğini, hareket edemediğini söyler. Evenly, zinciri çıkarmaya çalışırken Bolten gelir. Evenly, aslında Greta ile Bolten'in şantaj işinde beraber olduklarını, gemi yolcuları listesinde ismi karalanan son kişinin Greta olduğunu söyler. Sevgili olduklarıni ortaya çıkarır. Bolten bunları doğrular, ardından Bolten, Evenly'nin başına çuval geçirir. (Burada Evenly'nin travmaları tekrarlanır.) Tam kafasına kurşun sıkacak, Sybil belirir. Bolten bunları oraya kilitler ve gider.( yani bir katilden kurtulmalarının sebebi diğer katil. Ne ironi ama! Ya birde siz o kadar araştırmışsınız, gelmişsiniz. Niye salak salak katilin avucunun içine düşüyorsunuz? Pulaski, neden pat diye devre dışı kalıyor yazar bey? Pulaski ve katilin birbirlerini sözlerle tartıp mücadele edip dövüşmesini yani katille yüzleşmesini bizzat görmek isterdim. Böyle bir şey olmamış bir de bunu Evenly'nin bakış açısından öğreniyoruz. Neden bakış açısı Pulaski'de değildi? ;(( Evenly geldi, bari Pulaski'yi kurtarsaydı... Beraber mücadele etselerdi. Ama yok, katil kurtardı. Niye? Oraya katili engellemeye gelmiştiniz hani? Neyse...) Evenly, camdan Sybil'in botoksla Bolten'i uyuşturduğunu, benzin içirttiğini ve yaktığını görür. Gördüklerini Pulaskiye anlatır. Pulaski şok olur, "durdur onu. Belton mahkemede yargılansın " falan der AVUKAT Evenly'e. Evenly "hayır." der... Bunların olmasına elindeki silahla müdahale edebilecekken sadece İZİN VERİR. (Evenly'e burada çok sinirlendim. Hem avukatsın hem de elinde silah var. Engelleyebilirsin, engellemelisin. Ama önceden yaşadığın kötü olayın tetiklenmesiyle izin veriyorsun. ) (Ayrıca diyecek bir şey bulamıyorum...?? Bu nasıl bir senaryo? Kimse normal değil, herkesin bir travması var. Katil de haklı, kurban da suçlu. Katilin suçluyu öldürmesine izin vermek? Suçluyu katilden kurtarmak? Suçlunun cezasız kalmasına yol açmak? Kısır döngü var...) Sonra Evenly ve Pulaski, Sybil'in Greta'yı öldürmeye gittiklerini tahmin ederler. Çünkü Belton ve Evenly konuşurken Sybil, onları duymuştur. Gemi yolcuları listesindeki son ismin Greta olduğunu artık biliyor. Pulaski yanında yedek şarjör olduğunu söyler. Evenly silaha takar, kapı kilidini Pulaski'nin silahıyla patlatır. Ardından "Ben insan vuramam." der ve silahı yanına almaz. (oğlum katilin yanına gidiyorsun, ne demek silah almam????) Evenly giderken hala tereddütlüdür. Katille mi beraber olacağım yoksa katile karşı mı? ( bu kızın kararsızlığı beni öldürdü. Katile karşı olan iyi tarafta olmalısın. Ama sen kararsız kalıyorsun. Greta da katilmiş, iğrenç insanmış. Sybil de katil ve kurban. Evenly de kurbanmış. Allah aşkına bu nasıl bir senaryo??? Nasıl bir çıkmaz sokak?) Sybil'in öldürdüğü adamlar: Liste sırasına göre öldürüyor, atladığı isimler çoktan ölmüş olan adamların ismi. İlk kurban Heins Prange. Adamı cezbetip arabasına biniyor. Beklemediği bir anda kafasına radyoyla vurarak öldürüyor. Arabayı uçurumdan aşağı atıyor. 2.kurbanı Rudof Kieslinger'i cezbettikten sonra adamın arabasının anahtarını yanlışlıkla kuyuya düşürmüş gibi yapıyor. Adam eğilip ararken de arkasından itiyor. Kuyuya baş aşağı düşen adam sıkışıyor ve suyun içinde boğularak ölüyor. Edward Hockins 3. kurbanını şalla boğduktan sonra şalı boğazında bırakıp arabanın aksına sıkışmış bir kaza eseri ölüm gibi gösteriyor. 4.kurban Peter Holobeck. Adamın evine giriyor ve telefonla başına vuruyor. Ardından adamı balkondan aşağı atıyor. 5.kurban Alfons Bolten. Adamı botoks iğnesiyle uyuşturuyor. Benzin içirtip yakıyor. Evenly, Greta'nın evine girer. Orada Evenly, Sybil'i bulur ve ona aslında Lisa gibi davrandığını adının Sybil olduğunu hatırlatır. Sybil de bir çocuk gibi ağlamaya başlar, herhalde diğer kişiliği katil Lisa bu konuşmayla gitti. ( Allah Allah, ne hikmetse onlarca insanı öldürmüş kişilik bir konuşmayla gitti? Pek inandırıcı değil.) Tam kaçacaklar, Greta gelir. Odasının duvarından yay ve ok alır. Bir saklambaç başlar. Bizimkiler kaçar, Greta bunları yakalayıp öldürmeye çalışır. Evenly ve Greta bir kulübeye saklanır. O sırada Sybil kendi hikayesini anlatır: Sybil, 12 yıl önce o gemide olan çocuklardan biridir, Lisa ile anılarını kazanıp Lisa'nın öfkesini sahiplenerek Lisa için intikam alır. Bunu saklanırken Evenly'e anlatır. ( Yani peşinde seni avlamak isteyen bir manyak varken hiç sırası değil Sybil!) Greta, Belton'a bir şey olduğundan şüphelenmiştir. Tam bizimkileri bulur, öldürecek... İşte o an Pulaski bir ambulas ve silahıyla ortama giriş yapar. Araçtan inince Greta, onun omzuna bir ok saplar. Greta tam Pulaski'yi öldürecekken Sybil'in silahının yanında olduğunu Sybil'in hatırlatmasıyla alan Evenly, Greta'ya ateş eder. Onu vurur. Pulaski yaralı haliyle, Greta'yı tutuklar. (tabi canım Evenly. Silaha ne gerek vardı? Hani insan vuramazdın? Ölüyordun be ölüyordun! Neymiş lazımmış demek ki!) Neyse ki Pulaski ( zeki adamımız) bodrumda ambulansı aramış. Gelenler onu kelepçelerden kurtarmış, ona botoksu giderecek panzehir yapmışlar. Endişelendiğinden Evenly'e koşmuş. İyi de yapmış. Buraya gelirken de polisi aramış. (Evenly sen de arasaydın ya polisi, kendi başıma yaparım dedin az daha ölüyordun..) Polis ve ambulans gelir. Pulaski, Evenly'e "git Patrick'e bir şans ver" der ve ambulansla ameliyata gider. Patrick ve Evenly burada ayrılır. Günler sonra... Pulaski, iyileşip hastaneden taburcu olur. Cinayetleri çözdüğünden övülür. Sonja'yı arayıp yemeğe davet eder. Kızı Jasmine, Sonja ile konuşur ve onu haftasonu yapacakları geziye davet eder. [Çok tatlış bir baba-kız ilişkisi. Birileri gibi değil( John Rebus). Pulaski'nin Sonja ile uyumu ve aralarındaki kıvılcım da hoşuma gitti. Yine birileri gibi her romanda farklı kadınla ve bedensel ilişki içinde değil ( John Rebus) Pulaski karakterini sevdim.] Pulaski ve Evenly telefondan konuşurlar: Greta ve Sybil cezalandırılacaktır. Manuel'in cesedi aranıyor. Yaşadıklarını özetlerler. İletişimde kalalım deyip vedalaşırlar. Evenly, hukuk firmasından ayrılır ve ceza avukatı olarak işe başlar. İlk davası Sybil'dir. Patrick'e yeşil ışık yaktığı akşam yemeği daveti ile kitap biter. Ben size olay akışını özetleyeyim: 10 yıl önceki olaydan sağ kalan çocukları öldüren kişi Boltenmış. Tam nedeni açıklanmıyor. İki olası neden varmış: 10 yıl önceki meselenin açığa çıkması engellemek için veya kendisi de öldürüleceği endişesinden eski kurbanları öldürmüş. Bolten ve Greta sevgililermiş. Diğer yolculara Manuel'in ölümü hakkında şantaj yapmışlar. Çünkü cesedi gömen kişi Greta'ymış. Gemi yolcularını öldüren Sybil'miş. Lisa ile anılarını kazanıp bir tür intikam kişiliği oluşturuyor. Sırayla yolcuları öldürüyor. Yolcu listesinde sondan bir önceki isim Bolten. Bolten' i de öldürüyor. Greta'yı öldüremiyor. Evenly engelliyor. Yorum Kitabı genel olarak sevdim. Olayların kurgulanışı, karakterleri, esprileri, zeki hamleleri, insan ilişkileri, ipuçları, sürükleyiciliği ve akıcılığını beğendim. Kitaba başlarken ana karakterler arasında bir aşk olabilir diye düşündüm ve ümitlendim. Yani aynı davanın peşinden giden romantik bir ikili fena olmazdı.Bir kadın ve erkek. Ama Evenly 32 yaşında, Pulaski ellili yaşlarda. İkisininde hayatlarında olan biri var. Tamam iyi ama en baştan yaşlarını ve diğer ilişkilerini belirterek bizi boş hayallere süreklemeyebilirdiniz yazar bey. Katil kızın (Sybil), kurbanlarını nasıl öldürdüğünün de anlatılması iyi olmuş. Kız, hedefini takip ediyor ve yanına yaklaşıp zayıf yönünden faydalanarak hedefini öldürüyor. Zayıf yön, hayvani arzuları daha da açıkça söylemek gerekirse cinsel arzu. Hedefe yaklaşıp öldürürken genellikle doğaçlama yapıyor. Evenly'nin akıl hocasının 10 yıl önceki olayla bağlantılı olmasını sevmedim. Olay, çok kişisel bir hale geliyor. Ayrıca neden Evenly'nin akıl hocası Peter Holobeck, bu olaya dahil? Yani başka karakter yokmuş gibi bu adamı da dahil etmişler. Bu dahil etmeyi gereksiz buldum. Evenly'nin geçmişinde böyle bir olay yaşaması da gerekmezdi. Olaya kişisel bakmasına neden oldu ve tarafsız düşünüp karar veremedi. Kitapta bir de "altmış yaşlarında çekici bir adamdı." "Yaşlı olmasına rağmen yakışıklıydı." gibi tabirler var. Evenly söylüyor. Abi 60 yaşında adam niye çekici olsun? Yaşlı insan işte. Evenly, yaşlı insanları çekici mi buluyorsun? Yoksa yazar bey, adamlar 100 yaşında da olsa çekiciler mi? Yani çok saçma bir betimleme. Kitaptaki karanlık tema ve konu çok kötüydü. Böyle olayların yetişkinlerin başına gelmesi yeterince korkunçken çocukların başına gelmesi gerçekten yürek parçalayıcıydı. Çok sarsıcı o yüzden sağlam bir zihniyetle okuyun. Kitaptaki karanlık çocuk konusu bana Tess Gerritsen'ın Hasat adlı kitabını hatırlattı. Orada da farklı şekilde kötü şeyler yaşanıyordu. İyi bir polisiye olduğunu hatırlıyorum. Dil ve anlatım Olayın ana akışı, aslında zengin kişilerin kendi istekleri için yasa dışı ve ahlak dışı yollarla bunu gidermesi. Gemi yolculuğu, kimsesiz çocuklar, çocuklardan birinin 10 yıl sonra intikam için adamları öldürmesi, adamlardan birinin sağ kalan çocuklara ulaşıp onları öldürmesi. Böyle bir ana hikayesi var. Yazar olay akışını çok iyi tasarlamış. Yazarın anlatımıyla tüm parçaları karakterlerle birlikte siz de birleştiriyorsunuz. Merak ediyor ve akıl yürütüyorsunuz. Çok gizemli ve akıcı bir anlatım var. Yazarın dili sürükleyici ve anlaşılır. Beğendim. Kitapta bir Evenly bir Pulaski bölümü var. Her bölümde bakış açısı ana karakterler arasında değişip duruyor. Yani 1.bölüm Pulaski ve yaşadıkları, 2.bölüm Evenly ve yaşadıkları, 3.bölüm tekrar Pulaski... Böyle bir döngü var. Odak sürekli değişiyor. Bölümler çok kısa, sonu da çok merak ettirerek bitiyor. Bölümler daha uzun olabilirdi. Bölümlerin sonunun en heyecanlı yerde bitmesi başta hoşuma gitse de sonradan sürekli merakta kalmaktan sıkıldım. Aşırı kullanıldığından özelliğini yitirdi. Karakterler Evenly Meyers: 32 yaşında kadın avukat. Patrick : avukatlığı bırakıp özel dedektif olan Evenly'den hoşlandığı belli olan esprili bir adam, aynı zamanda Krager'in oğlu Krager: Evenly'nin hukuk firmasında patronu, paragöz biri Walter Pulaski: ellili yaşlarda bir dedektif Jasmine: Pulaski'nin kızı, 12 yaşında Sonja willhalm: Natascha'nın terapisti, cesur biri Horst Fux : Pulaski'nin amiri, inatçı bir kişiliği var. Malte: Pulaski'ye araştırmalarında yardımcı olan gergin bir polis En başlarda Evenly'e gıcık oldum. Çünkü kafasına göre iş yapıp ne hikmetse polisin bile bulamadığı ipuçları elde ediyor. Normalde polisin bulması gerekir ama Evenly iyi gösterilecek diye ipuçları özellikle konmuş gibi. Sonradan Evenly'i sevdim. Parçaları birleştirmesi, akıl yürütmesi, cesur ve zeki hareketleri hoşuma gitti. Tek başına ülke değiştirip ıssız yerlere gidebiliyor.Havalıydı. Ama Bolten'in öldürülmesine engel olmayışını sevmedim. Bunun haricinde en sonunda hep istediği gibi ceza avukatı olmak için cesur bir adım atmasına ve Patrick'e bir ilişki için adım atmasına sevindim. Pulaski karakteri favorim oldu. Düşünce tarzı, duygularını kontrol edişi, stratejik düşünüşü çok hoşuma gitti. Pulaski'nin sonunu da sevdim. Ölebileceğinden endişelenmiştim ama neyse ki iyi, yaşıyor. Sonja ile aşka doğru yelken açtı. Sonja ile telefondan konuşurken ki gerginliği, sevinci çok tatlıydı. İki karakterin yollarının bir yerde kesişeceği belliydi. Heyecanla bu anı bekledim. Çok uzun sürdü. Taaa 280.sayfalarda buluşuyorlar. Daha erken olmasını ummuştum. Kurgu Olayların kurgulanışı bayağı iyiydi. Günümüzden eskiye doğru, gerçekler parça parça açığa çıkıyor. Yazarın ana karakterlerle buna sizi ulaştırması ustaca tasarlanmıştı. Sybil'in cinayetleri çok rastgele tasarlanmış gibi geldi. Duruma göre öldürüyor. Her yere kendi resmini, DNA'sını, kendini gören şahitler veya kamera kayıtları falan bırakıyor. Yine de yakalanmıyor. Sevmediğim başka bir olay da Pulaski'nin araştımasının polis tarafından hep engellenmesi. Bırakın adam yürütsün araştırmasını. Niye davadan alıp engelleyip duruyorsunuz? Zaten katille mücadele edecek bir yandan da Pulaski'nin başına bürokrasi, birim savaşları çıkıyor. Olay akışında bir yerden sonra düğümlenme oluyor. Lisa'nın kimliği konusunda bir kargaşa. Katil mi korunması gereken bir tanık mı? Ben Lisa'nın gerçekten katil çıkmasını beklemiştim veya bir ikizinin olmasını falan. Sybil çıkması bir garip geldi. Bir de katilin sonuna kadar acımasızca öldürmesini beklemiştim. En son ağlayan küçük bir kıza dönüşüyor. Kararlılığını yitirmesi hoşuma gitmedi.Kararlılığını bir anda kaybetmesi de inandırıcı gelmedi. Ne bileyim biraz çatışma, dövüş, etkileyici konuşmalar, hipnoz vs. uygulandıktan sonra asıl kişiliği olan Sybil'e dönmesi daha gerçekçi olurdu. Veya Sybil'in sonuna kadar katil ve acımasız kalmasını isterdim. Bu sayede Sybil, Evenly veya Pulaski ile dövüşebilir ve yenilirdi, mücadele ederken iyi ya da kötü karakterin zekasını gösterecek zekice hamlelere yer verilebilirdi. Tam bir yüzleşme ve mücadele olması benim açımdan daha tatmin edici bir son olurdu. Pulaski ve Evenly, Bolten'in evine girene kadar çok iyi gittiler. Zekaları, kararlılıkları, iradelerinden etkilendim. Oradan sonra ana karakterlerin tam dövüşememesi, kararsızlıkları; Sybil'in romanın sonuna kadar hep acımasız ve kötü kalamaması beni hayal kırıklığına uğrattı. Başka bir değişle bir polisiye okuru olarak sonunu çok beğenmedim. Ama insan ilişkileri bakımından sonu çok hoşuma gitti. Pulaski ve Sonja, Evenly ve Patrick çok tatlı bir sonla bize veda ettiler. John Rebus serisinde hissettiğim sonun eksik kalması burada yoktu. Çok iyi tamamlanmıştı. İnceleme içinde birkaç yerde John Rebus karakterine gönderme yaptım. Merak edenler John Rebus serisini veya John Rebus incelemelerimi okuyabilir. Ufak bir hatırlatma: Öncelikle bu kesinlikle benim düşünce ve yorumlarımdır. Başkası farklı düşünebilir ve katılmayabilir. Bu kitabı okumanızı ve katılıp katılmadığınız yerleri tartışmayı isterim. Önemli olan ortak kitap okumamız ve tartışırken eğlenmemiz. Kesin bir doğrusu yok, kimse kimseye katılmak zorunda değil. Saygı çerçevesinde yorumlarınızı paylaşmayı unutmayın.
Kitap İncelemesi
İntikam YazıAndreas Gruber · Pegasus Yayınları · 201875 okunma
··
490 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.