Puan vermedi·150 syf.····Okunma: 13 Ağustos 2024 00:00 Ebru ve Gökçe karakter olarak birbirinin tam tersi kız kardeşlerdir babaannelerinden kalmış bir evde yaşıyorlardır
Gökçe uzun süredir sanaldan konuştuğu mimarla bir randevuya çıkar ve randevu istediği gibi gitmemiştir gecenin sonunda mimar onu bırakıp gitmiştir
Eve döndüğünde onu bir sürpriz bekler çünkü onlara bir tebligat gelmiştir ve babaannelerinin onlara bıraktığı bir depoda onları bekleyen sürprizler vardır
Bu depoda babaannelerin ve en yakın arkadaşının bıraktığı çizimler notları defterler vardır
İşin içinden çıkamayınca Ebru'nun arkadaşı Kerem'i de yanlarına alıp araştırmaya başlarlar ve onları bekleyen bir portal vardır
E bu portalda paralel evrene gidebilen bir özelliği var ve Gökçe o talihsiz randevusuna tekrar gider
Üçlü araştırdıkça daha birçok şey ortaya çıkar ve olmadık bir anda Onur da hayatlarına dahil olur ve tüm bu olanların yanında onların peşinde olan adamlar vardır peki kim bu adamlar
Kitap okumaya başladığımda farklı bir konunun beni beklediğini anladım.
Yazarın kaleme aldığı konuğu çok güzel çok sevdim ama kitapta bir olmamışlık vardı çünkü sürekli tekrarlanan olaylar kelimeler cümleler ve sürekli üçlünün isminin kullanması (neredeyse her paragrafta) ve babaanne diyeceklerine isminin kullanılması tuhafıma gitti açıkçası
Aslında bazı şeyleri ne kadar değiştirmek isteseydik ve değiştirirsek de sonucunun değişmeyeceğini de bize gösteriyor
Konu merak ettirici ama böyle olunca kitap durağanlaşıyor dolayısıyla
Kitap öyle bir yerde bitti ki dağılma olacağına dair göz kırpıyor biz okuyuculara