Halime Acar

Halime Acar
@Halimeacar
instagram.com/kayipkitap__?ig... Bir ev kızının okuma günlüğü DM YOK
Puan vermedi·152 syf.··
2026 55. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:00
Depremin ardından Hatay'a giden bir anlatıcının yolu ile Iraklı bir mülteci olan Ali'nin yolunun kesişmesini konu alıyor. Bir enkazın başında başlayan bu karşılaşma zamanla Ali'nin geçmişine, savaşın gölgesinde geçen hayatına ve mülteci olarak yaşadığı zorluklara uzanıyor. Irak'tan İran'a, Van'dan İstanbul'a uzanan bu yolculuk boyunca yalnızca bir insanın yaşadıklarını değil; savaşın, yoksulluğun, ayrılığın ve çaresizliğin binlerce insanın hayatında açtığı yaraları görüyoruz. Roman aslında depremi merkezine alsa da anlatmak istediği şey çok daha büyük. Bir yanda evini kaybedenler, diğer yanda yıllar önce ülkesini kaybetmiş insanlar... Farklı hayatlar, farklı geçmişler ama aynı acının etrafında birleşen insanlar. Kitap boyunca "yuva" denilen şeyin bazen dört duvardan çok daha fazlası olduğunu hissediyorsunuz. Bu kitabı okurken en çok zorlandığım şey, anlatılanların kurgu olduğunu kendime hatırlatmaya çalışmak oldu. Çünkü bazı acılar o kadar gerçek hissettiriyordu ki sayfaları okurken bir romanın içinde değil de bir insanın anılarını dinliyormuşum gibi hissettim. Ali'nin hikâyesi bana insanların görünen yüzlerinin arkasında ne kadar ağır yükler taşıyabileceğini düşündürdü. Çoğu zaman bir insanın bugününe bakıp onun hakkında fikir sahibi oluyoruz ama o noktaya gelene kadar hangi yollardan geçtiğini, neleri kaybettiğini, kaç kez yeniden başlamaya çalıştığını bilmiyoruz. Bu kitap bana tam olarak bunu hatırlattı. Okurken sık sık içim burkuldu. Çünkü burada anlatılan acılar yalnızca karakterlere ait değildi; dünyanın bir yerinde gerçekten yaşanmış ve hâlâ yaşanmaya devam eden acılardı. Belki de bu yüzden kitabın etkisi son sayfada bitmedi. Kapağını kapattıktan sonra bile karakterler aklımda kalmaya devam etti. Bazı kitaplar sizi başka dünyalara götürür, bazıları ise
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 202697 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Halime Acar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.··
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:00
·
2026 55. kitabı
Zekeriya Çetin
9.5/10 · 97 okunma
Puan vermedi·386 syf.··
2026 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 00:00
Torunu okul ödevi için anneannesinden yardım istemesiyle başlıyor. Masallarla çok da arası olmayan anneanne, torununun ısrarına dayanamayınca ona bildiğimiz klasik masalları anlatmak yerine bambaşka bir hikâye anlatmaya başlıyor. Ancak bu masalın ejderhaları, devleri ya da sihirli kahramanları yok. Çünkü anneanneye göre asıl korkutucu olan şey artık masallardaki canavarlar değil, gerçek hayatta yaşayan insanlar. Torunuyla yaptığı sohbetler sırasında geçmişin masalları ile günümüz dünyası karşılaştırılıyor. Bir zamanlar sadece hayal ürünü gibi görünen birçok şeyin gerçeğe dönüştüğü, buna karşılık insanların empatiyi, paylaşmayı ve vicdanı giderek unuttuğu anlatılıyor. Anneannenin anlattığı bu "masal", aslında günümüz toplumuna tutulan bir ayna oluyor. Ütopya ile distopya arasındaki çizgide ilerleyen hikâye; teknoloji, eğitim, insan ilişkileri, değer yargıları ve değişen dünya düzeni üzerine düşündürücü sorgulamalar yapıyor. Torun ve anneanne arasındaki sıcak bağ ise tüm bu sorgulamaların merkezinde yer alıyor. Bu kitabı okurken bir masal okuyacağımı düşünmüştüm ama sayfalar ilerledikçe bunun masaldan çok, hayatın kendisiyle yapılmış uzun bir sohbet olduğunu hissettim. Anneanne ve torun arasındaki o sıcak ilişki kitabın en sevdiğim yanı oldu. Özellikle torununun elinde telefon ya da tablet olmadan, merak ettiği şeyleri anneannesinden öğrenmeye çalışması bana eski zamanların samimiyetini hatırlattı. Günümüzde pek rastlamadığımız bir yakınlık vardı aralarında. Kitap boyunca anlatılanlar ilk bakışta masal gibi görünse de aslında her satırında yaşadığımız dünyadan parçalar vardı. Anneannenin "canavarlar artık masallarda değil" demeye getiren anlatımı beni en çok düşündüren nokta oldu. Çünkü okurken bazı yerlerde kendimi, bazı yerlerde çevremde gördüğüm insanları
Distopik Bir Dünya MasalıZerrin Gamsızkan · Theseus Yayınevi · 20255 okunma