·224 syf.····Okunma: 29 Ağustos 2024 00:19 İlk başta şunu söylemeliyim ki yazarın dili çok kötü. Hem yazım dili olarak hem de üslup olarak. O zaman neden yaprım bırakmadın, diyeceksiniz. Haklısınız ama sevdiğim bir hocam okumamı rica etmişti ve ben de okudum.
Bazen o kadar saçmalıyordu ki bazı yerleri atlayarak okumak zorunda kaldım.
Bitirdiğim ilk dini kitaptı ama beni hayal kırıklığına uğrattı. Ana karakterin dar görüşlü olmasına mı yansam, "günah" diye gezip kendisi küfür etmesine mi yansam, uzatılmak için uzatılmış yerleri okuduğum için giden zamanıma mı yansam...
İllaki katıldığım yerler oldu ama bu, bu kitabı birine tavsiye etmem için asla yeterli olamaz.
Bir de şey var söylemeden geçersem içimde kalır. Şimdi bu Hamza' yı insanlar deli ediyormuş çünkü yaçama amaçları; beslenme, barınma, üremeymiş. Bak, bunda da bir sıkıntı yok. Ama benim takıldığım yer bunu 5 kere tekrar etmesi. İlk söylediğinde etkileyiciydi tamam ama tekrar tekrar bir yere kadar artık.
Bir de arkadaşlar noktalama işaretlerini de düzgün koyamıyanlar da yazar olmasın! Özel isimlere gelen iyelik ekleri kesme işareti ile ayrılır. Biz daha bunu ilkokulua giderken öğrenmiştik ama yazar Allah dedikten sonra gelen eki bir ayırıyor bir ayırıyor. Madem bir dini kitapsın bari bu düzgün olsun!
Bunu da anlatmadan geçemem, şimdi bu Hamza' mıza hoşlandığını kız gelip" Naber?"diye soruyor ve bu çocuk buna kaç sayfa sonra cevap veriyor sizce?
1?
Hayır.
5?
Hayır.
10?
Hayır.
20?
Hayır! Tam 35 sayfa sonra kafasında bir şeyler yaşayıp "Acelem var görüşürüz." diyor. Abi, madem sen böyle diyecektin o zaman neden biz 35 sayfa okuduk? Gereksiz uzatma diyerek ne demeye çalıştığımı umarım anlamışsınızdır.
Bol okumalı günler ama okuduğunuza "sizin" için değicek kitaplarla...