Kinyas’ın hayatını düzeltme çabasını takdir etsem de, Kayra’yı terk etmesi oldukça üzücüydü. Ayrıca, başına gelen olaylar nedeniyle Kayra’yı suçlaması hiç doğru değil. Kapılmasaydın, şimdi mi aklın başına geldi? En azından kendi iyiliği için çabalarken, Kayra’yı da bu yolda teşvik edebilirdi. Mektupları göndererek bunu denedi, fakat bu eylemini kısmen kendi çıkarları doğrultusunda gerçekleştirdi. Kayra, kötü bir durumda olduğu için mektupları okumadan sadece eyleme odaklanma cehaletinde bulundu.Daha güçlü karakterler varken, her defasında dört ayak üstüne düşmeleri gerçekçilikten uzak görünüyor. Kayra, zor durumlara düşse de her seferinde istediğini başardı. Afrika gibi bir ortamda, en büyüklerinin bile Kayra’yı bulamaması sorgulanabilir. Bu bölümler daha derin bir şekilde işlenmeliydi. Kayra’nın yolunu okurken yaşadığı zorluklar nedeniyle aralıklarla okumak zorunda kaldım; çünkü okurken soluklanmak ihtiyacı hissettim. Kinyas, normal olma uğruna rol yaptı. Şiddet ve insanlıktan uzak eylemler gerçekleştirdikten sonra yaşama tutunmaya çalışması gerçekçi görünmüyor. Ayrıca, gerçekten aşık olduğu kadını kaybetti; çünkü kadın çoktan evlenmişti. Kinyas, "normal olacağım" demesine rağmen, HIV+ olduğunu bile bile kız kardeşinin arkadaşıyla ilişki yaşadı dürüst davranmadı. Bu, Kinyas’ın içsel çelişkilerini ve dönüşümünü daha da karmaşık hale getiriyor. Üzgünüm Tolga Kinyas’ın peşini bırakmayacağı da açık bir gerçek. Kayra’nın yolu, hikayeye uygun bir sona sahipti. O, iğrenç eylemlerine rağmen kimseyi sevemezdi; bu şekilde doğmuştu. Toplumdan kabul görmek için kötü davranışlarından vazgeçmedi. Anita’yı kitabı okurken tatlı bir kız olarak hayal etsem de, Kayra’ya değil, sunduğu hayata aşık olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak, Kinyas’ın ihanetini aşmakta zorlanıyorum. Madem bir davadan vazgeçeceksin, Kayra’yı da bu değişime ikna etmelisin, tıpkı Salih’i eroinden vazgeçirdiğin gibi. Kitap, etkileyici bir deneyim sundu. Bilinçaltıma işledi. En çok üzüldüğüm karakterler, masum baba ve kızı, Kayra’ya güvenerek gözleri oyulan Amidou. Ayrıca, Kayra’nın anne ve babası da bu süreçte göz ardı edilmemeli. Kayra’nın tüm yazdıklarını Hakan Günday’a göndermesi ile, Kinyas’ın tehditlerine rağmen bu kitabı okuyoruz. Kim bilir, Kayra şimdi zihnini öldürdüğü odasında bilinçsizce bedenini var etmeye devam ediyordur. Kinyas ise normal yaşamına alıştığını ve geçmişi unuttuğuna dair kendini kandırıyor. Her gece yatağa girdiğinde, Kayra’nın “Kinyas” deyişini kulaklarında duymaya devam ediyor. Anita’nın hayata nasıl devam ettiğini bilmek isterdim…