·368 syf.····Okunma: 29 Ağustos 2024 17:13 “Esasen dev bir yarayım ben…
Ana rahmine düştüğüm an duyumsadım acıyı. Kaburgalarımı saran sezgilerim, gitmem gereken yeri tarif edip durdular yıllarca. Ruhumun ortasına çöken gitme arzusuna bir süre mukavemet gösteremedim ve oraya gitme isteği ile ayağa kalkmaya çalıştım, fakat ne zaman yürümeye yeltensem dönüp dolaşıp bu dev yarayı; kendimi, tavaf etmekten öteye gidemedim.”
Benim için incelemesi en zor kitaplardan biri Butimar. Olaylar o kadar çok iç içeydi ki bir tane değil de sanki birbiriyle bağlantılı on tane romanı aynı anda okumuşum gibi hissediyorum.
Kitapta, rüyalara takıntılı bir psikiyatrın bugünden geçmişe, geçmişten geleceğe uzanan efsanelerle dolu hikayesi anlatıyor. Hangi olaylar gerçekti, hangileri hayâldi emin değilim. Kitabın sonlarına doğru ben de simya iksiri yapmaya çalışan Yusuf gibi karmakarışıktım. Allah sonumuzu benzetmesin:)
Butimar’ın güzelliği ve masumiyeti, Yusuf’un hırsı ve acımasızlığı bana “Her şey zıddıyla kaimdir” sözünü hatırlattı. Ayrıca Yusuf’un Butimar’a hem bu kadar çok aşık olması hem de ona sürekli yalanlar söyleyip onu aldatması kalbimi gerçekten çok incitti.
Hikaye içinde hikayeleri çok sevmeyen biri olarak ben bu kitabı çok sevdim. Geçmişten gelen mektupla yaptığımız yolculuğa, kitabın mistik havasına ve bu büyüleyici kurguya sizin de tanıklık etmenizi isterim..
Yusuf’a, Behzad’a, Hoca Ali Garbî’ye en çok da Butimar’a.. sevgiyle..