Peri Masalı Hissiyatı
9/10
·510 syf.··
2024 16. kitabı
"Hani bir peri masalı dinlerken insan hem korkar hem de kendini tuhaf derecede mutlu hisseder ya ben de tam o ruh hali içindeydim." Bu kitap başından sonuna kadar beni esir aldı desem abartmış olmam bence. Zira okumaya ara verdiğim zamanlar rüyalarıma giriyor olmuştu, okumaya devam etmek zorundasın dercesine,ve bu rüyalarda hem korkuyordum hem de kendimi tuhaf derecede mutlu hissediyordum. Ben de bıraktığı etki bu oldu en başında. Şimdi konusuna gelmeden önce nereden tanıyoruz bu Hasan Sabbah'ı? Ben Hasan Sabbah'ı yıllar önce üniversiteye hazırlanırken Ramazan Yetgin Hocayı dinlerken öğrenmiştim. Ama merak edip araştırmamıştım. Sadece sistemi biliyordum. Kale, kalenin ardındaki sahte cennet, haşhaş, cennete gittiğine inandırılan insanlar ve o cennete tekrar gitmek için gözlerini kırpmadan yapacakları cinayet... Tabii bir de hançerlerinin ucundaki Büyük Selçuklu veziri Nizamülmülk. Şimdilerde KPSS çalışırken, yine aynı hoca, dinlediğimde bu sefer bildiğimden ötesini öğrenmek istedim ve araştırmalarım sonucunda bu kitabı buldum. Böylece başladı serüven. Tabiki kitap tarihi kurgu ama kurgu da olsa bizi bu evrene yaklaştırır diye düşündüm ki öyle de oldu. Şimdi gelelim konusuna, kitap köle olarak alınan masum kızımız Halime ve dedesinin yolundan gitmesi için ikna edilen zeki genç İbni Tahir'in bakış açısından anlatılarak başlıyor. Hasan Sabbahla karşılaşana kadar devam ediyor bu durum. Peki neler oluyor burada? Tabiki spoiler vermeden. Öğretiler, dersler, kendini peygamber ilan eden ve cennetin anahtarını elinde taşıdığını iddia eden ibni Sabbah diğer adıyla Efendi Seyduna. Erkeklerin tarafı fedai, kadınların tarafı fedaileri fedai yapacak olan sahte cennetin sahte hurileri. İsyan edenlere ağır cezalar, bu masala uyananlara sonsuza kadar sessizlik... Peki nedir bu olan şeylerin sebebi? Bu romana göre Nizamülmülk, Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah arasında verilen bir söz. Verilen söz de bulundukları İran topraklarından Selçukluları yani Türkleri temizlemek. Bu söze uyan tek kişi de Sabbah. Lakin bunlar kitaba göre, işin aslını tarihçiler iyi yorumlar. Gerçekte amacı bu mu bilmiyoruz ama bu noktaya gidiyor aslında: Vezir Nizamülmülk büyük bir vezir, onun ölümü demek Büyük Selçuklu'nun yıkılışına zemin hazırlamak hatta belki de yıkılışı demek. Bu noktalarda emin konuşamıyorum, tarihçi değilim haddime değil. Yine kitaba göre kitlelerin masallarla inandırıldığına inanan Sabbah, kendi masalını oluşturmaya karar veriyor. Madem insanlık bunu istiyor ben de bunu yaparım diyordu adeta. Sebep noktasında da hatırladıklarım şimdilik bu kadar. Gelelim Sabbah'ın bıraktığını izlenime. Ben de bıraktığı izlenim şuydu: Oldukça zeki bir adam, bir o kadar da kötü. Zekanın kötülükle birleştiğinde ne denli korkunç olabileceğini gösteriyor insana. Soğukkanlı, acımasız, hırslı ve sabırlı bir tipleme aynı zamanda. Davası uğruna yıllarca bekleyebilir kendisi ve yine davası uğruna harcayabilir istediğini hiç gözünü kırpmadan. Dava dediğimiz de aslında kendisinin uydurduğu bir masal, kim bilir zamanla o da inanmıştır bu masala. İncelemenin sonuna gelmiş bulunuyoruz, iyi ki okumuşum dediğim bir kitaptı, umarım siz de okurken keyif alırsınız. "Bundan sonra ne olacak peki? Bilmiyoruz. Üzerimizdeki yıldızlar susuyor.”
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.