Gönderi

Sevmedim Livaneli, Olmadı Bu Yaptığın..!
3/10
·484 syf.··
2019 17. kitabı
·
Bu inceleme kafama o kadar takıldı ki öğleyi bekleyemedim. yemedim içmedim inceleme yazmaya karar verdim. Hiç bilmiyorum ki nerden başlasam. Zülfü Livaneli'ya kırgınlığımdan mı konuya girsem, şaşkınlığımdan mı bahsetsem hiç bilmiyorum. Zülfü Livaneli Türkiye'de iyi bi yerlere koyduğumuz hem sanatçı hem de yazar... Kitapta bir yahudi doktorun Hitler zamanında Türkiye'ye gelişi, karısıyla ayrı düşmesi, gelişinde onu karşılayan üniversite sekreteriyle yolunun kesişmesi, hikayesini ona açması vs. vs. anlatılıyor. Anlatılırken de sözde Ermeni Soykırımına, Ülkemize gelen yahudi doktorlara, Mavi Marmara'ya değiniyor. Kitapta Türklerin bi kuliasyon olduğu toplanarak bir türk devleti oluşturduğu yazıyor. Ne münasebet daha fransa'nın fransızı yokken biz asırlardır Türk olarak varız. Koalisyon veya koloni devleti hiç olmadık. Kitabı hiç bilmeyen biri okusa çıkaracağı en büyük sonuçlardan biri de şu olur; Sözde Ermeni Soykırımı gerçekmiş. Dünyadan bi haber popüler kültürün esiri bir genç okusa şu kitabı; bilmeden, araştırmadan Türk Devletine çok kolay kinlenir. Nazilerin kendi vatandaşlarına yaptıkları bile Türk devletinin yaptıklarından hafifmiş ya da sanki eş değermiş gibi anlatmış sevgili yazar. Kimse istemezdi Ermeni ve ya bir başkasını kardeş kardeş yaşarken evinden yurdundan koparmak. Ama bazen şartlar öyle gerekiyor ki ülkeler böyle politakalar uygulamak zorunda kalıyor. Bir milleti KENDİ ÜLKESİNE göndermek soykırım değildir. Şimdi Suriyelilerin gitmesi istenmiyor mu? Ya da neden gitmeleri isteniyor? Sorun Türk olmamaları mı? HAYIR. Şimdiden örgütlenmeye ayaklanmaya çok müsait olan Suriye Halkı iç işlerimize karışmak isteyen Emperyalist devletlerin çokta güzel ekmeğinin ballı kaymağı olabilecek olması. Bunun ırkçılıkla, dinle, medeniyetle, gelenekle hiç alakası yok. Madem Livaneli cesur yazarımız bu konulara değinmiş keşke o dönem gelen yahudi doktorların Atatürk'ün hasta olduğu dönemde onunla ilgilenen doktorunda o doktorlardan biri olduğunu yazsaydı. Atatürk zehirlendiğini anlıyor ve diyor ki beni TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ.... Tabi bu isteği gerçekleşmiyor. ATA'mızı kaybediyoruz. Ben bu yazarı şuan da nereye koyacağımı bilemiyorum. Yazmış olmak için yazan biri mi, vatan haini mi... Bilemiyorum....
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
·
135 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
kitabın henüz yarısına gelmek üzereyim ve yorumunuzla karşılaştım. kitabı bitirmeden ön yargı ile konuşmak istemiyorum ama dediklerinize fazlasıyla katılıyorum. Türk halkının böyle lanse edilmesi kitabı okurken beni zorluyor ve yabancı dillere çevrildiğini bildikce daha da bir geriliyorum ulusumuz hakkında kötü düşüncelere bürünecekler diyorum dediğiniz gibi.
OKUYAN HATUN
Gönderi Sahibi
Okumaya devam etmenizi tavsiye ederim. Eleştirmek için de, yaptığımız eleştirilerin doğru olduğunu bilmek için de. Bazı gerçekleri kabul edip yüzleşebilirsek belki çözüm bulabiliriz🙏 Çözüm bulabilecek bir nesil yetiştirebiliriz🙏
Bu kitap tarihi bir roman değildir. Bir adamın kendi hayatını kendi bakış açısıyla yazar. Gerçeklik ya da tarihi doğruluk kaygıları yoktur. O adam o an nasıl hissediyorsa onu yazar. Ne bunlar yazarın düşüceleridir diyebiliriz ne de gerçekler. Bir şey yazılıyorsa bu kesin doğrudur demek değildir. Sizin aradığınız tarzda bir kitap olduğunu düşünmüyorum.
OKUYAN HATUN
Gönderi Sahibi
Öncelikle yorumunuz için çok teşekkür ederim sevgili Keigetsu. Sizi yanlış anlmıyorum hem benim gibi düşünmek zorunda da değilsiniz zaten iyi ki düşüncelerimizi paylaşıyoruz hem bu bizi geliştirir. Ayrıca belirli bir algıya ulaşmış insanlar konusunda size sonuna kadar katılıyorum. Benim endişem düşünceleri yeni şekillenen gençlerin aklının bulanması yönünde. Sorgulamadan araştırmadan kabul eden çok okuyucu var maalesef. Milletimizin büyük bi kısmı telkinlere çok açık. Yorumunuz için çok teşekkür ederim.