·96 syf.····Okunma: 03 Ağustos 2024 13:22 Richard Bach, epsilon yayınlarından çıkan bu novellasında sıradanlığın ötesine geçerek, kendi sınırlarını zorlayan bir martının hikayesini anlatır.
Jonathan Livingstone bir martıdır ama çok farklı bir martıdır. diğer martıların sadece hayatta kalmakla ilgilendiği bir dünyada, uçmanın mükemmelliğini keşfetme çabasına tutulan bir martıdır. Yemez içmez nasıl mükemmel uçabilirim diye çalışır. Bu uçma tutkusu, takıntısı onu sürüsünden ayırır sonunda. Ancak Jonathan abimiz pes etmez, öğrenmeye ve kendini geliştirmeye devam eder.
Bu kitabın en etkileyici ana teması kendini gerçekleştirme tutkusudur bence. Kitabı okumaya başlayınca siz de yapmak istediklerinizin peşinden gitme tutkusu ile doluyorsunuz. Ta ki son bölüme gelene kadar. Vazgeçirecek değil son bölüm ama etrafımızdaki insanların zamanla neye dönüşebileceğini gösterdiği için insanı düşünmeye itiyor.
Kitabın sevdiğim bir diğer yönü ise sınırların ve engellerin kendi kafamızda olduğunu ortaya sermesi. Tabii ki birçok somut engel var hayatta ama bunları aşamama düşüncesi de kafamızda değil midir? Her zaman bir yol vardır diye düşünüyorum.
Kitabı sesli kitap olarak dinledim. Biraz daha dikkatim dağınıktı yani okurken ama yazarın dilini de akıcı buldum açıkçası.
Tavsiye edeceğim bir kitaptır.