Puan vermedi·128 syf.····Okunma: 30 Ağustos 2024 14:02 Zamanının çok ötesinde bir yazar Juan Emar. Alejandro Zambra’nın önsözde belirttiği gibi bizi Emar’a en çok çeken şey, muhtemelen onun tarifsiz mizah anlayışıydı; son derece belirgin bir mizahtı bu ve gerçekten iyi olan her mizahçıda olduğu gibi, anlatıcının ciddi mi olduğunu yoksa dalga mı geçtiğini çoğu zaman bilemeyiz.
Alegorik üslubu ile hayal dünyasının sınırlarını zorlayan yazar, avangart romanı Dün’de anlatıcı ve karısının başından geçen sıradışı bir dizi olayı bir güne sığdırıyor. O anlatıyor okuyucunun zihni renkleniyor, adeta genişliyor. Affedilemez olduğuna kanaat getirilen bir suçu yüzünden, ki bu suçun absürtlüğü okuru mahkumun giyotinle idam edilmesi sahnesini izlemekten mahrum edemiyor, açılışı yapıyoruz. Aslanı yutan devekuşu, tüm tonlarıyla yeşil bir dünyanın ressamı, koca göbekli bir adam, birbirinden enteresan yemek siparişleri, Uruguay konsolosu ve çok daha tuhafı. Aklıma Cortázar’ın muhteşem öyküleri geliyor ki bu çok normal çünkü Juan Emar, Cortázar ve Juan Rulfo gibi yazarların öncülü kabul ediliyor. Şili’de pek az yazarın sahip olduğu entelektüel zemine sahip olan Emar, bu birikimi kalemine mürekkep yapmayı biliyor.
“Diyeceksiniz ki edebiyat koca göbekli adamlarla doludur, hatta tıka basa doludur ve her birinin arkasında, seçtiği göbeğin etrafında methiyeler ve psikolojik tahliller, anekdotlar veya trajediler düzmüş bir yazar vardır.”
Lütfen okuyun, çok seveceğinizi düşünüyorum. #tavsiye