Kapak Kızı... Ayın kızı Şebnem...
Bir taş, belki bir rüzgar, belki de sadece aklımızdan geçen bir kaç kelimelik bir düşünce neleri değiştirir? Değiştirir mi ya da? Değiştirme gücünü biz mi veririz onlara?
Alt üst olur mu hayat? Bir hayatın alt üst olması için nasıl biz düzlemde ilerlemesi gerekir? Alt üst olmadığını varsaydığımız, ilerlediğini zannettiğimiz hayat olduğu yerde saymış, yaşanmamış bir hayat olamaz mı?
Hayat tembelliği... Hayat tembeli olmak! Yaşarken yaşamaktan korkmak. Yaşadığını zannederek zamanın durmaksızın ilerlemesi. İlerleyen zamanla yaşanmamışlıkların biriktiği bir hayat. Bir düzine boşluk. Boşluklarla dolu bir sandık. Sınırları belli, yine de uçsuz bucaksız bir yığın yaşanmamışlıkla dolu bir sandık hemde. Kapağı bir açılsa göz pınarlarından siyah bir kuyu akacak.
Bu neyin korkusu? Hayattan mı? Kutsal aileden mi? Aşktan mı? Kimden ve neyden? Hemde bu kadar çok. Cesaret nasıl bir bedel ister? Yaşamaya karşılık? Yanacağını bilerek bir kere ateşe dokunmak yalnızca yakar mı? Yanmaya direncini öğretemez mi? Ne kadarına dayanabileceğini öğretmez mi mesela? Acının ne kadar süreceğini, yaranı nasıl saracağını, yaralanmış ve iyileşmiş bir senle nasıl yaşayacağını öğretmez mi mesela?
Sorularımıza aldığımız cevaplar elbette ki önemlidir. Ama bazen hayatın anahtarı bazı soruları kendimize sorabilmektedir. Cevap beklemeden ya da alacağımız cevaplardan korkmadan.
Teşekkürler Ayfer Tunç Senin kaleminle harika bir edebiyat molası oldu
Kapak KızıAyfer Tunç