Dinsel insanın kutsal içinde yaşama arzusu, as­lında onun nesnel gerçeklik içinde yer alma, salt öznel deneyimlerin sonu gelmez göreliliği içinde felç olup kalmama, bir yanılsamanın içinde değil de gerçek ve etkili bir dünyada yaşama arzusuyla eşdeğerlidir.
Felsefe ve Düşünce
·
514 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bence yazar bu söylediğinin tam tersinin doğru olduğunu biliyor fakat nesnel davranamadığı için araya laf sokuşturarak bunun tam tersine inanmak istemiş. Cümleyi kısaltalım: Dinsel insanın kutsal içinde yaşama arzusu bir yanılsamanın içinde değil de gerçek ve etkili bir dünyada yaşama arzusuyla eşdeğerlidir. Ne kadar çelişkili bir cümle oldu.
Ömer
Gönderi Sahibi
@Berryli önerdiğim kitaplarda veya klasik antropoloji kitaplarında bile bu düşünceden çok daha fazlasını yaşayan ilkelleri görebilirsiniz. Rica derim.
Ömer
Gönderi Sahibi
Daha mükemmel başka bir tanım olamazdı gerçekten. "Öznel deneyimlerin sonu gelmez göreliliği içinde felç olmama" arzusunu bugün seküler bir dünya içinde, bir yandan atıl olmamak için diğer yandan zihnini en alt düzeyde kullanmak için türlü saçmalıklar yapan insanlar için de kullanabiliriz.