Abdülhak Şinasi Hisar 1888 - 1963 yılları arasında yaşamış ve dönemi içerisinde dilimizi en iyi kullanan yazarlardan biridir.
Eserlerinin ağırlıklı bölümü geçmiş zamana ait anlatılardan oluşmaktadır. Geçmiş Zaman Fıkraları, Geçmiş Zaman Köşkleri, Boğaziçi Yalıları, Boğaziçi Mehtapları bu türde olan eserleridir.
Roman veya hikaye türünde diyebileceğimiz eserleri ise Çamlıcadaki Eniştemiz, Ali Nizami Bey'in Alafrangalığı ve Şeyhliği ve okumuş olduğum Fahim Bey ve Biz'dir.
Ayrıca bir dönem gazete ve dergilerde yayınlanan ve Geçmiş Zaman Edipleri ve Kelime Kavgası isimleri ile kitaplaştırılmış edebiyat ile ilgili yazılarını içeren eserleri de bulunmaktadır.
Abdülhak Şinasi Hisar'ın çocukluğu Rumelihisarında bir yalıda geçtiği için İstanbul ve özellikle Boğaziçi hayatına oldukça vakıf biridir. Ayrıca gençliğinde birkaç yıl süren bir Paris hayatı da bulunmaktadır. Bu dönemde Anatole France ile de tanışma imkanı bulur.
Abdülhak Şinasi Hisar'ın roman tarifi şu şekildedir:
"Ona göre, roman, topraktan biten bir ağaç gibi içeriden dışarıya bir fışkırma eseridir. Romanı bir vak'anın hikâyesine hasretmek kadar kurutucu bir şey olamaz. Romanda vak'a gayet tevazulu ve ihtiyatlı olmalı, kitabın mânâsını bozmamalıdır. Romanda esas, vak'a değil, şahıs, muhit, hayat, his, fikirdir.“
Abdülhak Şinasi Hisar romanlarında dahi hep o gönlünde yer tutan geçmiş zamanı ve o dönemin insanını anlatmaktadır. Alelade bir insan ve onun hayatı üzerinden dönemin evleri, adetleri, yaşantısı, sorunları gibi konuları işlemektedir.
Fahim Bey ve Biz romanı 1941 yılında yayımlanan, kendisinin ilk ve belki de en nadide eseridir.
Fahim Bey karakteri tam bir güzel ve iyi insan misalidir. Ve yazar bu karakterinin üzerinden insanların içindeki bilinmeyen halleri ile birlikte, yaşamak zorunda olduğu diğer insanlara gösterdiği diğer yüzü ile arasındaki çatışmayı, trajediyi, yalnızlığı, yaşlılığı, ölümü ve bir hayatı anlatmaktadır. Roman da Fahim Bey'i bize hep çevresinde ki insanlar anlatmaktadır. Romanı okurken onların gözü ile Fahim Beye bakarız.
Abdülhak Şinasi Hisar'ın bu eserinde özellikle üzerinde durduğu konu: Bir insanın çevresi tarafından tam mânasıyla tanınmasının ne kadar zor hatta imkânsız oluşudur. Kişinin kendisi dahi kendini tam anlamıyla tanıdığını belki de söyleyemez.
Romanda yer yer yazarın diğer bir romanı olan Çamlıcadaki Eniştemiz'e de selamlar bulunmaktadır.
Eserin dili ve edebi zevki üst seviyede. Bu açıdan nadide romanlarımızdan biri olduğunu düşünüyorum. Psikolojik tahlilleri ve sürekli düşünmeye sevk eden tespitleri ile gerçekten muazzam bir eser olduğunu belirtmeliyim.
Abdülhak Şinasi Hisar'ın kendisinin yaptığı roman tarifinde olduğu gibi Fahim Bey ve Biz'de de olaylar değil insan, çevre, duygular ve fikirler ön plandadır.
Şu ana kadar okuduğum kitaplar içerisinde en çok altını çizdiğim ve işaretlediğim satırların olduğu roman diyebilirim. Eser tam bir edebiyat, bilgi, düşünce ve duygu şöleni.
Eseri okumayı düşünenlere bir nevi fragman olması düşüncesiyle şu pasajları da buraya eklemek istedim:
"Çünkü hakikati anlamanın ve duymanın muhtelif tarzları vardır. Aklımıza varmış bir haber ruhumuza ermiş sayılmaz." Sayfa 84
"En büyük teselli dinlenilmek ve anlaşılmış gibi cevap almaktır." Sayfa 127
“Belki mânasız bulduğu bu değişmelerime şaşarak beni anlamıyordu. Halbuki bunda anlaşılmayacak sanki ne vardı? Aynı gün içinde saatten saate değişiriz. Kaygısız bir çocuk, hırslı bir genç, uslanmış bir yaşlı adam, ve biçare, bunayan bir ihtiyar olabiliriz. Aynı yirmi dört saat içinde yalnız kalmaya susar, başkalarıyla görüşmeye acıkırız.“ Sayfa 151
"Ömrümüz mahrekinden kopup ve gözlerimiz karşısında gönlümüzü kıran bir sür'atle boşluğa düşüp sönen bir yıldız gibi geçiyor!" Sayfa 172
"Ve size bütün ömrünüzde hem gülmüş hem hased etmiş olanları siz ancak tebessüm eden bakışlarla süzmeyi kâfi buldunuz." Sayfa 206
"Başkalarının gözleri en tabii mânamızı başka mânalara çekerler. Biz sevgiyle gülümseriz ve onlar yüzümüzü kin ile buruşmuş görürler." Sayfa 212
"Hükmettiğimizi umduğumuz hislere zincirlerle bağlı mahkûmlar olduğumuzu ilmimiz arttıkça öğreniyoruz." Sayfa 217
Ve daha bir çoğu romanın içerisinde...
Hani derler ya okuyun, okutturun. İşte tam da bu eser için uygun bir söz. Fakat eserin tam tadına varmak için yirmili yaşlarda değil, otuz ve üzeri yaşlarda okunması bence daha uygun.
Ve ek olarak Abdülhak Şinasi Hisar'ın kendi sesinin yer aldığı ve bazı sorulara cevaplar verdiği bir ses kaydını da paylaşmak istiyorum:
youtu.be/VpD1abpgIwQ?si=...
Edebiyatımızın bu yüz akı eserini kesinlikle tavsiye ediyorum.
Herkese faydalı okumalar dilerim.
Fahim Bey ve BizAbdülhak Şinasi Hisar · Ötüken Neşriyat · 19782,440 okunma
Maalesef ki yazarın ismini dahi duymamışken tavsiyenizle okudum hocam kitabı.Unutulmaz bir okuma deneyimiydi benim için. Böyle bir eserle ve yazarıyla geç de olsa tanışmama vesile olduğunuz için teşekkür ediyorum 🙏
Rica ederim hocam. Abdülhak Şinasi Hisar az bilinen kıymetli bir yazarımız. Kendisinin diğer eserlerini de tavsiye ederim. Çamlıcadaki Eniştemiz, Boğaziçi Mehtapları ve diğerleri...