kendimi yeni yeni hatırlıyorken adını duyduğum, okuduğum bir yazardı ipek ongun. bir genç kızın gizli defteri adlı on iki kitaplık serisini kütüphanelerden toplayarak defalarca okumuştum ortaokul zamanımda. serra gibi bir hayatım olmadığı için ara ara kıskansam da onun yaşamına, sevinçlerine, hüzünlerine, aşklarına ve nicesine tanık olmak bana çok şey katmıştı. o zamandan başlayan günlük tutma alışkanlığımı da bu seriye borç bilirim. şu sıralar oldukça eleştiriye tutulsa da bence her genç kızın okuması gereken bir kitap.