·736 syf.····Okunma: 31 Ağustos 2024 23:24 siz bakmayın 74 gündü okudu yazısına, kitap beş aydır elimde sürünüyor. yazı fontunun minnaklığından gözlerim çıktı, kitabı okumaktan sayfalar koptu. toxic ilişkimizin sonuna 31 Ağustos tarihinde geldik. ne zaman başladık emin değilim, 5 Mart öncesinde olabilir.
neden elimde süründüğü ile ilgili kendimi savunmak istiyorum. bence kitapta olacakları az çok bildiğim için okuyamadım. hem araya sınavlar falan da girmişti. neyse bitti mi bitti. önemli olan bitmesi.
spoilerlı bu arada.
öncelikle... içinde geçen tüm yöneticilerin dönemini ayrı ayrı yorumlayacağım sonra da tüm kitap hakkında düşüncelerimi yazacağım. hadi başlayalım. derin bir nefes alıyoruz. (not: kitabı okudukça yazdığım için bazı kısımlar oldukça geçmişte yazıldı.)
kral birinci aegon, fatih aegon dönemi
benim en sevdiğim fatih rhaenys. keşke daha uzun yaşasaydı. george o daha çok yaşasa her şey mükemmel gidebileceği için onu öldürdü diye yorumladım.
aegon - visenya - rhaenys üçlüsünün savaş zekası, güçlerini kullanma şekilleri çok ilginç ve güzel. 3 ejderhaları var ve bu ejderhaları olabildiğince kendilerine yararlı kullanıyorlar. zaten balerion varken bir de meraxes ve vhagar (ateş emojisi) eklenince durdurulamaz olmuşlar.
rhaenys'in ölümü çok üzücüydü. yani aenys daha 3 yaşındayken ölmesi, ejderhasıyla beraber ölmesi ve hatta hayatta kaldığı ancak günlerce işkence edildikten sonra öldüğü dedikoduları çok zoruma gitti. rhaenys dirilir misin lütfen??
bir de kitapla alakasız ama şeye üzülüyorum, rhaenys fandomda kendi başına yeterince değer görmüyor. herkes "tough sister" diye visenya'ya taparken, erkek diye aegon'a aşık olurken rhaenys sadece soft girl kalıyor ama savaşta büyük yardımı oldu. visenya ve aegon o olmadan yapamazdı. ejderhanın üç kafası olmalıdır. tek isteğim rhaegon ship editleri değil sadece rhaenys'e yağılan badass editler!! (rhaenys müzik ve sanata ilgi gösterdiği için de diğerlerinden daha az savaşa katkı göstermiş gibi öne sunuluyor. çok saçma)
aegon'un döneminde en önemli şey bence fetihti ama aegon'da sevdiğim bir diğer özellik fetih sonrası barışı sağlayabilmesi ve sakin bir hüküm sürmesi. aegon'da sevmediğim şey ise sadece aenys'in üstüne düşüp maegor'la yeterince ilgilenmemesi. (şey gibi "maegor oğlumun kardeşi")
kral aenys dönemi
aenys güçsüz ve narin biriydi. annesine fazla benziyordu. müzik ve sanatı çok severdi. ama targaryen geleneklerine bağlı kalarak oğluyla kızını evlendirmesi onun sonu oldu.
alyssa velaryonla altı çocuğu oldu. ilk çocukları rhaena targaryen benim en sevdiklerimdendir (okuduğum tüm targaryenler arasında yani). rhaena ve ikinci çocukları aegon (isimleri kraliçe rhaenys ve kral aegon'aa ithafen verilmiştir) evlendiğinde inanç ayaklanıyor. "babasına göz yumduk ama bu kadarı da fazla" der gibi. inancın ayaklanması ile insanlar targaryenleri yaratık olarak görmeye başlıyorlar. "kim kız kardeşiyle evlenir?" gibi sorular ortaya çıkıyor.
aenys bu kargaşa sona ermeden ölüyor. bazı yerlerde onun visenya tarafından zehirlendiğini duymuştum ama bilemedim. fetih sonrası visenya'nın cadılıkla ilgilendiği hatta maegor'u cadılıkla elde ettiği söylenir.
eklemem gereken bir bilgi var. maegor ilk eşi ceryse hightower'dan sonra ikinci eş almak istediğinde (çocuğu olmadığı için başka bir kadınla evlenmek istemişti) aenys ya kadını bırakırsın ya da sürgün dedi. maegor ise balerion (aegon öldükten sonra maegor balerion'u sahiplendi. o güne kadar hiç ejderhası olmamıştı ve hatta alyssa velaryon onunla bu konuda çok dalga geçerdi) ve alys'i alıp sürgüne gitti.
aenys her ne olursa olsun maegor'u sevdi. maegor'a benim kardeşimsin, bana diz çökmene gerek yok diyip onun yanaklarını öpmüştü. aenys iyi bir kardeşti, nazikti, sevecendi... aenys'i sevdim. keşke daha çok yaşasaydı.
neyse... aenys öldükten sonra aegon'un kral olması gerekiyordu ancak visenya vhagar'la beraber maegor'u kral topraklarına geri getirdi ve işte her şey orada başladı.
aegon babasının ejderhası quicksilver ile maegor ve balerionla kapıştı ve bu kapışmanın sonucunda elbette balerion ve maegor kazandı. balerion ve maegor arasındaki o bağ hoşuma gitmişti. maegor yıllarca balerion'u sahiplenmek için bekledi. bu bence ilgi çekici.
aenys'in dönemi hakkında düşündüğüm tek şey gelen faciayı önleyememesi ve az kalsın yeni kurulan bir dinamiğin yıkılacak olması ama aenys'in nefret edemeyeceğim kadar tatlı biri olması (ayrıca rhaenys'in oğlu, nasıl sevmeyeyim.)
kral maegor, zalim maegor dönemi
maegor sürgünden üçüncü bir kadınla dönmüştü. tyanna. tyanna maegor'a krallıkta olan biteni bildiren kişiydi. onun bir cadı olduğu söylenirdi.
maegor'un hikayesini anlatmaktan ziyade şimdi onu yorumlayacağım.
maegor'un altı eşi vardı. (içlerinden biri de rhaena.) ve çocuğu olmuyordu, olsalar da eksik doğuyor ve hemen ölüyorlardı. bu yüzden varisi rhaena'nın kızı aerea'ydı. bir kızı varis yapması nedense beni mutlu etmişti.
maegor isimden ne kadar hoşlanmasa da zalimdi. ancak inanca haddini bildirme konusunda gerekli bir kötülüktü. bunu üzülerek söylüyorum.
maegor'u ilginç yapan şeylerden biri ise ölümü.
ayrıca maegor'un viserys'e işkence ettirmesi ve çocuğun öyle ölmesi midemi bulandırmıştı. tyanna'nın eşlerini zehirlediğini öğrendiğinde onun kalbini söktürmesi... zalim işte daha ne denilebilir bu adam için.
kral jaehaerys dönemi
nefret ediyorum (jaehaerys'ten.)
ilk başlarda iyiydi, ta ki çocukları doğana kadar.
jaehaerys kral olduğunda sevinmiştim (maegor'un ölümüne sevindim ve soyun aenys'in soyundan devam etmesi içimi rahatlatmıştı ama rhaena'nın kraliçe olmasını çok isterdim). alysanne ile evlendiğinde de sevindim çünkü kızı dedesinin yaşında biriyle evlendireceklerdi. iyi güzel gidiyordu ta ki ondan nefret etmeye başlayana kadar.
berbat bir baba, berbat bir eş.
kızlarını evlendirme çabası yüzünden daella ve viserra öldü. saera'yı evlatlıktan reddetti, rhaenys'in tahttaki hakkının çalınmasına neden oldu. ve ayrıca onun 101 konseyi ejderhaların dansına dolaylı bir şekilde yol açtı ve 101 konseyinden sonra herkes tahtta erkeğin hakkının kadından önde olduğunu düşünürken bir dayanak buldu. alysanne torunları olduğu halde hala onun çocuklarını doğurmaya devam etti ve ölmeden önce ondan uzak olduğu günler en mutlu günleri diye geçiyor.
bir sahnede alysanne artık anne değil de büyük anne olarak hayata devam etmesi gerektiğini, çocuk doğurmak için çok yaşlı olduğunu söyledi. jaehaerys'in yanıtı ise tanrılar bize ne veriyorsa kabul edelim, annemiz de yaşlı olmasına rağmen doğuruyordu, gibisinden bir şeyler oldu. (not: anneleri çocuk doğururken öldü)
aemon öldükten sonra zaten iyice cıvıttı (aemon öldükten sonra ben de iyi değilim...) george aemon yaşasa her şeyin harika olacağını bildiğinden onu erkenden gönderdi bence.
neyse. jaehaerys ölmeden önce evlatlıktan reddettiği kızının ismini sayıkladı. öyle.
kral viserys dönemi
101 konseyinde kuzeni rhaenys'in oğlu laenor'a karşı seçilen viserys tahta geçti. barışçıl biriydi ve dönemi huzurluydu ama bir sıkıntı var, erkek çocuk istiyordu.
eşi aemma arryn 11 yaşındayken onunla evlendi ve neredeyse o zamanlardan beri onun çocuklarını doğurdu. sadece bir tanesi başarılıydı. rhaenyra targaryen.
aemma çocuk doğururken öldü. aemma hakkında fazla açıklama yok. ne dış görünüşü ne de kişisel özellikleri. sadece doğumundan bahsedildi, o da daella'nın nasıl öldüğünü anlatmak içindi. ve sonra ölümünden bahsedildi. aemma'ya çok üzülüyorum.
viserys kızını varisi ilan etti ama sonra yeniden evlendi. alicent hightower ile olan evliliğinden dört çocuğu oldu. aegon, helaena, aemond ve daeron. sadece daeron'un çatlayan bir yumurtası var.
aegon ve nyra arasında evlilik teklifleri yapıldı ama alicent kabul etmedi. rhaenyra'ya uygun bir eş aradılar ve laenor'da karar kıldılar. böylece rhaenyra laenor ile evlendi ama her ne kadar kulağa tuhaf gelse de aegonla evlenseydi savaş önlenirdi. (bunu demek beni garip hissettirdi.)
viserys'in tek kusuru erkek çocuk sevdasıydı. aslında iyi bir kraldı ama yine de bir sürü şeyi bu sevdası yüzünden hatalı yaptı.
kral aegon ii / kraliçe rhaenyra dönemi, ejderhaların dansı
şimdi buraya kadar geldiyseniz bir anlaşalım. taht rhaenyra'nın hakkıydı. andal gelenekleri falan anlamam, onlar valyrialı. kral rhaenyra'yı varis ilan ettiyse, taht nyra'nındır.
otto kralın varisinin bir soru işareti olduğunu söylese de nyra'nın taç giyme töreninde oradaydı. jaehaerys döneminden beri böyle şeyler planladığına eminim o hainin.
rhaenyra hakkında söyleyeceğim şeyler pek de hoşuma gitmiyor. tahttaki hakkını insanların gözüne sokacak daha çok şey yapmalıydı. bu krallığın bir kadını tahtta daha önce görmediğini ve rhaenys'in hakkına yapılan suistimalden yola çıkarak daha çok şey yapabilirdi ama tek yaptığı haklı varis olduğunu söylemekti. evet, yas tuttu ama yetersiz kaldı işte.
aegon başta tahtı istemiyordu ama alicentin sözlerine geldi. içki içip sarhoş olan, yanından geçen hizmetçilere çimdik atan bir sapıktan başka bir şey değildi. jaehaerys'in öldürülmesinden sonra aegon insanların gözünde yükseldi ve bunun tek sebebi ise rhaenyra'nın gözden düşmesiydi.
aemond... nefret ediyorum. rhaenyra'nın özel kısımlarına olan takıntısı çok garip. her yerde onun "cunt" olmasından falan bahsediyordu. alys rivers ile olan garip ilişkisini romantize eden, alys'i suçlayan insanlar da var (ağlayan emoji) alys gerçekten görülere sahipse aemond'ın ölümünü zevkle izlemiştir, buna eminim. merak ettiğim şey gerçekten hamile olup olmadığı ve eğer doğruysa çocuğa ne olduğu. (eğer bir çocuk varsa piç oluyor JFPIJFPEPJCMDPŞ ironik)
daemon'ı da pek sevmiyorum. rhea hakkında dedikleri, nyra'yla ikisi hakkında çıkan dedikodular, laena'yla olan ilişkileri, nettles olayları... hoş değilsin. neyse aemond'a haddini bildirdi en azından.
alicent dizidekinden bin kat daha karaktere sahipti ve vahşi biriydi. jaehaerys'in katillerinin ailelerinin bulunmasını istedi ve böylece onların kanlarında banyo yapabilecekti. aegon'un (iii) kulağının bir tehdit olarak kesilmesini önerdi, rhaenyra'yı küçüklüğünden beri orospu olmakla suçluyordu... alicent, that's not it...
bana kalırsa tahtın haklı varisi rhaenyra ama ne aegon ne de rhaenyra tahta oturmak için yeterliydi.
kral üçüncü aegon dönemi
aegon... üzüntülü minik ejderha. (aegon ejderhaları sevmiyor, ironik.) annesinin, abilerinin, babasının ve kardeşinin ölümü (viserys ölmedi ama beş yıl boyunca öldü sanıldı) onu hayatı boyunca kovaladı. aegon gülmeyen, oynamayan, biri hatırlatmadıkça yemek yemeyi bile unutan bir çocuktu. annesinin ölümünü asla atlatamadı. gözlerinin önünde bir ejderha annesini yedi... en trajik karakterlerden biri bence.
ona ve jaehaera'ya çok üzülüyorum. ikisi de ebeveynlerinin aptallığından kötü hayatlar yaşadılar.
aegon morning yuva yaptı diye dragonpit'e girmedi. çok üzücüydü o sahne. hatta rhaena morning ile uçtuğunda izlemedi bile. kendisi hem stormcloud ile olan ilk uçuşundan travmatize olmuştu hem de annesinin ölümü ejderhalara olan nefretini arttırdı.
jaehaera... ikiz kardeşinin kafasının kesilmesini izledi. çocukken başka bir çocukla evlendirildi. çocukken annesinin intihar ettiği gibi intihar etti (ya da öldürüldü). eğer westerosta yaşasaydım jaehaera'yı daima korurdum.
BAELA VE RHAENA'DAN BAHSETMEM LAZIM. ikisini çok seviyorum ve rhaena'nın daha çok abartılmaya ihtiyacı var. rhaena çok tatlı biri. baela ise onun tam tersi ama yine de benim gözümde ikisi de tatlı. ejderha ikizlerim benimmm çok seviyorum.
viserys'e de üzülüyorum. savaşın ortasında kayboldu. öldüğü düşünüldü ama viserys tutsak kalmıştı. eninde sonunda larra rogare ile evlendi. aralarında yedi yaş var ve larra daha büyük. alyn velaryon sayesinde kral topraklarına döndüğünde on üç yaşındaydı. on üç yaşındayken de baba oldu. çok korkunç yaşlar bunlar ya.
kitap aegon 16 yaşına geldiğinde bittiği için daha devam edemeyeceğim ama aegon döneminde olan el olayları çok sinir bozucuydu. herkes aegon daha çocuk diye el olma derdindeydi. herkes birbirini zehirliyor, birbirine suç atıyor... westeros çok yorucu.
kitapla ilgili düşüncelerime geçelim. akıcılığı çok tartışılır. bazı yerlerde baya hızlı, bazı yerlerde efsane yavaş. sonlara doğru çok akıcıydı. jaehaerys aşırı yavaştı benim için çünkü ful aile dramıydı. okumam beş ayımı aldı ya. beş. beş. beş. çok uzun.
karakterlerin yaşları beni rahatsız ediyor. asoiaf'ta da ediyor ve edecek. kim ne derse desin umurumda değil. karakterlerin yaşları rahatsız edici ve bunun için bir neden göremiyorum.
dünya inşası MÜKEMMEL. sanki var olan bir dünya hakkında tarihi metin okur gibiydim. her yerin bir ismi, özelliği, kültürü var. en ufak karakterin bile ismi ve değeri var (ki bu beynimi fazla zorluyor) çok düşünmüş. çoktan çok düşünmüş. geçen annemle tartıştık azıcık. annem zamanına göre nasıl bu kadar yazmış falan dedi. bilmiyorum ama ne yaptıysa işinin hakkını vermiş.
kitaba 7 verdim. içimden o geldi. aylarca süründük ikimiz de, o kadarı da olsun yani.
george martin'in diğer kitaplarını da bu kadar yavaş okumamak dileği ile, hoşçakalın. her satırı okuduysanız teşekkür ederim.