Vahşi Aşk kitabının yorumu ile geldim.Yayınevi çıkacağını duyurduktan sonra konusuyla beni kendine çekti ve gerçekten çok merak ediyordum.Kalbimi çok kırdı ama çok sevdim yine de…
Konusu ;Remy ve Dylan anneleri yüzünden hayatlarını sürekli taşınarak geçirmiş ikiz kardeşler.Son olarak Costa Del Rey’e geliyorlar .Hayatları boyunca annelerinin saçmalıklarıyla mücadele ederken kendi başlarına büyümüşler aslında.Burası onlar için kırılma yeri oluyor.16 yaşındaki Remy,görür görmez kendini sörfçü Shane ‘ne kaptırıyor .Birbirlerinden çok hoşlansalar da Shane ,Remy’nin yaşını öğrenince araya mesafe koyuyor ve arkadaş olarak takılıyorlar.Ama sonra işin rengi değişiyor ve yaşanılan olayla hayatları bambaşka bir boyuta geçiyor.Yaşadıklarını geçmiş ve bugün olarak iki bölüm şeklinde okuyoruz .
Spoiler!
Bu kitabı spoi vermeden yorumlama çok zor.O yüzden uyarımı yapayım.Remy ve Dylan sorumsuz ve bencil bir anneyle oradan oraya sürüklenmişler yıllarca.Ve bu süreçte Remy tacize de uğruyor,annesi kaynaklı başlarına bir sürü sıkıntı geliyor.Anneleri kara listeme girdi yani geçmiş hallerini okurken kalbim çok kırıldı.Anneleri olduğu için ona karşı her zaman anlayışlılar ve ondan görecekleri sevgi kırıntılarına muhtaçlar .Anneleri zaten dengesiz ve çizdiği imajla herkesin Remy’e karşı tavırlarını da belirliyor.Ve başlarına gelen olayın bile sebebi bu aslında.
Remy’yi de ve Shane’ni çok sevdim.Ama Remy’nin başına gelen o olay da ona çok kızsam da bi noktada anlıyorum.Çünkü ilgisiz ve bencil bir anneyle büyüyünce bir de anneniz kendini pazarlayan biriyse herkes sizin de öyle olmanızı bekler.İnsanların bakış açılarına göre Remy de kolay ve istedikleri an yataklarına alacakları bir kız. Tristan da tam olarak böyle düşünüyor .Ve Remy Tristan’nın şantajına boyun eğmesinin sebebi aslında hayatındaki tek güzel şey Shane.Kendisi yüzünden parlak geleceğinin lekelenmesini istemiyor .Ve bir noktada şunu düşünüyor; Shane ile kurduğu gelecek hayallerine bile layık olmadığını ve onların hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini…Ama Remy’nin şantaja boyun eğmesi,Tristan tarafından istismar edilip bunu Shane ‘nin öğrenmesi ve hapisle sonuçlanan olaylar silsilesine götürüyor bizi.
Kitabın ikinci bölümünü okurken en çok Shane’nin Remy’nin evine gidip yüzleştileri sahneyi sevdim.Yazar gerçekten çok gerçekçi yazmış.Şimdi ortada bir kasıtsız adam öldürme olayı var .Bunu yapan da Shane ama olayların sebebi Remy.Shane onu aslında kendi içinde suçlamıyor ama yaşadıklarına sebep olduğu için de kızgın.Öyle bir şeyi kabul etmesine de kızgın.Hayatı mahvoluyor ,kariyeri bitiyor.Tristan’nın ailesi babasına kasabayı dar ediyor.Maddi sıkıntılarla boğuşuyorlar.Yani hikayede herkesin bir suçu var.Yüzleşme anındaki Shane’nin çaresizliği kalbimi çok kırdı.Zaten hemen öyle iki günde geçmişi unutmadılar.Bu detay da güzeldi bazen kitaplarda dram kısımlarını çok kolay aşıyorlar.
Shane’nin babası Jimmy mükemmel bir karakterdi . Onun sahnelerini okurken de çok hüzünlendim.Kendisi sadece Shane için değil Remy ve Dylan için de bir babaydı.
Serinin ikinci kitabı Dylan’nın hikayesi.Bu kitapta arka planda yaşadığı bir toksik ilişkisi var.Kendi kitabında esas kız bu sevgilisinin kız kardeşi.Yani olaylar olaylar :) Onu da hemen okumak istiyorum .
Yetişkin içerik uyarımı da yapıp uzun yorumumu bitiriyorum.