Kitabı okurken yer yer sinirlenip yer yer üzülmeniz, bazen şok olmanız olası. Özellikle bazı bölümleri var ki ben hayatımda bu kadar organize aptallık görmedim diyebilirsiniz. Belki bir başyapıt için böyle bir yorumlama yapmamalıyım ama yapacak bir şey yok , inanılmaz gerildim ve dehşete düştüm. Çok etkilendiğim kitaplar hakkında araştırma yapmayı çok seviyorum Kırmızı Pazartesi bunlardan bir tanesi oldu. Gabriel Garcia Marquez’e sorulduğunda en sevdiği eseri olarak belirttiği az sözcükle çok etki yaratan kitabı, orijinal ismi Cronica de Una Muerte Anunciada yani tam çevirisi olmasa da ‘Önceden Bilinen Ölüm’ gibi bir anlamı olan bu kitap, aynı zamanda beyaz perdeye ve tiyatroya da uyarlanmış. Kitapta sınıf ayrımına, kadın ve erkeğin toplumdaki yerine de göndermeler yapılıyor. Bunlar da düşündüğümüz zaman dönemin özelliklerini anlatmakla beraber kadınların sadece örgü örmesi, evlenmesi, iyi bir eş olması gerektiği veya piskoposun insanlara tepeden bakıp karaya ayak bile basmadan geri gitmesi toplumsal yapıda eleştirilen noktalardan gibi lanse edilmiş.
Sözün özü okuyunuz ve okutturunuz