·264 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Eylül 2024 16:22 Ahmed-i Hani, Kürtçe: Ehmedê Xanî,(1650 Çukurca/Hakkari - 1707 Doğubeyazıt/Ağrı) Kürt edebiyatçı, astronom, şair, tarihçi ve İslâm alimi. Kendisiyle tanışmam ilk görev yerim Ağrı’ya gelmem ile başladı. Ağrı için önemli bir alim olan Ahmed-i Hani’nin birçok kez türbesini ziyaret ettim ve ilminden faydalanmak için de mesnevilerini okumaya başladım. Şimdi öncelikle Ahmed-i Hani’yi biraz tanıyıp sonra bu değerli mesnevisini incelemeye çalışalım.
Ahmed-i Hani, Pinyanişi Aşiretinin bir kolu olan Hânî kabilesinden olmasından ve Han köyünde doğmasından ötürü Ahmed-i Hani olarak tanınır. Ahlat, Bitlis, Bağdat, Şam, Halep, İran, Suriye, Muradiye medreselerinde öğrenim görmüştür. Farabi, Platon, Aristoteles, Muhyiddin İbn Arabi, Firdevsi, Ömer Hayyam gibi daha büyük şahsiyetlerden etkilenmiştir. İyi bir eğitmen ve dil uzmanıdır. Kürtçenin yanı sıra Arapça, Farsça ve Osmanlı Türkçesine oldukça hâkimdir. Felsefe tarihi, dinler tarihi, Kürt Edebiyatı konusunda derin birikimi vardır. Osmanlı Devleti’nin ilk kalorifer sistemine sahip ve yerden ısıtma sistemine sahip sarayı olan İshakpaşa Sarayı’nın 1674 yılında temeli atılırken dua okumuştur. Daha sonra Beyazıt'ta Muradiye Camii'nde imamlık yapmıştır. Türbesi bugün Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde bulunan İshakpaşa Sarayı’nın yakınındadır.
Hani’nin en önemli eseri olan “Mem ü Zin” adlı mesnevisini yazmaya 1690 yılında 40 yaşındayken başlamış ve 5 yıl sonra 1695 yılında mesnevisini tamamlamıştır. Mem ü Zin, 2659 beyitlik, 60 bölümlük bir mesnevidir ve aruzun “Mef’ûlü mefa ‘ilun fe’ûlün” vezniyle yazılmıştır. Başta Münacat bulunmakta, bunu Na’t ve Miraciyye takip etmektedir. Bundan sonra Kürt topluluklarının özelliklerinin anlatıldığı beyitler yer almaktadır. Hikaye, Botan Beyi Emir Zeyneddin’in iki kız kardeşi üzerine kurgulanmıştır. Bu kızlardan Sıtî hikayenin başında Tacdin ile evlenir. Kardeşi Zin, Mem adlı genci sevmekte Mem ise Zin’i sevmektedir. Bu aşktan haberdar olan Bey’in aklını Bekir adlı bir adamı çeler ve Mem ile Zin’in kavuşmasına engel olur. Mem, Bey tarafından zindana atılır, bir yıl kadar hapis yatar ve bu hapis süresinde ruhi olgunluğa ulaşır bir süre sonra da ölür. Mem defnedildikten sonra Zin onun mezarına kapanır ve o da orada ölür. Bu arada Tacdin de Bekir’i öldürür. Mem ile Zin yan yana gömülür, Bekir ise onların ayak uçlarına gömülür. İki aşık birbirlerine cennette kavuşur, Bekir de cennet köşkünde onların bekçisidir. Ahmed-i Hani, bu mesnevisinde bir aşk hikayesinden yola çıkarak aslında ruh yücelmesini anlatır. Doğu’yu ziyaret etmek isteyenler gelmeden önce Mem ile Zin’i okuyup Ağrı’da İshakpaşa Sarayı’nın hemen yakınındaki Ahmed-i Hani türbesini ziyaret edebilirler. Herkese keyifli okumalar dilerim.