Puan vermedi·325 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Ağustos 2024 21:14 “hiç var olmamışım gibi…”
Charlie’nin beni üzen cümlelerinden biriydi. Bir başka cümlesi de:
“Eğer geçmişe geri dönmek mümkün olsaydı, anneme beni ne kadar incittiğini anlatabilirdim.”
Charlie farklı bir adam, düşük IQ’ya sahip bir adam. Fakat annesi başta olmak üzeri ailesinin ve çevresinin onda bıraktığı derin yaraları gördükçe onu anlamamak, ona üzülmemek işten değil. Charlie üzerinden onun gibi insanların yaşadıklarını aile ve çevre ekseninde çok güzel işliyor kitap. Özellikle eleştiri ve empati kitap boyunca kendisini hissettiren iki temel unsur.
Kitap geriye kırılmalarla Charlie’nin çocukluk anılarına değiniyor zaman zaman. Bu anılarla Charlie’nin ailesi ve çevresiyle yaşadıkları anlatılıyor. Tüm kitap boyunca özellikle ailenin bu durumda olan çocuklarına tutumunun ne kadar önemli olduğunu da göz önüne seriyor. Çünkü toplumun, tahmin edilebilir, örseleyen tavrının karşısında ailenin ne tür bir tavır takınacağı pek tabii çok mühim. Charlie’nin ailesinin tutumu da ne yazık ki Charlie’nin ruhunda derin yaralar bırakmış. Charlie 30 yaşında ve sadece akıllı bir adam olmak istiyor gibi görünse de aslında en çok istediği şey annesi ve ailesinin onu bir umut sevmesi, onunla övünmesi…
Normal bir IQ’ya sahip olan kız kardeşiyle kendisinden bahsederken “kız kardeşini evlerinde açılmış bir çiçek, kendisini ise yabani bir ot” olarak anlatıyor. Tabii ki bunu hissetmesinde temel sebep de tahmin edersiniz ki ailesi.
Zeka düzeyi olarak Charlie’ye yakın bir fare olan Algernon üzerinden yapılan deneyler Charlie üzerinde de yapılıyor. Kitabın konusu geniş ölçüde bu diyebiliriz. Bu da bende merak uyandırdı. Charlie’nin yaşayacakları, akıbetinin ne olacağı gibi durumlar beni kitaba çeken şeyler oldu.
Sonuç olarak Charlie’ye yer yer çok üzüldüğüm anlar oldu. Charlie gibi çocuklara sahip aileler başta olmak üzere pek çok insanın üzerine düşünmesi gereken bir kitap