"Asla daha önce olduğum kişi olamayacağım,"
"Hayır. Yapmayacaksın. Ve bu sorun değil. Seni aynı şekilde sevecekler. Başına gelenler seni değiştirdi Asya. Herkesi değiştirirdi. Geri dönülmez bir şekilde. Dönüştüğün kişiyi kabullenmelisin. Sen hâlâ sensin. Değiştin, evet, ama bu seni sana değer veren insanlardan uzak tutmamalı."
Kusursuzca Kusurlu serisinin içinde en sevdiğim Asya ve Pasha'nın hikayesi oldu. Neva Altaj kurguları çok güzel ama hep bir eksiklik olurdu. Bu bana göre olayların çok hızlı gelişmesiydi ama burada her şey o kadar mükemmel bir şekilde irelledi ki bayıldım. Pasha'nın Asya için yaptıkları, düşüncelerinin inceliği çok güzeldi. Sevgileri ve aşkları çok saftı gerçekten. Okurken kalbimde bir hüzün ama yüzümde bir tebessüm oluşturdu. Konusuna gelecek olursam Asya daha on altı yaşındayken kız kardeşiyle gizlice gittiği gece kulübünde tanıştığı bir adam tarafından kaçırılıp tecavüze uğruyor ve sonrasında türlü istismar ve zorlamaya maruz kalıyor. İki yılını bu kabusla geçiren Asya sonunda bir gece kaçmayı başarıyor. Ama bedenine enjekte edilen ilaçlar yüzünden az kalsın ona çarpacak olan arabanın önünde bayılıyor. Arabanın sahibi de tahmin edersiniz Pasha. Pasha da Roman'ın adamlarından biri. Yani bir mafya. Asya'nı arabasına alıyor, doktorla konuşuyor ve onun tüm tedavisiyle çok ince bir şekilde ilgileniyor. Bunun yanında Asya da bir tek Pasha'nın yanında kendisini güvende hissediyor. Psikolojisinin çok hasas olmasına rağmen Pavel (Pasha'nın diğer ismi) ona öyle güzel destek oluyor ki kalbimi fethetti bu yaralı adam. Yaralı dedim çünkü kendisi de geçmişinde çok zorluklar çekmiş biri. En büyük korkusu terkedilmekken yaralı bulduğu kızın iyileştikten sonra yoluna devam etmesi gerçeği bile her geçen gün ona daha çok bağlanmasına engel değildi...
Yaş farkı on beşti ama yaşananlar ve karakterlerin hasaslığına o kadar odaklandım ki buna hiç takılmadım. Yetişkin ve hasas içerikli bir kurgu olduğunda tetikleyici olabilir, dikkat edin. Hoşça kalın.