Size çok tatlış, minnoş bir romantik kurguyla geldim dostlarım. Kendisi favorilerimden olur ve kendisi birden fazla okumaya layık olanlardan kesinlikle.
İkinci okumam ve aradan neredeyse bir yıl geçtikten sonra ikinci okumayı yaptım. Yine ilkine yakın bir heyecan olsun diye araya koyduğum zaman ekstra fazlaydı. Arkadaşlar bir tutam bayılıyorumda ben bu kitaba...
Kitabın kurgusu basit ve güzel. Olay akışı ve yazarın dili sizi resmen içine çekiyor. Karakter kadromuz küçük (neredeyse) ve samimi. Akılda kalıcılar. Yani sadece iki dakika önümüze çıkan bir karakter bile unutulmayacak şekilde aklımızda kalıyor.
Artı olarak karakterler, davranışları ve olaylar çok gerçekçi. Yani "yuh ama çok yapma," ya da "neyy, biraz daha abart böyle kız/erkek'mi olur?Fazla kurgusal." Demiyoruz. Karakterlerin bu kadar gerçek hayattan alınıp yazılmış gibi olmasının yanı sıra kitapdaki olaylar Bursa'da geçiyor ve Bursa'ya birçok kez gitmiş biri olarak o mekanlarda o karakterleri hayal edebildim. Zihnimdeki o kişilikler ve mekanlar tam oturdu yani. (Mekanları bilmiyorsanız googleden bakabilir ya da yazarımızın Instagram'da paylaştığı videoya bakabilirsiniz.)
Nil, başrol kızımız, biraz feminist(baya), biraz deli, biraz meraklı, ağırbaşlı, çalışkan bir kız. Kendisini çok seviyorum. Düşünceleri de hoşuma gidiyor fakat bazen normal şeyleri bile yanlış bir noktaya çekebiliyor. Ama çoğu zaman mantığına bayılıyorum yalan yok.
Fatih, başrol erkeğimiz, fazlasıyla odun(bir ara tokatlayasim geldi) ama biraz romantik (kolye sahnelerinde eridim yalan yok), düşünceli, saygılı bir beyefendi. Şimdi ben bu Fatih'i seviyorum. Ama. Ama bu Fatih kendini sevdirdi falan kitabın sonlarına doğru baya hıyarto oldu. Kulaklarından tavana asasım geldi valla.
Ben bu Fatih'i biraz şey yaptım, yerdim ama kendisini seviyorum yani. Romantik bir odun, tatlı bir salak kendisi.
Sanırım kitapta sevmediğim tek şey, Bursa'nın çok ayrıntıyla geçmesi. Yani okuyan birisi (haritadan takip konusunda takıntılı olan okurlar için diyorum.) bir yerde telefondan konumu açıp nereden nereye bakar, o derece yani. Ben ne biliyim bilmemne mahallesinden bilmemne mahallesine geçtiğinde nerden nereye gitmiş oluyor ne kadar yol gidiyor. Bir iki paragraf atladım mecbur.
Güzel kurgu. Akıcı dil. Güzel olay örgüsü. İyi düşünülmüş karakterler. Mahalle birliği, zihninizde bir bursa gezisi, aile sıcaklığı, altın günleri, görücü kahveleri, abi-kardeş kavgaları, esnaf dükkanları, işlenen yüzükler kolyeler, aşıklar ve dedikoducu hanımlar ve daha bir çok şey. Smut yok, herhangi bir aşırı yakınlaşma sahnesi yok. Kardeşinize rahatça okutabilirsiniz diyebilirim. Kesinlikle önereceğim bir kitap. Ayılıp bayıldığım bir kitap.
Şiddetle öneriyorum ve iyi okumalar diliyorum dostlarımmm.
Ay ÇarpmasıSezen Aksın
Bu arada kitap seri. Üç kitaptan oluşuyor. Üçüncüsü henüz çıkmadı.
-Seri sıralaması,
• Ay Çarpması
• Güneş Tutulması
• ?