"Benden laf çıkmaz. Hani bak, piç kurusu Ali'yi söyledim mi?"
Ali'nin ismini duyduğum gibi kulaklarım alev aldı, cayır cayır yanmaya başladı. Ali ilkokuldan sonra aklıma bile gelmemişti. Fatih abinin nereden aklına gelmişti ki durduk yere? İç çekecek garsonun önüme servis ettigi dürüme baktım, iştahım beni hızla terk ediyordu. "
"O da nereden çıktı şimdi?"
"Hiç. Aklıma geldi.Ee, șimdilerde kızların sevgilisi çapkın Ali neler yapıyor?"
Telașla atıldım. "Nereden bilebilirim ki ben neler yaptığını?"
Bõyle panikleyince yalan söylediğimi düşünmezdi inşallah.
"O zamandan beri hiç görmedin mi?
" İlkokul mezuniyetinden sonra hiç görmedim. Ortaokulda başka okula gitti."
Fatih abi, "Vah vah. Üzülmüşsündür," dedi, benim adıma duyduğu abartılı ama sahte bir hüzünle.
"Ne üzüleceğim? Yıllardır aklıma bile gelmedi. İlkokul aşkı işte..."
Hay dilimi de eșek arısı soksun! Aşk ne? Aşk neeee???!!!!
"İlkokul aşkı, ha?" diye sordu.
"Așk dedimse... Çocuksu bir şey işte. Oyun arkadaşımdı."
Sonra Ezgi'nin oyun arkadaşı olmuștu. Ondan sonra da Gamze`nin. Pis Ali.