Gönderi

Geç gelen ziyafet
10/10
·508 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2024 00:00
Yüzüklerin Efendisi furyasına filmlerle başladım, o sıralar lise dönemimin sonlarıydı. İzleyecek bir film arıyordum ve birden küçükken televizyonda gördüğüm, fakat Gollum'un ekrana çıkmasıyla çok korkup izlemekten uzak durduğum Yüzüklerin Efendisi'ni izlemek istedim. Ve izledim. Ne oldu biliyor musunuz? Bir hafta boyunca tekrar tekrar, en az 6-7 defa izledim. O kadar etkilenmiştim ki yaşamayı tamamen geri plana bırakıp, sadece evrenin ve karakterlerin bende bıraktığı o hisleri düşünmekten kendimi alamadım. Tüm seriyi, hatta Hobbit’i ve çok eski animasyon filmleri dâhil, her içeriği tükettim. Ancak evrene ve hikâyelere doyamadım. Daha sonra öğrendim ki filmler kitap uyarlamasıymış. Tüketebileceğim her şeyin daha fazlası için yapmam gereken tek şey kitapları okumaya başlamaktı. Ancak şöyle bir sorun vardı: Ben ortaokuldan sonra kitap okumayı bırakmıştım; hiç ama hiç kitap okumuyordum. Bu kitabı nasıl okuyabilirdim? Tabii ki okuyamazdım, okuyamadım da. Ancak çok sonraları evrene olan merakımı azaltamadım ve 2020 yılında serinin ilk kitabını alıp okumak istedim. Ne yani, hiç kitap okumayan birisi bir anda kapkalın kitabı okuyup zevk mi alacaktı? Tabii ki hayır, almadım da. Bir şeyler okudum ama ne okuduğumu hiç anlamadım. Bir türlü kendimi bu olaya veremedim ve kitabı bir kenara kaldırıp bu işten vazgeçtim. Ama her zaman aklımın köşesinde “Bu kitabı oku, senin istediğin şey onda” diye kemiren bir his vardı. Tarihler Nisan 2022’yi gösterdiğinde askere gittim. Bir ay boyunca askerde olacaktım; boş vaktim olur da kitap okuma isteğim gelirse diye bu kitabı yanıma aldım. Açıkçası boş vaktim çok oldu ve bu kitabı fırsat buldukça ranzamda okumaya başladım. Yine zorlansam da bir ay boyunca ilk üç bölümünü içimde bir heyecan uyanarak okumayı başardım. Fakat ortamın değişkenliği ve seyahat etkileriyle askerden eve döndüğümde kitabı tekrar bir kenara kaldırdım. Uzun bir süre kitaba tekrar dokunmadım, ta ki 2024 Ağustos’una kadar. Kitabı bazamın altına kaldırmıştım ve bir gün, baza altından bilgisayarım için bir şey alacakken gözüme bir şey çarptı. “Acaba” dedim, “artık zamanı mı?” Evet, gerçekten de zamanıymış. Kitabı nihayet doyasıya okudum. Filmden sonra aklımda soru işareti kalan ve daha derinliklere inen birçok şey öğrendim. Frodo’nun ailesinin nasıl biri olduğunu ve Bilbo’yla bir araya gelişini derinlemesine okurken, kitap tekrar etkisi altına aldı beni. Yolculuğa çıkmaları ve ilk gerilimden sonra Gildor’la karşılaşıp etkileyici anların yaşanması, Bay Tırtıl’ın bizimkilere sahip çıkışı ve Tom Bombadil’in hayret verici doğaüstü tutumuyla adeta inanılmaz duygulara kapıldım. Günde ortalama bir saat kadar, iki bölüm okudum. Ta ki ikinci kitaba kadar. Nice buluşmalar, Elrond’un Divanı ve “Yüzük Güneye Gidiyor”a kadar saatlerce heyecanla ve aralıksız kitabın en uzun bölümlerini okudum. (Elrond’un Divanı, sen nasıl bir bölümdün öyle; okuma heyecanım hâlâ aklımda.) Gel zaman git zaman, 15 günde doya doya hazmederek tüm kitabı okudum. İlk kitap bittiğinde, kitaba şöyle bir bakıp kendimle iftihar ettim ve inanılmaz mutlu oldum. “Vay be” dedim kendi kendime, “ortaokuldan sonra bir kitap okudun ve bunu severek yaptın.” Kitabı okumam, filmle ilgili tutumumu çok fazla etkiledi. Artık filmlerden çok kitapları savunacağıma eminim. Kitabın ortalarındayken, ikinci ve üçüncü kitabı da sipariş etmiştim. Biraz ara vererek ikinci kitaba başlama kararı aldım ve hüzünlü bir kısımla kitaba başlangıç yaptım...
Yüzüklerin Efendisi - Yüzük KardeşliğiJ. R. R. Tolkien · Metis Yayıncılık · 202417bin okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.