Puan vermedi·326 syf.··
2024 72. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2024 06:34
Dünün geri kalmışlığını, bugünün anlamını aramaya tenezzül etmeyen yaşamlarını ve yarının distopik olasıklarını aktaran bir öykü kitabı; Dün Bugün Yarın. Yani aslında sadece zaman ismi değil ayrıca bir kategori ismi oluyor dün bugün yarın. Her üç bölümde dörder adet hikaye bulunuyor eserde. Bazıları benim için diğerlerinden daha etkileyici oldu ve sanırım bunun nedeni duygu yoğunluğu… Ayrıca yazarın üslubu ve kalemi okuru sıkmadan okumaya yönlendiriyor. Özellikle gelecek kısmında yazarın hayal dünyasına konuk oluyoruz. Ve gerçekten etkileyici şeylerle karşı karşıya kalıyoruz. Kim bilir belki de gerçekten ileride böyle şeyler yaşancaktır… İlk kısım olan Dün bölümünde, geçmişin izlerini görüyoruz. Özellikle kadınlara yüklenen acılar, geçim derdinin sıkça görüldüğü toplum ve aile geçirme derdinde alın terleri döken babalar… Her öykü bir diğerinden kasvetli oluyor burada. Bir hikayede ölümü istediği halde ondan köşe bucak kaçan birini okurken, diğer öyküde ise bir aşkın acı dolu yıllarını okuyoruz. Bu kısımda benim favori öyküm, Soğuk Damga oldu. Kadına, kadından habersiz yüklenen zorunluluklar… Kadını para karşılığı satmaya kalkmalar… Yani kadına insan gözüyle bakmayan bir toplum. Bu acı öykü hemcinsim kaleme alındığı ve büyük ihtimalle oldukça benzer şeyler yaşandığı için etkiledi sanırım. Her zorluğa rağmen aşkını bekleyen bir kadını, toplumda dışlanmasına rağmen var olmaya çalışan bir insanı ve özellikle toplumun yarattığı tabular yüzünden hayatından olan bir bireyi okumak benim için oldukça üzücüydü. Temennim, insana insan olduğu için değer veren bir toplumun gelişmesi oldu bu öyküde. İkinci kısım olan Bugün, toplumun yalnızlık ve depresyon içerisinde geçirdiği yaşamı aktarıyor. Çağımızda özellikle görülen psikolojik rahatsızlıkların konu edildiği öykülerde, insan hep yalnız ve kırılgan. Obsesif Kompulsif ve Şizofreni hastalarının hikayeleri insanı sarsıcı nitelikte. Daha çok bugüne ayna tutan öykülerde, insan en çok zararı kendine veriyor… Bu bölümdeki favori öyküm, Elkin oldu. Savaş mağduru bir çocuğun travmatik yaşamı aktarılmış öyküde. Bir gezgin sayesinde hayatının dönüm noktasını yaşayan çocuğun mutluluk gözyaşlarına şahit oluyoruz. Aynı zamanda; toplum baskısının yaşamları zorladığını, insanların ister istemez bazen yönlendirildiğini görüyoruz. Burada vurgulanan anlam değerliydi; yaşam akıyor. Anda kalmak ve insanın kendine has yaşam sürmesi önemli. Çünkü dün bitti, yarın gelecek mi belli değil. Elde olan sadece bugün. Onu da başkalarına değil, kendinize adayın. Üçüncü ve son olan Yarın kısmı ise bir hayli etkileyici. İlk başta dediğim gibi yazarın hayal dünyası baskın burada. Ve kendisi pek iç acıcı düşünmemiş. Gelecekte insanları bekleyen yapay zeka, çipli yaşam ve insanların genlerini değiştirdiği bitkiler yine kendi kendilerine verdikleri en büyük zarar olacak kendisine göre. Distopik evrenin sonuna kadar yaşandığı gelecekte, olanlar hem mantıklı hem de akıl dışı… Burada ise favorim Bitkisel Hayat oldu. En kısa ama en çarpıcı olan buydu, bana göre. İnsanların egolarının her şeyin sonunu getirdiği öyküde, yaşam artık bir lüks kalıyor. Her şeyin yerine bir şey koymaya çalışan insanoğlu en son insansız kalıyor… Yazarın kalemi daim, okuyucusu bol olsun.
Dün Bugün YarınOktay Yılmaz · Ange Yayınları · 202441 okunma
··
95 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Değerli yorumlarınız için teşekkür ederim. Başka kitaplarda buluşmak üzere…