·472 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Eylül 2024 14:32 1600'lü yıllarda Prag/Bohemya içerisinde yaşayan II. Rudolf'un deli oğlu Don Julius gizemli bir şato yerleştirilir .Çevresine olan taşkınlıkları o yörenin halkını bıktırmıştı . Bağırtıları geceleri kimseyi uyutmuyordu .Onun bakımıyla sorumlu olan doktor o zamanlar yaygın olan Hacamat ve sülük ile yapilan tedavi ile şansını denemek ister Genç prensin bu delilik haline bir son verilmesi gerekmektedir.
Yine o civarda yaşayan Hacamat ve kızı prensin tedavisi için çağrılır .Tedavi süreci Prensin , Hacamatın güzeller güzeli kızı Marketa ' ya olan sataşmalari ve sonrasında ona olan saplantılı aşkıyla devam eder .Prensin davranışları bir bakıma düzelir ama sonrasında birçok olay yaşanır .
Ölümle, tacizle ve sarlatanlikla devam eden bu öykü Marketa'nın prense verdigi güzel bir dersle sonlanır ..
Mutlu sonla mi yoksa hüzünle mi bitiyor söylemeyeceğim
Ama bu kitapta daha birçok farklı konu da işleniyor ; günümüzde varlığını sürdüren herkesin peşinde olduğu tıbbi bir kitaptan da bahsediliyor .
Yazar bu eseri gerçek bir cinayetten esinlenerek kaleme almış , kolay okunan okurken hayrete duseceginiz o zamanın tıbbi bilgileri de sizi hayrete düşürecek mesela vücudumuzdaki sıvıların dengesi nasıl olmalı bunu bende merak ettim okurken ve acaba dedim
*"Yüreğinle ve ruhunla dinlersen, mükemmel bir uyum içinde olan evrenin müziğini duyabilirsin." "Bu sesin duyulmasını engelleyen insanın günahları ve kibridir."
*"Kış ne kadar karanlık ve acımasız geçerse geçsin, ilkbahar hep gelirdi."